YOKSULLUĞUN ‘YENİ SEVİYESİ




Tarih: 25 Aralık 2025 Perşembe 14:10

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Net 28 bin 75 lira olarak açıklanan yeni asgari ücreti, işçi sendikaları yeterli bulmadı. Sendikacılar, asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırının gerisinde kaldığını haykırıyor

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Türkiye’nin haftalardır kilitlendiği 2026 asgari ücret zammı maratonunda beklenen açıklama önceki gün geldi. Milyonlarca çalışanın yeni yıl maaşı netleşti. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 23 Aralık’ta gerçekleştirdiği üçüncü toplantının ardından kameraların karşısına geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 yılı boyunca geçerli olacak asgari ücret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Işıkhan, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak net asgari ücretin 28 bin 75 lira, brüt asgari ücretin ise 33 bin 30 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Yapılan artışın yüzde 27 olduğunu duyuran Işıkhan, kararın işçi ve işveren dengesi gözetilerek alındığını ifade etti.

Ancak açıklanan rakamlar kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Vatandaşlar asgari ücrete yapılan zammın artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını tartışırken, dün sabah güne zam haberiyle uyandı. Pasaport, ehliyet ve kimlik gibi değerli kâğıt bedellerine yapılacak zam oranları Resmi Gazete’de yayımlandı. Peş peşe gelen zamlar, şu soruyu yeniden gündeme taşıdı: Vatandaş, yeni asgari ücretine art arda gelen zamları aşıp ulaşabilecek mi?

Vatandaş asgari ücreti tartışırken, sahada mücadele veren sendika temsilcilerine yeni asgari ücreti sorduk.

KEMAL: BU ÜCRETİ DE, ANLAYIŞI DA KABUL ETMİYORUZ

Asgari ücretin açıklanmasının hemen ardından sokaklarda işçiler adına mücadele veren DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, gazetemize konuştu. Göksoy, şunları söyledi:

“Yapılan yüzde 27’lik zam, ne bizim ne de işçi sınıfının taleplerinin karşılığıdır. Açlık sınırının 30 bin TL’yi aştığı, yoksulluk sınırının ise 100 bin TL’ye dayandığı koşullarda açıklanan bu rakam, büyük bir çelişkinin göstergesidir.

Akaryakıttan gıdaya, elektrikten doğalgaza; kısacası iğneden ipliğe yüzde 70-100’ü aşan zamlar yapılırken, yeni vergi yükleri artırılıp enflasyon yükselirken ortaya konulan bu yaklaşım kabul edilemez. Asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğü ülkemizde, bu rakamlarla yürütülen süreç, yapılan en büyük toplu pazarlık olmasına rağmen işçi sınıfını yok sayan, yoksulluğa mahkûm eden bir anlayışın ürünüdür.

Bu ücreti de, anlayışı da kabul etmiyoruz. DİSK’e bağlı sendikalar olarak, dün olduğu gibi bugün de yarın da asgari değil, insanca yaşanabilir bir ücret için alanlarda olmaya, mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

YÜCE: ‘ASGARİ’ BİR ÜCRET DEĞİL; ÇALIŞANLARIN YARISININ GEÇİM ÜCRETİ HÂLİNE GELDİ

Yeni belirlenen asgari ücret gazetemize değerlendiren HAK-İŞ Konfederasyonu Mersin İl Başkanı Mehmet Yüce, asgari ücretin artık yalnızca ‘asgari’ bir ücret olmadığını, çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti hâline geldiğinin altını çizdi. Yüce şunları söyledi:

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısından çalışanları memnun edecek ve toplumu rahatlatacak sağlıklı bir asgari ücret çıkmadı. Hak-İş Konfederasyonu olarak, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısından çalışanları memnun edecek ve toplumu rahatlatacak sağlıklı bir asgari ücret çıkarılmayacağını her platformda dile getirdik.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı, 1970’li yılların koşullarına göre şekillenmiş, çağın gerisinde kalmış ve çoğulcu temsilden uzak bir yapıdır.

Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren ve bu yönüyle Türkiye’nin en büyük toplu iş sözleşmesi olarak değerlendirilebilecek asgari ücretin, çok daha güçlü, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir komisyon yapısı içerisinde belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Komisyonun; konfederasyonların temsil gücünü yansıtan, sosyal diyalogu esas alan ve toplumsal uzlaşıyı önceleyen bir yapıya kavuşturulması, sürecin sağlıklı işlemesi açısından zorunludur.

Asgari ücret, ülkemizde artık yalnızca ‘asgari’ bir ücret değil; çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti hâline gelmiştir. HAK-İŞ olarak asgari ücretin; bir kişiyi değil, dört kişilik bir ailenin insanca yaşam koşullarını esas alması gerektiğini savunuyoruz. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim gibi zorunlu harcamaların merkeze alındığı, gerçekçi ve kapsayıcı kriterlere dayanan bir yaklaşım ile daha güçlü, daha gerçekçi ve daha adil kriterlere ihtiyaç olduğu açıktır.

Öte yandan, asgari ücrete endeksli olarak kamuda yer alan çok sayıda düzenleme, ücret artışlarını baskılayan bir mekanizma hâline gelmiştir. Mevcut bağlantılar ortadan kaldırılmadan, asgari ücretin özgür, gerçekçi ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir düzeyde belirlenmesi mümkün değildir. Asgari ücret, emeğin yaşam standardını koruyan temel bir güvence olarak ele alınmalıdır.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak beklentimiz; Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden ele alınmasıdır. Asgari ücreti belirleme yetkisinin, dünyadaki örneklerde olduğu gibi işçi ve işveren temsilcilerinde olduğu, objektif ve güvenilir verilerle çalışan bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması talebimizi yineliyoruz. Ancak bu şekilde hem çalışanların beklentilerini karşılayan hem de toplumsal huzuru güçlendiren bir asgari ücret politikasının hayata geçirilmesi mümkün olacaktır.

KAYA: YOKSULLUĞUN ‘YENİ SEVİYESİNİ’ İLAN ETTİNİZ

Belediye-İş Sendikası Mersin 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nail Kaya ise yaptığı açıklamada yeni belirlenen asgari ücretin, milyonlarca çalışanın geçim derdine çözüm üretmediğini belirterek, yalnızca yoksulluğun ‘yeni seviyesini’ ilan ettiğini savundu. Kaya, şunları aktardı:

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücretin 28 bin 075 TL olarak belirlendiği açıklanmıştır. Hükümetin ‘zam’ diye sunduğu bu rakam, gerçekte emekçinin alım gücündeki erimeyi durdurmayan; açlık, borç ve güvencesizliği kalıcılaştıran bir dayatmadır. Bugün Türkiye’de enflasyon gerçeği her evin mutfağında, her çocuğun beslenme çantasında, her işçinin kira ve fatura hesabında hissedilmektedir. Böylesi bir ekonomik tabloda asgari ücretin 28 bin 075 TL’ye çıkarılması; emeğin değil, sermayenin ‘maliyet hesabını’ esas alan bir yaklaşımın sonucudur. Ücret bir maliyet kalemi değil, insanın yaşam hakkının güvencesidir; işçinin ücreti, insanca yaşam düzeyinin altında belirlenemez.

Ayrıca asgari ücret belirleme sürecinin, çalışanların yaşam koşullarını önceleyen şeffaf ve toplumsal uzlaşıyı büyüten bir yöntemle yürütülmesi gerekirken; ortaya çıkan tablo emek cephesinin taleplerini karşılamayan bir kararın ilanı olmuştur. Sonuç olarak açıklanan ücret, milyonlarca çalışanın geçim derdine çözüm üretmemiş; yalnızca yoksulluğun ‘yeni seviyesini’ ilan etmiştir.

Belediye-İş Sendikası Mersin 1 No’lu Şube olarak açıkça ifade ediyoruz:

Asgari ücret, bir ailenin insanca yaşayabileceği düzeyde belirlenmelidir; tek kişinin ayakta kalma ücreti olarak dayatılamaz. Ücret artışları, hayat pahalılığı karşısında daha yılın başında erimeyecek şekilde, gerçekçi ve sürdürülebilir alım gücü sağlayacak biçimde düzenlenmelidir. Vergi ve kesintiler emekçinin sırtında yük olmaktan çıkarılmalı; ücretli çalışan üzerindeki adaletsiz yük hafifletilmelidir. İşçinin sofrasından, çocuğunun eğitiminden, barınma hakkından tasarruf isteyen hiçbir program ‘ekonomik başarı’ diye anlatılamaz.

Buradan hükümete sesleniyoruz: Emekçinin sabrı taşmıştır. Ülkeyi ayakta tutanlar, alın teriyle çalışan emekçilerdir. Emekçinin yaşam hakkını büyütmeyen hiçbir ücret düzeni toplumsal huzur üretemez. Ücretleri baskılayarak, yoksulluğu yöneterek, ‘idare edin’ diyerek sosyal barış sağlanamaz; tam tersine toplumun adalet duygusu zedelenir. Emeğin hakkını esas alan, adil ve insan onuruna yakışır bir ücret politikası derhal hayata geçirilmelidir.”

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA