Uzman: “BOUN ve ODTܒden çok daha üst düzeydeyiz”

Tarih: 26 Mart 2021 Cuma 14:21

Mersin Üniversitesi Dış İlişkiler ve Projeler Koordinatörü Öğr.Gör. Mesut Salih Uzman, Mersin Üniversitesi’nin kent- üniversite iş birliği sonucu ürettiği projeleri, başarıları ve bundan sonraki hedeflerini gazetemize anlattı. Öğretim Görevlisi Uzman, “Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip bir üniversite olarak bilimsel araştırma projeleri konusunda da hali hazırda proje çalışmalarımız mevcut ancak sosyal projelerde ve özellikle kentin her alanda kalkınmasını amaçlayan projelerde bugün itibari ile, Boğaziçi Üniversitesi (BOUN) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) gibi birçok üniversiteden çok daha üst düzeydeyiz” dedi.

Haber- Harun Bor

Son yıllarda özellikle turizm başta olmak üzere birçok sosyal projede ödüller alarak Mersin’i ön plana çıkarmayı başaran Mersin Üniversitesi, son 6 yıl içerisinde ürettiği projelerle birçok üniversiteyi geride bırakarak bir projeler üniversitesi olmayı başardı. Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamşarı’nın aktif olarak yer aldığı, Dış İlişkiler ve Projeler Koordinatörü Mesut Salih Uzman’ın akademisyenler ve kentteki paydaşlar ile birlikte hazırladığı projeler ulusal ve uluslararası alanlarda değer gören çalışmalar oldu. Bu başarının sağlanmasında özellikle Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı’nın özverisinin etkili olduğunu vurgulayan Uzman, Mersin turizminin daha iyi noktalara gelmesi için proje çalışmalarının hızla devam ettiğine ifade etti.

 

Mersin Üniversitesi’nde turizm alanında bir akademisyen olan ve aynı zamanda üniversitenin Dış İlişkiler ve Projeler Koordinatörlüğü görevini de yürüten Mesut Salih Uzman, 2005 yılında Avrupa Birliği tarafından yayınlanan projelere ilk kez adım attığını ve proje yazma hikayesinin böyle başladığını ifade ederek, “25 yıldır Mersin Üniversitesi’nin akademik kadrosunda görev yapıyorum. Branşım turizm işletmeciliği. 1996 yılında üniversitede akademisyen olarak göreve başladım. Daha öncesinde turizm sektöründe görev yaptım. 2005 yılına kadar akademik öğretim görevlisi olarak üniversitede ders verdim. 2005 yılında Türkiye’de Avrupa Birliği projeleri kavramı ilk duyulmaya başladığında biz de bir turizm projesi hazırlama girişiminde bulunduk. Bu benim ilk projemdir. Tabi o zaman AB projesi dendiği zaman 10 kişiden 9’u bilmezdi. Proje dediğiniz zaman insanların aklına mimari proje geliyordu. İlk projemi MTSO ile üniversitemiz iş birliğinde gerçekleştirdik. Proje, turizm sektöründe kaliteli servis elemanlarının yetiştirilmesine yönelik bir proje idi. Proje gerek uygulama süreci gerekse de sonuçları açısından çok başarılı oldu diyebilirim projede eğittiğimiz ve mesleki yeterlilik kazandırdığımız gençlerimizin bugün turizm işletmelerinde çok önemli kariyere sahip olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Bu projenin bende yarattığı heyecan sonrasında yeni projeler üretmemde en büyük motivasyon olmuştur. 2005 yılında başladığım proje yazma sürecinde başlarda çok da iyi sonuçlar aldığımı söyleyemem. Yazdığım birçok proje bu süreçte kabul görmedi. Proje yazma işi gerçekten heyecan ve sabır gerektiren bir iş. İlk dönemlerde yazdığım kabul göremeyen projeler sonucu pes edebilirdim. Dediğim gibi proje yazarken sabırlı olmanız ve hiçbir zaman heyecanınızı kaybetmemeniz gerekiyor. 2005 yılından bu yana farklı konularda yaklaşık 150 proje yazmışımdır. Bunlar arasından 35 proje kabul görmüş ve uygulanmışsa buna başarı diyebilirim” dedi.

 

“ACTUS PROJESİ İLE ENGELSİZ ÜNİVERSİTE ALANINDA ÖDÜLLER ALDIK”

Özellikle geçen süre zarfında engelliler ve işsiz gençler gibi dezavantajlı gruplara yönelik yaptıkları projeler hakkında bilgiler veren Uzman, “2005’ten sonra genelde engelliler grubuyla proje çalışmaya başladım. Engellilere yönelik birçok proje hazırladık. İlk adımımız Toroslar Belediyesi’nin bize bu dezavantajlı guruba yönelik proje iş birliği talebiyle başladı. Toroslar Belediyesi Mersin Üniversitesi iş birliği ile bu hedef gruba yönelik mesleki eğitim ve toplumsal entegrasyon gibi konularda ulusal ve uluslararası çapta projeler hazırladık. Bu süreçte, ilk olarak görme engellilerin mesleki gelişimine yönelik bir AB projesi yaptık. Üniversite olarak fiziksel engellilere yönelik bir proje daha yaparak başarı ile uyguladık. 2006 ile 2012 yılları arasında daha çok projeler ağırlıklı olarak dezavantajlı gruplara yönelikti. Bu süreçte işsiz gençlerimize yönelik de projeler gerçekleştirdik. Turizm sektöründe aşçılık, servis elemanlığı gibi bölgenin ihtiyacı olan ara elman eksiğini gidermeye çalışırken aynı zamanda gençlerimizin istihdam edilmelerine destek sunduk. Bunların hepsi hibe projesidir. İşsizlere yönelik projelerde sadece eğitim vermedik, uygulamalı mesleki eğitimler ve staj faaliyetleri de gerçekleştirdik.  Baktığımız zaman engellilere yönelik projelerde bazen direkt engellilere dokunmadık ama engellilerin şehirde, turizmde ve hayatın her alanında rahat edebilmeleri için engellilere yönelik bazı planlama proje çalışmaları da yaptık. Bunların en önemlisi ACTUS projesidir. Projeye Mimarlık Fakültemiz önderliğinde ‘engelsiz üniversite’ sloganıyla yola çıktık ve üniversitemizin tüm engelli gruplarına yönelik yapması gereken bir fiziki planlama çalışmalarını bu proje ile gerçekleştirdik. Bu çalışmaların sonucunda Mersin Üniversitesi 2012 yılından bu yana özellikle son 5 yıldır engelsiz üniversite alanında birçok platformda ödül aldı. Özellikle Sayın Rektörümüz Prof.Dr. Ahmet Çamsarı’nın göreve başladığı 2014 yılından bu yana, çocuklardan gençlere, dezavantajlı guruplardan girişimci adaylarına kadar birçok farklı alanda ulusal ve uluslararası proje çağrılarına proje hazırladık ve bunların birçoğunda başarı sağlayarak kentimize destek olduğumuzu söyleyebilirim.” diye konuştu.

 

“MERSİN’İN TURİZMDE CİDDİ RAKİPLERİ VAR”

“Sosyal ve ekonomik anlamda yayınlanan hibe desteklerini takip edip projeler hazırlamaya devam ediyoruz. Örneğin; İklim değişikliği dünyada ülkemizde çok önemli bir kavram. Türkiye’de AB’nin ilk çağrısı olan iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik hibe programına Mersin Ziraat Odası ile birlikte bir proje hazırladık. Proje ile köy köy gezerek eğitimler verdik. Çiftçilerimizde iklim değişikliğinin etkileri üzerinde farkındalığı arttırdık. ” diyen Uzman, Mersin’in var olan turizm potansiyelinin Alternatif Turizm ile geliştirilebilir olmasına dikkat çekerek, “Avrupa Birliği Şehir Eşleştirme Programı’ndan Erdemli Belediyemiz işbirliğinde ‘sürdürülebilir turizm’ başlıklı bir proje alarak bölgede turizm alternatifi açısından doğa turizminin geliştirilmesi konusunda ciddi çalışmalar gerçekleştirdik. Yıllardır Mersin’de hep şu söyleniyor, Mersin turizmi gelişecek. Ama maalesef yıllardır ilerleme kaydedilemedi. Kıyı uzunluğumuz, tarihi kültürel değerlerimiz, doğamız ile çok ciddi bir turizm alt yapısına sahibiz ama maalesef turizmde istenen başarıyı elde edemiyoruz. Turizm alt yapısı zenginliğinde sahip birçok alanlarımız maalesef ikinci konutlar için ruhsatlandırılmış. Otel sayımız yetersiz, alternatif turizme yönelik turistik tesisimiz yok denecek kadar az. Buna karşın Mersin’in hali hazırda Erdemli’den Anamur’a kadar turizm amaçlı kullanabileceğimiz çok ciddi bir kıyı şeridi var. Özellikle Kız kalesinden sonra çok ciddi bir kıyı turizmi için doğal alt yapımız mevcut. Sahibiz. Ancak, biz hep bugüne kadar kıyı turizmi, deniz, kum güneş dedik Mersin için. Rakiplerimize baktığımız zaman bu alanda hemen yanı başımızda Antalya ve Alanya gibi ciddi rakiplerimiz var. O zaman biz alternatif turizm alanına el atmalıyız. Alternatif turizmde yapacağımız atakla kentin turizm alanında gelişimini sağlar aynı zamanda da kıyı turizmini de geliştirebiliriz. Antalya’ya bugün baktığınızda ciddi bir kıyı turizmi var ama onlar bile alternatif turizme adım atmaya başladılar. Biliyorsunuz insanlar doğaya doğru, kitle turizminden kişisel turizme doğru kayıyor. Bunlar kampçılık, trekking, yürüyüş parkurları, lüks konforlu çadır modelleri, yörük köyleri gibi, köy turizmi gibi modeller. Biz bugün projelerimizde bu konulara ağırlık vermeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

 

“OLBA KÜLTÜR YOLLARI PROJESİ 109 PROJE İÇERİSİNDE 1. OLDU”

Olba Kültür Yolları Projesi ile Şehir Ödülleri Türkiye 2020 organizasyonunda ulusal çapta ‘Yılın Turizm Projesi’ ödülü aldıklarını ifade eden Uzman; “Mersin Üniversitesi Mersin’de turizmin geliştirilmesi ve farklı destinasyonlar ile kentin çekici kılınması için önemli projeler hazırlıyor. Bu kapsamda ilk olarak 2018 yılında Çukurova Kalkınma Ajansı’nın turizm destinasyonunun geliştirilmesi yönünde çıktığı proje çağrısına ‘Olba Kültür Yolları’ isimli bir proje hazırladık. Üniversitemizin Mimarlık Fakültesi’nden Doç.Dr.Nida Naycı hocamızın koordinatörlüğünde Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığında yapılan bu proje ile uygulamada bölge kapsamında 12 farklı yürüyüş rotası oluşturduk. Kıyıdan daha çok kuzey Erdemli dediğimiz tarihsel anlamda Olba ismiyle adlandırılan bölgede oluşturulan rotalar hem doğa hem de ciddi kültürel ve tarihi zenginliği barındırıyor. Bugün farklı ihtiyaçlara göre, kültür rotası, doğa rotası, tarih rotalarını kapsayan bu projeyi bu yıl tamamladık. Bölgenin hem kırsal kalkınması açısından hem de turizm açısından geliştirilmesi yönünde bir ilkti bu.  2020 Yılı Ödül komitesi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda projemiz 109 proje açısından Türkiye’de birinci oldu ve yılın turizm projesi ödülüne layık bulundu. Geride bıraktığımız projeler içinde çok ciddi yatırımların olduğu termal turizm ve kayak merkezleri gibi önemli projeler vardı. Bu açıdan elde ettiğimiz başarıdan dolayı çok mutlu ve gururluyuz. Ben Olba projesinin Mersin’de alternatif turizm için lokomatif olacağınız düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

 

“MERSİN İÇİN İLKLERİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”   

Erdemli’de gerçekleştirilecek olan projelerle Mersin’in turizm alanında ilkler yaşayacağını ve örnek bir model olacağını belirten Uzman, “Erdemli Belediyesi ile üniversitemizin 2018’de uyguladığı sürdürülebilir turizm projesi bize Mersin’de doğa turizminin geliştirilmesi konusunda ışık tuttu. Bu projenin sonuçları doğrultusunda, Erdemli Belediyemiz ile iş birliğinde Erdemli Çamlığı’nda yeni yatırımlarla Kamping ve Macera Parkı kurulmasına yönelik ‘Ekolojik Kamping’ projesini hazırladık. Proje, Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda en iyi proje seçilerek yaklaşık 2,5 milyon TL hibe aldı. Erdemli Çamlığı Mersin’de özellikle günübirlikçilerin uğradığı ve daha çok piknik yaptığı bir yer olarak bilinir ancak orası bir tabiat parkı. Zaman içerisinde harap olmuş ama Tarım ve Orman Bakanlığı burayı bir nebze korumuş diyebilirim. Mevcut durumda bir kamp alanı var ama alanı bir turizm destinasyonu içerisine dâhil etmeye yetecek alt yapı maalesef bulunmamakta. Kamp alanı hali hazırda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın mevzuatına uygun değil. Yerel turist dışında kimseyi buraya çekemiyoruz. Ekolojik Kamping projesi ile bu alanı doğa turizmi açısından geliştirmeyi planladık. Söz konusu alan şuan için bakanlık tarafından Erdemli Belediyesi’ne tahsis edilmiş durumda. Uygulanacak Ekolojik Kamping projesi ile söz konusu tabiat parkında mevzuatlara uygun aynı zamanda çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunduğu bungalov, karavan ve çadır alanları oluşturacağız. Mevcut ortak kullanım alanlarının tadilatlarını yapacağız. Ekolojik bahçeyi kamp alanında hayata geçireceğiz. Ziyaretçilere organik sebze ve meyve üretme ve tüketme imkânını sunacağız. Bungalovlar mobil olacak ve sezonun bitiminde kış turizmi için yer değiştirecek. Kamp alanı içinde Mersin’de bir ilki daha gerçekleştireceğiz macera parkı için de hibe aldık. İçerisinde ekstrem spor parkurlarının olacağı, atlama kuleleri ve zepline gibi heyecan içerikli donanımların yer aldığı, çocuklardan büyüklere kadar herkesin ilgisini çekecek macera parkını kamp alanında hayata geçireceğiz. Ekolojik Kamping projesi Mersin için örnek bir model olacak. Bu proje ile Mersin Üniversitesi olarak paydaşımız Erdemli Belediyesi ile birlikte turizm açısından Mersin’de ilkleri gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“TURİSTLER SADECE DOĞANIN BOŞ VARLIĞI İÇİN GELMİYOR!”

Turist varlığı için doğanın tek başına yeterli bir alan olmadığını, çekiciliği sağlamak için farklı rotaların da çizilmesi gerektiğine vurgu yapan Uzman, ‘Ekolojik Kamping projesinin yanı sıra yine Erdemli Çamlığı içinde farklı bir konaklama modeli olan‘Glamping’  yani hem doğa hem de konfor ve lüks konaklamayı içeren bir proje hazırlığına da başladık.Hazırlık aşamasında olan ‘Erdemli Glamping’ adı ile hayata geçirmeyi planladığımız proje ile farklı bir turist kesimini bölgeye çekerek bölgenin doğa turizminin gelişmesine katkı yapmayı hedefliyoruz.Yine aynı bölgede doğa turizmini geliştirilmesine yönelik farklı çalışmalarımızda var.Sayın Mersin Valimizin talimatları ve sayın rektörümüzün de girişimleri doğrultusunda Erdemli Kaymakamlığı ve Erdemli Belediyeniz işbirliğinde  bölgede bulunan Lamos Vadisi’nin turizm destinasyonuna kazandırılması için fizibilite çalışması hazırlılarına başladık.Bu alanı etaplandırmak gerekiyor. Sayın Valimiz Ali İhsan Su taslak projemizi çok beğendi ve fizibilite hazırlanmasını istedi. Uygulama aşaması için uzun bir zaman gerekecek. Fizibilite yapıldıktan sonra mevcut fiziksel yapı değil finansal yatırımın da dönüş hızını hesaplamak gerekiyor. Sadece doğanın boş varlığı için turist gelmiyor. Altyapı da gerekir, tanıtım da tek başına yetmez. Çekicilik ve cazibeyi artırmak gerekir. Bölgede doğa turizmi için alt yapı hazırlarken aynı zamanda bu turizme uygun konaklama ihtiyacını da halletmeye çalışıyoruz. Projelerin sürdürülebilirliği de çok önemli.  Biz üniversite olarak projelerin devamlılığı için paydaşlarımız ile devamlı istişare ediyoruz” dedi.

 

“SİMÜLASYON DESTEKLİ MESLEKİ EĞİTİM İLE İSTİHDAM SAĞLANACAK”

Üniversitemiz, Akdeniz Belediyesi ve Mersin Ticaret Odası ile iş birliğinde uyguladığımız ‘Lojistik Mesleki Eğitim Merkezi’ projesi ile kente yeni istihdam olanakları yaratacağız diyen Uzman, “Akdeniz Belediyesi ile bu süreçte istihdama yönelik bu önemli projeyi yürütüyoruz. Lojistik Mesleki Eğitim Merkezi projesi için sayın rektörümüz eski Tıp Fakültesi Acil Binasını Akdeniz Belediyesi’ne projenin uygulanması amacıyla tahsis etti. Şuan da bina proje kapsamında Akdeniz Belediyesi tarafından tadil edilmekte. Yakın bir süreçte tamamlanıp proje faaliyetleri başlayacak. Proje bölgemiz açısından yine bir ilki gerçekleştirecek. Proje kapsamında yurt dışından eğitim amaçlı bir simülatör getirilecek ve bu simülatör vasıtasıyla işsiz gençlerimize limanda kullanılan büyük vinç gibi özelyükleme araçlarının kullanımına yönelik uygulamalı eğitimler verilecek. Böylelikle gençlerimize bu alanda mesleki yeterlilik kazandırarak kısa bir süre zarfında istihdam edilmelerine destek sunmayı amaçlamaktayız. Bu sayede gençlerimiz sadece Mersin’deki liman için değil M.I.P dışında, İskenderun, İzmir veya İstanbul’da belki de yurt dışında iş bulma şansı bulacak” ifadelerini kullandı.

 

“MERSİN ÜNİVERSİTESİ, PROJE ÜRETEN BİR ÜNİVERSİTE”

Sosyal projeler ile son yıllarda adından sıkça söz ettiren bir üniversite olduklarını ve kente katkı sağlayan herkesin aidiyet duygusu ile Mersin’e hizmet etmelerinin önemli olduğunu kaydeden Uzman, “Bizler kentin birçok ihtiyacına yönelik, sadece üniversite adına değil, kentteki tüm kurum ve kuruluşlara projeler hazırlıyoruz. Bunu içtenlikle ifade etmem gerekir ki bizler proje üniversitesi unvanını artık çok rahat kullanıyoruz. Kentin ne ihtiyacı varsa o kuruma gidip proje konusunda iş birliği yapıyoruz. Üniversiteler daha çok bilimsel araştırma projeleri hazırlar. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip bir üniversite olarak bilimsel araştırma projeleri konusunda da hali hazırda proje çalışmalarımız mevcut ancak sosyal projelerde ve özellikle kentin her alanda kalkınmasını amaçlayan projelerde bugün itibari ile, Boğaziçi Üniversitesi (BOUN) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) gibi birçok üniversiteden çok daha üst düzeydeyiz” dedi. Bu Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) her yıl hazırladığı üniversite karnelerinde net bir biçimde görülmekte. Özellikle son yılarda bu konuda oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. 2019 yılında yapmış olduğumuz 7 proje ile Temmuz ayında, Şehir Ödülü Türkiye 2020 organizasyonuna başvurduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen bu organizasyonda yapılan değerlendirmeler sonucunda üniversitemiz kente yönelik gerçekleştirdiği projeleri ile ‘Yılın Üniversitesi’ ödülüne layık görüldü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Mersinliler Mersine sahip çıkınız’ sözünü ilke edinerek, biz bu yarışmada ‘Projeleri İle Kentine Sahip Çıkan Üniversite’ sloganını kullandık ve ödülü Mersin’ e getirdik” diye konuştu.

 

“REKTÖRÜMÜZ ÇAMSARI HER PROJEDE BİZLERE DESTEK VERİYOR”

Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı’nın tüm projelerde büyük bir destekle yanlarında olduklarını belirten Uzman, “Projelerimiz ile Mersin’in sorunlarını gidermeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Ahmet ÇAMSARI göreve başladığı günden bu yana projeler hazırlığı konusunda hep önümüzü açtı. Kendisi hazırladığımız her projeyi yakından takip ediyor. Her projemize bizzat katkı sağlamakta. Kendisi bir tıp akademisyeni olmasına rağmen, girişimcilikten, çocuklara, iklim değişikliğinden istihdama kadar birçok farklı konuda uyguladığımız projelerde bizlere her zaman destek sağlayan bir rektörümüz var. Son 6 yılda Mersin Üniversitesi’nin projeler üniversitesi ünvanına erişmesinde ve almış olduğumuz ödüllerde kendisinin çok emeği ve desteği bulunmakta. Bu desteklerinden dolayı kendisine özellikle teşekkür etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

 

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Hakimiyet Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.net © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA