Gelinlik tasarımcısı Ümmügülsüm Ucun, moda alanında kararlı adımlarla ilerliyor. “Biz ürün satmaktan çok hayal satıyoruz. Sanatımızı hayalde icra ediyoruz” diyor. Hayalindeki gelinliği sorduğumuzda en özel ismi söylüyor: Annem... Anneme gelinlik giymek kısmet olmamış.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
MERVE KANKAN
Ümmügülsüm Ucun, genç bir moda profesyoneli. 31 yaşında, tasarımcı. Çocukluk yıllarında keşfettiği el işçiliği tutkusunu akademik başarıyla birleştirerek hem kendi gelinlik markasını kurdu hem de giysi tasarımı alanında akademik kariyerini tamamladı. Kişiye özel tasarımlarıyla hayalleri gerçeğe dönüştüren Ucun, Mersin’de gelinlik sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Genç tasarımcı Ucun, tasarımcılık serüvenini Hakimiyet’e anlattı
Moda ve tasarıma olan ilginiz nasıl başladı? Bu mesleğe yönelmenizde sizi en çok etkileyen şey neydi?
Moda tasarımına olan ilgim ilkokulda yeteneğimi keşfeden, resim derslerimize giren Mukaddes öğretmenim sayesinde oldu. Akabinde en büyük destekçim annemdi; beni resim kurslarına götürür, resimle alakâlı her etkinliğe katılımımı sağlardı. Liseyi yetenek sınavıyla kazandığım Güzel Sanatlar Resim Bölümü’nde tamamladım. Ardından üniversitede bölüm seçerken, kurstaki hocam sayesinde de moda ve tekstile yöneldim. Bu mesleğe beni iten en önemli etkenlerden biri de çocukken bebeklerime diktiğim kıyafetlerdi ve onların annem tarafından hep takdir edilmesiydi. Bana olan inancı, “Sen yaparsın, korkma.” sözüyle yola çıkıp bu noktalara gelmemi sağlayan annem ve öğretmenlerimdi. Atatürk’ün de dediği gibi; “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”
Gelinlik tasarımı gibi özel bir alana yönelmenizin arkasında nasıl bir hikâye var?
Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümünde okuyordum. Bir yandan da okul çıkışında terzi Mehmet amcanın yanında işe gidiyordum. İlk makası da makineyi de Mehmet amcadan öğrenmiştim. Bölümümde hevesli, bir o kadar da meraklıydım. Bu serüvende beni gelinliğe yönelten deneyimlerim oldu. İş hayatına erken atıldığım için staj gördüğüm yerlerde karar vermem çok da zor olmadı. Hep hayal kurardım: “Bir iş yerim olacak, ben bir iş kadını olacağım.” Derdim. O hayallerimi tek tek gerçekleştirdim.
“KARNIMDA UÇUŞAN KELEBEKLERİ DÜN GİBİ HATIRLIYORUM”
İlk diktiğiniz gelinliği hatırlıyor musunuz? O an neler hissetmiştiniz?
İlk diktiğim gelinlik, sosyal medya aracılığıyla tanıdığım, nikâh buketini yaptığım bir müşterimdi. Bir iş yerim bile yokken insanlara dikebileceğim güvenini vermek beni bir o kadar gururlandırırken, bir o kadar da güçlü hissettirmişti. Çünkü başaracağıma inanan bir kişi vardı. İlk koleksiyonumu 3 parça hazırlamıştım. Çekimlerini yapıp sosyal medya hesabından paylaşım yaparak müşterilerime güven oluşturmayı amaçlayıp zamanla hedef kitleme ulaşmıştım. Kısa bir süre sonra ofisimi açıp özel siparişler almaya ve hedef kitleme günden güne ulaşıyordum. Ofisimin anahtarını ilk aldığım gün, karnımda uçuşan kelebekleri dün gibi hatırlıyorum.
Gelinlik tasarlarken ilhamınızı nereden alıyorsunuz?
Tasarımlarımı yaparken kişilerin hayallerinden, hayatlarından ve olmak istedikleri kişiden ilham alıyorum.
Sizin için “mükemmel gelinlik” ne demek?
Benim için mükemmel gelinlik yok; mükemmel insanlar var. Tasarımlarımı taşıyan, her biri kendine özgü olan, benim imzamla mükemmel olan insanlar. Her biri ayrı güzel, her biri biricik.
Tasarımlarınızda geleneksel Türk kültüründen veya yerel dokulardan esinleniyor musunuz?
Tasarımlarımda bugüne kadar kişilerin isteği üzerine, kişiye özel tasarımlar yaptığımız için yerel veya kültürel dokulara yer vermemiştik. Ama 2026-27 koleksiyonumda sürpriz tasarımlarımız olup tarihi dokulardan esinlendiğimiz çalışmalarımız olacak.
“ASLINDA BİZ ÜRÜN SATMAKTAN ÇOK HAYAL SATIYORUZ”
Modern ve klasik çizgiyi nasıl dengeliyorsunuz?
Modern veya klasik bir gelinlik, tasarımda denge esasıyla şekil buluyor. Çok dantelli bir gelinlik kullanan müşterimize daha fresh bir duvak, sade ama ışıltılı aksesuarlar sunarken; sade bir saten gelinlik tercih eden müşterimize şık bir eldiven ve abartılı aksesuarlar sunarak o dengeyi bütünlük olarak koruyoruz.
Bir gelinle ilk görüşmenizde onun ruhunu, tarzını nasıl yakalıyorsunuz?
Müşterilerimizle samimi bir sohbet ve beden analizi sonrası tasarım önerisiyle ilerleyerek çizimlerimizi yapıp “işte budur” dedikten sonra start verip çalışmalarımıza başlıyoruz. Hedefimiz en güzel gelinliği dikmekten çok, hayallerinizdeki gelinliği dikmek. Aslında biz ürün satmaktan çok hayal satıyoruz. Sanatımızı hayalde icra ediyoruz.
Size en çok dokunan, unutamadığınız bir müşteri hikâyeniz var mı?
Hiç unutamadığım bir gelinim olmuştu; bir sosyal sorumluluk projesinde denk geldiğim, ikinci baharını yaşayan… Ondaki heyecanı, masumiyeti başka bir gelinimde hissetmemiştim. Belki yılların getirdiği bastırılmış hevesler, duygular; sevildiğini gerçekten hissettiğinde ortaya çıkmıştı. Umarım şu an çok mutlu ve çok seviyordur.
Gelinlik aslında sadece bir kıyafet değil, bir dönüm noktası. Sizce bir kadının hayatındaki bu anı özel kılan nedir?
Bir kadın, hayattaki en özel anının gelinlik giyme hayali olduğuna inandırılarak büyür aslında. En önemli an, evliliğe karar verdiğin andır. Bu anı özel kılan da yanındaki hayat arkadaşındır. Birçok müşterimin eşlerine vakıf oldum; ağlayandan dalga geçene kadar… Buradan, bu yazımı okuyan genç kızlarımıza seslenmek istiyorum: Eş olmak bir olmaktan geçer. Eskilerin deyimiyle hayatınıza alacağınız insanı o kadar ince eleyip sık dokuyun ki, siz en kötü gelinliği de seçseniz eşinizin gözünde prenses olun. Kızlar, en kıymetli eş, değer veren eştir.
“BİRÇOK MÜŞTERİMLE DOSTLUKLAR KURDUM”
Bir gelinliğin tasarımdan teslimine kadar geçen süreçte en çok hangi aşama sizi zorlar?
Bir gelinliğin en zor süreci, ben ve ekibim için tasarım süreci. Bu kısmı atlatınca hepimiz bir “oh” diyoruz ve süreci üçe bölüp giriş, gelişme, sonuç olarak tamamlıyoruz.
Bir gelinliğin tasarımdan teslimine kadar geçen süreçte en çok hangi aşama sizi zorlar?
Mersin’de gelinlik sektörü hazır giyim üzerine olduğu için birçok firmadan farkımız; tasarımı ve dikimi ekibimle birlikte kişiye özel çalışıp, benim her süreçte müşterimin yanında olmam. Bu, onları daha özel bir yere koyuyor.
Genç bir tasarımcı olarak sektörde kendinizi kabul ettirmek kolay oldu mu?
Genç tasarımcı olmak birçok kişiyi şaşırtsa da ulaşmak istediğim hedef kitlem gençler olduğu için zorlanmadım bugüne kadar. Aksine, ticarette dürüst olduğum için birçok müşterimle dostluklar kurdum. Önceliğim para olmaktan çok, sanatımı ve müşterimin hayalini ortaya koymak ve birinin en özel gününe en özel parçasıyla eşlik etmek.
Günümüzde moda sektöründe sürdürülebilirlik çok konuşuluyor. Sizce gelinlikte bu mümkün mü?
Günümüzdeki sürdürülebilirlik Z kuşağında muhteşem bir hâl almış durumda. Biz de buna ayak uydurmakta zorlanmıyoruz. 2026-27 gelinlik koleksiyonumuzda, bütün halinde bir gelinlik satın alırken düğün sonrasında ufak dokunuşlarla bir korse, bir eteğe dönüşecek parçalar elde edebileceksiniz.
Gelecekte gelinlik modasında hangi yönelimlerin öne çıkacağını düşünüyorsunuz?
Gelecekte cinsiyetsiz bir dünya oluşumu içine adım atılırsa unisex gelinliklerin üretimi olacağını düşünüyorum.
“BARBİE BEBEĞİNİ HATIRLAYANLAR BENİ ANLAYABİLİR”
Beş yıl sonra markanızı ya da isminizi nerede görmek istiyorsunuz?
Gelecekte kişiye özel tasarımlarımızı daha ileri seviyeye taşıyarak kapsül gelinlik üretimine geçmek gibi bir planımız var. Bir kutu hayal edin… İçerisinde sizin beden ölçünüze göre ayarlanmış bir gelinlik iskeleti var ve siz dilediğiniz yere ekibimizin ürettiği dantelleri yerleştirip hayalinizdeki tasarımı ellerinizle oluşturuyorsunuz.
Gelinlik tasarlamak size ne hissettiriyor?
Hayallerimi hatırlatıyor. Çocukluğumda diktiğim kıyafetleri kapsül gelinlik fikrim de buradan geliyor. Annem ben küçükken parçaları birleştirirdi; ben kumaşların üzerine süsler yapıştırırdım. Ucu bucağı yoktu; tüm renkler bendim.
Eğer tasarımlarınız bir duyguyu temsil etseydi, bu duygu ne olurdu?
Bir kız çocuğunun doğum gününde aldığı Barbie bebek mutluluğu olurdu. O duyguyu tarif edemem ama ilk Barbie bebeğini hatırlayanlar beni anlayabilir.
Hayalinizdeki gelinlik kimin üzerinde olsun isterdiniz?
Annemde görmek isterdim. Eski toprak annem; gelinlik giymek nasip olmamış. Ve ben kazanın dibiyim; hiçbir çocuk aynı ailede büyümez. Ben annemin en güçlü yanı ve en neşeli hâli olarak dünyaya geldiğimi düşünüyorum. En güçlü yanıyla beni bugünlere taşıyan anneme, en neşeli halime vesile olan babama teşekkür ediyorum…
|