Mersin İstişare Kulübü’nün (MİK) düzenlediği toplantıda konuşan Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Emekli Başkanı Prof. Dr. Halil Kumbur, Doğu Akdeniz havzasındaki su kaynaklarının son 10-15 yılda yüzde 40 oranında azaldığına dikkat çekerek, Çukurova’nın çok ciddi bir su krizine hızla yaklaştığını söyledi.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Kuraklığın etkilerinin her yıl daha belirgin hissedildiğini vurgulayan Prof. Dr. Kumbur, Türkiye’nin en kritik bölgelerinden biri olan Doğu Akdeniz havzasında su kaynaklarının alarm verdiğini söyledi.
“YERALTI SULARI ÜLKELERİN SİGORTASIDIR”
Kumbur, hidrolojik kuraklığın, yeraltı su kaynaklarının azalmasının en büyük tehlike olduğunun altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeraltı suları ülkelerin sigortasıdır. Bugün birçok büyükşehirde içme suyu, yeraltı sondajlarıyla sağlanıyor. Yeraltı suyu biterse yaşam da tehlikeye girer. Doğu Akdeniz havzasında son 15 yılda yüzde 40 su kaybı var. 1., 2. ve 3. kuraklık dönemlerini yaşadık, şimdi 4.’ü bitiriyoruz. 5’inci dönemde Çukurova’da çok ciddi bir su krizi yaşanacağı artık kaçınılmaz.” Kumbur, özellikle Konya Ovası’nda yaşanan çökme ve su kuyularının kontrolsüz tüketilmesinin Türkiye için çarpıcı bir uyarı niteliğinde olduğunu söyledi. Su kaynakları için acil eylem planı gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE ÇÖP İTHALATINDA BİRİNCİ SIRADA” ELEŞTİRİSİ
Toplantıda Prof. Dr. Halil Kumbur’un yanı sıra Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan Can, MESKİ Arıtma Tesisleri Dairesi Başkan Yardımcısı Kadir İmac, Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Arslan gibi isimler de söz aldı. Toplantı, MİK Başkanı Ferudun Gündüz’ün moderasyonunda kuraklık, iklim yasası, karbon ve su ayak izi, atık yönetimi gibi kritik başlıklara odaklandı. MİK Başkanı Ferudun Gündüz, çevre kirliliği ve atık ithalatına dikkat çekerek sert ifadeler kullandı: “Bazı uluslararası verilere göre ülkemiz çöp ve atık ithalatında birinci sıraya yükselmiş durumda. Ülkemizi bir çöp mezarına dönüştüren bu kararlara tepki gösteriyoruz. Bu toplantının amacı çözüm üretmekten çok farkındalık oluşturmak, kamuoyu bilinci yaratmaktır.” Programın devamında konuşmacılar, iklim değişikliği, su kaynaklarının korunması ve çevre politikaları üzerine detaylı sunumlar gerçekleştirdi. Toplantı, Mersin ve Çukurova’nın geleceği için kritik önem taşıyan çevresel tehditlere yönelik güçlü bir farkındalık çağrısıyla tamamlandı.
|