Güçlü: “Yüz yüze eğitim yapılması daha değerli olacaktır”

Tarih: 14 Şubat 2021 Pazar 15:34

Özel bir eğitim kurumunda müdür olan Faik Güçlü, yüz yüze eğitimin kademeli olarak açılmasıyla ilgili açıklamalarda bulunarak, “Öğrencilerin haftanın beş günü online eğitim yapılacağına haftada iki gün her dersten birer saat dersi yüz yüze görse çok daha verimli olacak. Öğrenci online eğitim ile bilişsel duyularla elde ettiği bilgileri kullanma noktasında eksikliler yaşayabilmektedir. İki gün de olsa yüz yüze eğitim yapılması çok değerli olacaktır” dedi.

Haber- Harun Bor

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yüzyüze geçiş süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan, ikinci dönem okulların açılış tarihi olarak 15 Şubat ve 1 Mart'ı belirlediklerini kamuoyu ile paylaştı ancakplanlanan takvimi aktarırken tam zamanlı yüz yüze eğitime geçmenin kısa vadede mümkün olmadığını belirtti. Buna göre, 15 Şubat itibarıyla, köy ve benzeri seyrek nüfuslu yerleşim yerlerinde il, ilçe hıfzıssıhha kurullarının il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri iş birliği içinde alacağı kararlar doğrultusunda yüz yüze eğitim başlayacak. 1 Mart'tan itibaren ise tüm resmi ve özel ilkokullarda ve bu ilkokulların bünyesindeki ana sınıfları ile özel eğitim sınıflarında, haftada 2 gün yüz yüze eğitim yapılacak. Bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunan özel bir eğitim kurumunda müdür olan Faik Güçlü, “Hangi tedbirler alınırsa alınsın eğitim konusu göz ardı edilemez” dedi.

 

“ÇOCUKLAR EVDE CİDDİ PROBLEMLER YAŞADI”

Güçlü, Bakan Selçuk’un “Eğitim çok ciddi bir iş, uzun yıllar sonra karşımıza büyük sorunlar çıkarabilecek bir konu ve ne yapıp edip yüz yüze eğitimi öncelikli hale getirmeliyiz”sözlerini hatırlatarak, “Bunu söyledikten sonra 15 Şubat öncesi 8. Sınıfların yüz yüze eğitime başlaması adına takviye kurs adı altında derslerin yapılmasını uygun görmüşlerdi. Buna yönelik de yaklaşık bir ay önce bir açıklama yapılmıştı. Diğer sınıfların ise 15 Şubat’tan sonra sağlık kurulundan gelen tavsiye sonucu bunun uygulanabilirliği 1 Mart tarihine ertelendi ancak riski yüksek yerlerde eğitim her ne kadar aksamaya uğrarsa da kırsal yerlerde, köylerde, küçük illerde online eğitim ile sürece dahil olmakta zorlanan çocukların, interneti olmayan, telefonu olmayan evde televizyonu dahi olmayan kırsalda yaşayan yüz binlerce çocukların bundan mahrum kalmayarak yüz yüze eğitime geçilebilmesi gerektiğini belirtmiştik” ifadelerini kullandı. 20 Kasım’dan önce de benzer bir uygulamanın yapıldığına dikkat çeken Güçlü, “O zaman haftanın belli günlerinde seyreltilmiş bir biçimde ara sınıfların bazıları okullarda eğitime başlamıştı. Yine buna benzer bir uygulamadan bahsediliyor ancak havaların ısınması ve vaka sayılarının azalması sonucu ile aşılamanın da yaygınlaşması sonucu daha fazla ara sınıfların okullara geri döneceğini düşünüyorum. Çünkü yazılı sınavlar yapılamadı ve çocuklar evde ciddi problemler yaşadı. Bunlar da olurken aileler de birtakım sorunlar yaşamaya başladı. Umarız ki en kısa zamanda bu sorunlar çözülür” dedi.

 

“ÖĞRENCİLER GİRDİĞİ LİSENİN ÖĞRETMENİNİ GÖRMÜŞ DEĞİL”

Yüz yüze yapılacak iki günlük eğitim online yapılacak beş günlük eğitimden daha iyi olduğunu öne süren Güçlü, “Örneğin 9. sınıfa başlamış olan bir genç, 8. Sınıfın yarısından beri tam bir yıldır ne öğretmen ne de arkadaşlarının yüzünü görmedi. Girdiği lisenin öğretmenini daha görmüş değil, arkadaşlarıyla bir bağ kurmadı. Bu gençlerin online olarak alacağı eğitim ve yazılıların bu genç öğrencilerimize nasıl bir katkı sağlayacağı büyük bir sorundur. Bu noktada yüz yüze eğitimin bir gün, yarım gün gibi bir süre ile yapılması öğrencinin gelişmesi özelikle 7, 8, 9 ve 10’uncu sınıf öğrencilerinin gelişimine büyük bir katkı sağlayacaktır. 8.sınıf ve 11. Sınıf öğrencilerine yönelik yaklaşık bir ay önce açıklama yapıldı. Eğitime yönelik tüm muhtelif yerlerin eğitime devam etmesine iki ay kadar devam edilmişti. Hemen ardından Ocak ayı içinde takviye kursların açılabileceği konusunda kararlar alındı ve bizler de bu kararlar doğrultusunda 8. ve 12. sınıflara dersler veriyoruz” şeklinde konuştu.

 

“İKİ GÜN DE OLSA YÜZ YÜZE EĞİTİM YAPILMASI ÇOK DEĞERLİ OLACAKTIR”

Güçlü, görmenin, işitmenin, dokunmanın eğitim sürecinde çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Haftada iki gün eğitim yapılmasına yönelik Bakanlıktan yapılan açıklamaya bakacak olursak; Öğrencilerin haftanın beş günü online eğitim yapılacağına haftada iki gün her dersten birer saat dersi yüz yüze görse çok daha verimli olacak. Öğrenci online eğitim ile bilişsel duyularla elde ettiği bilgileri kullanma noktasında eksikliler yaşayabilmektedir. İki gün de olsa yüz yüze eğitim yapılması çok değerli olacaktır. Verimliliği artırabilmek adına Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaz ayını planlaması üç ay boyunca çocuklarının tatilini en aza indirmesi gibi bir planlama yapılması gerekir. Örneğin 9. Sınıftan 10.sınıfa geçtiyse 9. Sınıfı, 11. sınıftan 12’ye geçtiyse 11. Sınıf takviye kurslarını yazın açarak kayıpları telafi edilmesi gerekiyor. Geç yıl mart ayından itibaren haziran ayına kadar geçen süre ile eylül ayından buna geçen kayıp zaman ilerleyen süreçte sorunlar yaratacaktır” dedi.

 

“TÜM MÜFREDATTAN ÖĞRENCİLERİ SORUMLU TUTUYORSUNUZ BU BİR ÇELİŞKİDİR”

Liselere geçiş sınavı ve Üniversiteye geçiş sınavında öğrencilerin tüm müfredattan sorumlu olacağı bilgisi verildiğini söyleyen Güçlü, eylül ayında başlayan derslerin ardından yazılı sınavlarla ilgili 1 Kasım ayı takvimi belirtilmesine rağmen bu süreçte bir çelişkinin ortaya çıktığını dile getirdi. Güçlü, “Hem online ders verildiği sürece yazılı sınavlara dahil edilmesin deniyor hem de tüm müfredattan öğrencileri sorumlu tutuyorsunuz bu bir çelişkidir. Demek ki online olarak verdiğiniz eğitimden yeterli olmadığına inanıyorsunuz. Eğer inanıyorsanız neden ocak veya şubat ayında verilen eğitimleri müfredatına dahil etmiyorsunuz denilebilir. Milli Eğitim Bakanlığı ve bu alanda emek veren bilim insanları çocukların online eğitimde hiçbir katkı almadığı sonucuna eminler. Sadece çocukların eğitimden kopmaması için online eğitimler veriliyor. Yazılı sınavların bu şekilde planlanmasını doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

 

“VELİLERİN ZİHİNLERİ BULANIK”

Velilerin online eğitimde sürece alıştıklarını ancak zihinlerinin bulanık olduğunu dile getiren Güçlü, “Son üç aydır yapılan açıklamaların sürekli değişmesi de insanları olumsuz etkiliyor. Yazılı sınavların olup olmaması, karnelerin verilip verilmemesi gibi konular kafalarda soru işareti yaratmış oluyor. Aileler sadece çocuklarının eğitim almasını istiyor. Çocukların bilişsel süreçlere dönük sorunları devam ediyor. En az hasarla nasıl eğitimimizi bu süreçten kurtarabiliriz, bunu hesaplamak lazım. Yapacağımız takviye kurslarla pandemiden kaynaklı yapılamayan derslerin telafileri yapılmalı. Hala pazar yerleri kuruluyor, site bahçelerinde taziyeler yapılıyor. Kamu kuruluşlarında yüzlerce insan kuyrukta bekliyor. Dolmuşlarda ayakta yolcu alınmaya ve market kasalarında kuyruklar uzamaya devam ediyor. Ancak biz tüm önlemimizi eğitim üzerine odakladık” şeklinde konuştu. Öğrencilerin ve eğitimcilerin bu süreci daha doğru yönettiğine şahit olunduğunu söyleyen Güçlü, okulların açık olması gerektiğini belirtti.

 

“ONLİNE SÜRECİN MUHAKKAK KENDİ İÇİNDE EKSİKLİKLERİ VARDIR”

Güçlü, “Bizler online süreçten sonra 15 Şubattan itibaren 8 ve 12. sınıfların alacağı yüz yüze eğitimden sonra bazı önlemler aldık. Sınıfta öğrencilerin sayısını yarıya düşürdük, maske dezenfektan ve vücut ısılarını ölçecek şekilde önlemler almaya başlayacağız. Mersin’de bir ilk olacak bugün itibariyle öğrencilerin HES kodu uygulaması ile dershaneye gelmesini sağlayacağız. Takviye kurs izinleri ve hijyen noktasında uygulamalarımızı devreye soktuk. Bugün itibariyle de öğrencilerimiz yüz yüze eğime başlayabilecek.HES kodu ve benzeri birçok önleme rağmen okula gelemeyeceğini ifade eden, o riski taşımak istemeyen 12. Sınıf öğrencilerine yine ben online ders vermeye devam edeceğim. Ara sınıflarıma online dersime de devam ediyorum. Devlet okulları açabilirsiniz dediği tarihe kadar bu şekilde götürmek zorundayım. Ama farklı olarak hafta içi online olarak yaptığım dersler, hafta sonu yaptığım uygulama ve takviyelerle online eğitimin verimliliğini en yüksekte tutmak adına plan ve programlar yapıyorum. Ben ne kadar planlı, programlı, bu işi ciddiye alan uygulama yapsam da online sürecin muhakkak kendi içinde eksiklikleri vardır” dedi.

 

“EĞİTİMİ ÖNCELİKLİ HALE GETİRMEMİZ LAZIM”

Güçlü son olarak aşılama konusunda öğretmenlerin daha öncelikli sırada olması gerektiğini öne sürerek, “Bence aşılamanın sıralaması şu şekilde olmalıydı; önce sağlık, sonra eğitim olmalıydı. Biz eğitime öncelikli hale getirebilirdik. Hem devlet kadrolarında görevli öğretmenlerin hem de özel sektörde çalışan yaklaşık 300 bin öğretmenin çok acil bir biçimde aşılanması, bu aşılanmadan sonra okulların hızlı bir biçimde açılması sağlanmalıydı. Ve sağlanırsa da iyi olacaktır. Bu anlamda aşılama ile ilgili gelişmeler olumlu yönde seyrettiğinde eğitimin canlanacağı ortadadır. Çünkü bu iş sadece eğitim ile ilgili değil, eğitimin yan kolları olan ticari anlamda destek sağlayan kantinler, yemekhaneler, elbise satanlar, ayrıca servisini yapanlar da etkileniyor. Bu anlamda eğitimi öncelikli hale getirmemiz lazım. Çocukların geleceğini yok etmemek adına. Eğitimi sekteye uğratmadan, toparlayıcı adımlarla tekrar eski haline getirmemiz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

 


Etiket: faikgüçlü, eğitim, sınav, yüzyüzeeğitim, kurum


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Hakimiyet Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.net © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA