image Mustafa Mızrak
SEZGİ

Yazı Tarihi : 27.07.2021
 E-Mail :

 

Bilgiyi elde ederken az ya da çok sağlam bir çıkış noktası aramak önemlidir. Çünkü sağlam bir dayanak noktası bulmadan, zihin güvenilir, genel geçer bilgiyi kuramaz. Sonuçta bütün bilgiler sağlam bir temele dayanırlar. Zihin bilgiyi elde ederken sağlam bir temel arayıp bulur ve buradan hareket ederek bilgiyi elde eder. Burada sağlam bir dayanak noktası aramanın yalnızca bilgi teorisiyle sınırlandırıldığını belirtmek gerekir. Sezgi konusunun felsefede ve mantıkta ele alınışının en önemli iki nedeni bilgi teorisinin felsefenin en temel problemi haline gelmesi ve klasik mantığın yanında farklı mantık sistemlerinin kurulmasıdır. Sezgi kavramının en yaygın tanımı doğrudan doğruya kavramadır. Sezgideki kavrama, bazen duyularla veya akılla bakılmaktadır.Sezgide, kavramanın doğrudan doğruya olması ise bir çıkarımın, nedenlerin, öncüllerin, bir tanımlama işleminin, doğrulamanın, sembollerin ve bir düşünme sürecinin bulunmaması anlamına gelir.

 

Sezgiyle ilgili görüşlerin farklılığı iki noktada toplanmaktadır. Biri menşei diğeri konusudur. Bunlardan ilki, sezgi acaba duyularla mı ilgilidir, veya zihnin işi midir, yoksa kendi başına, akıldan farklı bir bir başka bilme yetisi midir, gibi soruları gündeme getirir. İkincisi ise sezgi duyulur aleme ait olanı mı, zihinde olana mı, yoksa akıl üstü başka bir alana ait olanı mı bize bildirir, sorularını ortaya çıkarır. Sezgi, çıkarım olmadan, ispatlanmamış bir inanç, bir içine doğma, bir içgörüş, bir konu hakkındaki hakikatlerin doğrudan bilgisi anlamlarına gelir.Farklı türlerde de olsa tecrübeciliğin, akılcılığın, idealizmin vb. gibi pek çok akımın bir şekilde sezgiye yer verdiği bilinmektedir. Her biri farklı biçimde sezgiyi kendi düşünce yapısının temeli saymıştır. Tecrübe alanında, önce tam anlamıyla nesneleşmemiş olgular söz konusudur. Duyumlar vasıtasıyla olgulara bitişik olan sezgiye deneysel denir. Mekân da zaman da tüm duyulur sezginin saf biçimleri olmakla bize olayların sunumunu verirler.Bizdeki bütün bilgiler algıyla başlar, ancak tümüyle algıdan çıkmaz.

Zaman ve mekan bize biçimsel bütünlükler olarak verilmiştir. Duyumlar bu bütünlerin içeriğini oluşturan özerk öğelerdir. Kavramlar ise sonuç olarak parçaların kuruluşunun kurallarıdır. Bir nesnenin bilgisini olası kılan iki şart vardır. Birincisi sezgidir; nesne sezgide bir olgu olarak verilmiştir. İkincisi kavramdır. Bununla bir sezgiye karşılık olan bir kavram düşünülür. Sezgi ve kavram tüm bilgilerimizin öğeleridirler. Ne kendilerini herhangi bir biçimde karşılayan sezgiler olmadan kavramlar ne de kavramsız sezgiler herhangi bir şey sağlayabilirler. Rab Korkusu Bilginin Temelidir. Oysa Ahmaklar Bilgiyi Ve Terbiyeyi Küçümser.


  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Hakimiyet Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.net © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA