MERSİN’E STRATEJİK YATIRIM HAMLESİ




Tarih: 13 Şubat 2026 Cuma 18:18


Eczacılık ile İlahiyat Fakültesinin temeli atılırken, Denizcilik Fakültesi, Diş Hekimliği Hastanesi ve Güneş Enerjisi Santralleri hizmete açıldı. Cevdet Yılmaz, yatırımların hem akademik kapasiteyi güçlendireceğini hem de Mersin’in sağlık, üretim ve sürdürülebilir enerji alanındaki potansiyeline ivme kazandıracağını ifade etti.

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mersin programı kapsamında Mersin Üniversitesi’nde düzenlenen temel atma ve toplu açılış törenine katıldı. Tören, üniversite yerleşkesinde bulunan Akdeniz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Program kapsamında ilk olarak Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin temel atma töreni yapıldı. Ardından Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, Denizcilik Fakültesi, Güneş Enerjisi Santrali’nin toplu açılışı gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda, yapılan konuşmalarda, hayata geçirilen yatırımların hem üniversitenin akademik kapasitesini güçlendireceği hem de Mersin’in sağlık, denizcilik ve yenilenebilir enerji alanlarındaki gelişimine önemli katkılar sunacağı vurgulandı.

 

YILMAZ: ÖĞRENCİLERİMİZİN YANINDAYIZ

Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, projelerin her birininMersin Üniversitesi’nin akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak güçlü adımlar olduğunu söyledi. Yılmaz, şunları aktardı:

“Bu yatırımlar bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine kadar geniş bir yelpazede Mersin Üniversite'mizin bölgesel ve ulusal ölçekteki konumunu daha da sağlamlaştıracaktır. Son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yükseköğretimde köklü değişiklikler gerçekleştirildi. Bugün 129'u devlet, 79'u vakıf olmak üzere 208 üniversitesi ile ve 7 milyona yaklaşan öğrencisi ile ülkemiz her bir ilinde Yükseköğretim hizmetini sunan son derece önemli bir konuma yükselmiş ülkeler arasındadır. Diğer taraftan öğrencilerimizin eğitim hayatlarını her türlü kaygıdan uzak, rahat bir ortamda sürdürebilmeleri için her türlü desteği yapıyoruz ve adımı atıyoruz. Barınmadan beslenmeye, sosyal desteklerden akademik başarıya dönük sosyal destek sistemlerine bütün yönleriyle öğrencilerimizin yanındayız. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülke hakikaten çok az bulursunuz. Sadece Mersin'de 18 bin yurt kapasitemiz var. Yakında 20 bine çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi uygun ortamlarda, yurtlarda barınma hizmeti vererek destekliyoruz. Burslar, krediler sağlıyoruz. Eğitimin ilk aşamalarından son aşamalarına kadar her türlü desteği sunuyoruz. Dünyada yükseköğrenimin bilabedel sağlandığı ender ülkelerden biriyiz. Ben de hasbelkader yurt dışında 2 yıl yüksek lisans yaptım. Amerika Birleşik Devletleri'nde devlet burslusu olarak gittim. Orada Amerikalı sınıf arkadaşlarımın gidip boya badana yapıp üniversite ücreti yetiştirmeye çalıştıklarını gördük. Kendim yaşadım. Bunun kıymetini gerçekten bilmek lazım. Biz de üniversitelerden parasız bir şekilde tüm topluma sunuluyor. Vakıf üniversiteleri hariç onlar tabii devlet değil. Orayı tercih edenler karşılığını ödüyorlar elbette. Ama yüzde 90 sistemimizde devlet ağırlıklı.”

 

“GÖREVİMİZ EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SUNMAKTIR”

Yapılan yatırımların temelinde insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışının bulunduğunu belirten Cevdet Yılmaz, asıl kalkınmanın rakamlardan önce nitelikli insan gücüyle mümkün olacağını ifade etti. Fırsat eşitliğinin Cumhuriyet’in özü olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin her köşesindeki çocuklara eşit imkân sunmanın devletin en temel görevi olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

“İnsan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışı, herkesi içine katan ve insanı merkeze alan nitelikli insanla hedeflere ulaşılabileceğine inanan bir anlayış. Yıllarca Kalkınma Bakanlığı yaptım. Şimdi kalkınmada bir sonuç göstergeleri vardır. Bir de sebepler vardır.  Milli gelir dediğiniz kişi başına gelir, ihracat, bunlar hep güzel rakamlar ama hepsi sonuç göstergesi. Esas sebeplere inecek olursanız bir ülkenin kalkınmışlığını ne gösterir diye soracak olursanız bana şöyle cevap verim; 'Kendisi için ortak hedefler koyabilen, bu hedeflerin etrafında da birleşebilen, ortak hareket edebilen toplumlar, iyi organize olmayı becerebilen toplumlar, kalkınmış gelişmiş toplumlar. Bunu yapamayan toplumlar ortak hedefler koyamayan enerjisini çekişmelerle harcayan organize olamayan toplumlar ise yeterince gelişmemiş toplumlardır. Bu tanım özünde insanı ima ediyor; nitelikli, donanımlı, doğru bir zihniyete sahip, iletişim kurabilen, birlikte çalışabilen bir insan topluluğunu ima ediyor aslında. Dolayısıyla eğitime yaptığımız bu yatırımlar aynı zamanda Türkiye yüzyılına, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır' diye ifade İfade etmek istiyorum. Diğer yandan bu yatırımlar aynı zamanda fırsat eşitliği kavramıyla çok yakından ilgili. Bingöllü bir kardeşinizim. Bingöl'de doğdum. Liseyi Bingöl Lisesi'nden mezunum. Hiç dershaneye falan da gitmedim çünkü yoktu. Ama oradan ODTÜ Kamu Yönetimi Bölümü'nü kazandık. Sonra Devlet Planlama Teşkilatı'nda uzun yıllar görev yaptım. Daha sonra siyaset, bakanlıklar bu noktalara kadar geldim. Bütün bu süreçte şunun altını çizmek istiyorum, fırsat eşitliği çok önemli. Ülkemizin hangi ilinde, ilçesinde, beldesinde doğmuş olursa olsun bir yavrumuz, evladımız. Hangi sosyoekonomik arka plandan geliyor olursa olsun, ailesinin konumu ne olursa olsun, devlet olarak, hükümet olarak bizim görevimiz bu çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Fırsatı değerlendirip, değerlendirmemek o bireye kalmış bir şey. Ona yapacak bir şeyimiz yok. Siz bir fırsat sunarsınız. Çok çalışan bunu değerlendirir. İstemeyen değerlendirmez ama devletin, hükümetin görevi bu fırsat eşitliğini sunmaktır. Cumhuriyet tartışmaları yapılıyor bazen. İdeolojik tartışmalar yapılıyor. Bana göre cumhuriyetin özü fırsat eşitliğidir. Buna yürekten inanıyorum. Doğan her çocuğumuzun her Türlü makama, mevkie, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak Cumhuriyetin özüdür. Bu noktadaysam, işte bu sayede, bu noktalardayız. Cumhuriyetimizin kıymetini, ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir diye ifade ediyorum.”

 

“EĞİTİMİN KALİTELİ YAPILMASI ÇOK KIYMETLİ”

Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığının altını çizen Yılmaz, üç temel fonksiyonuna dikkat çekti. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Üniversite dediğimizde üç fonksiyon ön plana çıkıyor. Tecrübelerimden söyleyebilirim. Basit bir şekilde anlatmayı tercih ediyorum. Onu da şöyle ifade ediyorum; Birincisi eğitim fonksiyonu. Ne demek?İnsanlığın bugüne kadar ortaya koyduğu bilgileri gelecek nesillere en etkili bir şekilde aktarmak. Buna eğitim fonksiyonu diyoruz. Bu önemli mi? Elbette önemli. Kaliteli bir şekilde eğitimin yapılması çok kıymetli. Yeter mi? Yetmez. Gerekli ama yeterli değil. Eğitim fonksiyonunun yanı sıra ikinci büyük fonksiyonu üniversitemizin araştırma. Bunu nasıl ifade edebiliriz? O güne kadar gelen bilginin üzerine, yeni bir bilgi ilave etme meselesi. Bunu yapabiliyorsa bir üniversite araştırma fonksiyonunu yerine getiriyor demektir. Çok kıymetli. Yeter mi? Bu da yetmez. Üçüncü fonksiyon; 'Bazıları sosyal fonksiyon' diyor. Ben, 'Kalkınma fonksiyonu' diyorum. Bu da bilgiyi kullanma meselesi. Bilgiyi aktarmak güzel, bilginin üzerine yeni bilgi koymak da güzel ama bilgiyi kullanma dediğimiz bir şey var. Nedir bu? Mersin Üniversitesi bir ilin içinde, Çukurova diye bir bölgenin içinde.Bu bölgenin sosyal sorunlarına, ekonomik sorunlarına kayıtsız kalırsa üniversite bu fonksiyonunu icra edemez. Ülkenin kalkınma meselelerine kayıtsız kalırsa yine bu fonksiyonunu icra edemez. Bilgiyi kullanma dediğimiz bu kalkınma fonksiyonu, sorun çözme, insanların hayatını iyileştirme, refahını arttırma fonksiyonu çok kıymetli. Bunun özünde üniversitenin açık bir sistem olması yatıyor. Üniversite şehirle arasına fiziki duvarlar örer, örmez. Ona bir şey demiyorum. Ama zihinsel duvarlar örmemeli. Üniversite açık bir sistem olmalıdır. Valilikle, yerel yönetimlerle, iş dünyasıyla, çiftçiyle, üreticiyle mutlaka güçlü bağlar kurmalıdır. Bu üçüncü fonksiyonu yerine getirmesinin en temel şartı budur. Açık olmalı üniversite. Zihni de, kapıları da açık olmalı. Bunu her ortamda ifade ediyorum. Burada da bir kez daha ifade etmiş olayım.”

 

İŞKUR, GENÇLERE YÖNELİK ÖNEMLİ PROJELER YAPIYOR

 

Gençlerin geleceğe donanımlı yetiştirilmesi gerektiğini söyleyen Cevdet Yılmaz, “Biz de gençlerimizin çeşitli projelerle istihdam edilebilirliğini güçlendirmeye çalışıyoruz. İŞKUR bu dönem çok önemli projeler yapıyor.Üniversitelerimize de gençlerimize bir takım kısmi zamanlı çalışma imkânları sunuyoruz. Hem bir iş tecrübesi ediniyorlar, hem de belli bir gelir elde etmiş oluyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği güç dediğimiz program gençlerin üretim çağı açılımıönümüzdeki 3 yıl 450 milyar Türk Lirası bir kaynağı bu alana aktarıyoruz. 3 milyondan fazla gencimizin hayatına dokunacak bir proje, staj imkânlarıyla, uzun süre desteklenmiş bir model ile çalışma imkânlarıyla, çeşitli boyutlarıyla bu güç programını hayata geçireceğiz ve gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz.Çünkü şuna inanıyoruz. Türkiye hedeflerine gençleriyle ulaşacak. Nitelikli, donanımlı, ülkesini, milletini, bayrağını seven bütün farklılıklarıyla ülkesinin renklerini kucaklayan bir taraftan da evrensel olarak da dünyanın meselelerine bakabilen bir gençlikle yürüyecek.Dolayısıyla gençlerimize çok büyük önem ve değer veriyoruz. Önümüzdeki süreçte bu programlarımızı da güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

 

“YATIRIMLAR MERSİN’E İVME KAZANDIRACAK”

Mersin Üniversitesi’nin bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz,yükseköğretim kurumlarının yalnızca akademik başarıyla değil, üretim gücü ve toplumsal katkısıyla da öne çıkması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, şunları kaydetti:

“Mersin'de denizcilikten sağlığa, enerjiden sosyal bilimlere uzanan geniş akademik kapasitesi ile Mersin Üniversitemizdeyiz bölgemizin ve ülkemizin en önemli eğitim kurumlarından birindeyiz. Binlerce gence eğitim veren, yüzlerce profesörün, akademisyenin bilgi ürettiği bu üniversite uluslararası öğretim alanında da saygın bir konuma yükselmiştir ve her geçen yıl konumunu iyileştirmektedir. Üniversitemiz, Times HigherEducation (THE)'in 2026 Dünya Üniversiteleri sıralamasında bin 501 artı bandında yer almasının yanı sıra toplumsal etki alanlarında da güçlü bir performans sergilemiştir.  2025 yılı etki sıralamalarında kaliteli eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, kadın-erkek fırsat eşitliği, sağlıklı ve kaliteli yaşam başlıklarında üst sıralarda yer almıştır. Mersin Üniversitesi başarılı akademik performansını şehrin üretim gücüyle buluşturan bir anlayışla hareket etmektedir. Üniversite bünyesindeki ileri teknoloji araştırma merkezleri ve güçlü laboratuvar altyapısı Mersin'in sanayi, lojistik, enerji ve tarım potansiyeline doğrudan katkı sunmaktadır. Az önce bahsettiğim bu kalkınma fonksiyonuna güçlü bir destek sunmaktadır. Bilgi üretimi ile kalkınma ve rekabet edebilirliğin güçlendirilmesi arasındaki bu bağ üniversitemizi bölgesel kalkınmanın önemli taşıyıcılarından biri haline getirmektedir.Akdeniz'e odaklanan araştırma merkezleri ve uygulama birimleri de bu yaklaşımı pekiştirmekte üniversitenin şehirle kurduğu güçlü ilişkiyi ortaya koymaktadır. Şimdi bu güçlü zemini yeni fakültelerle, sağlık ve enerji yatırımlarıyla bir adım öteye taşıyoruz.Açılışını yaptığımız denizcilik fakültesi, sektör-üniversite işbirliğinin nitelikli bir örneği olarak Türkiye'mizin denizcilik eğitimine yeni bir standart kazandıracaktır.Modern laboratuvarları, simülasyon merkezleri ve ileri teknoloji altyapısıyla gençlerimizi mavi vatan vizyonuna uygun şekilde yetiştirecek güçlü bir eğitim zemini oluşturuyoruz.Diş hekimliği hastanesi ise hem bölge halkına ileri düzey sağlık hizmeti sunacak hem de öğrencilerimizin uygulamalı eğitim alma imkânını geliştirmiş olacaktır.Diğer taraftan devreye aldığımız güneş enerjisi santralleri ile üniversitemizi enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir kampüs yapısına kavuşturuyoruz. Yeşil kampüs diye bir kavram var. Bizim de kalkınma politikalarımızın özünde dijital ve yeşil dönüşüm var.Dijital ve yeşil dönüşümü her seviyede gerçekleştirmek durumundayız. Burada da güzel bir örneğini görüyoruz. Temelini attığımız iki fakülte;İlahiyat Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi özellikle eczacılık alanında oluşturulacak ARGE altyapısı yerli ilaç ve sağlık teknolojileri hedefimize katkı sağlayacaktır. Savunma sanayisi inanılmaz bir devrim başardı. Sayın Cumhurbaşkanımız güçlü bir irade koydu ve bu iradeyi iyi ki erken bir dönemde koydu.Bugün birçok dünyada ülkeler, savunma sanayinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. 'Daha yeni uyandılar' diyelim. Ama biz çok erken yola çıktık. Bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıkmışız. Aynı şeyi niçin sağlık endüstrilerini de yapmayalım? Yerli milli sağlık endüstrileri geliştirmek en önemli hedeflerimiz arasındadır.Kamu alımlarının yüksek olduğu bir alan. Savunma sanayinde olduğu gibi sağlık endüstrilerinde de kamunun güçlü olduğu bir alan burası. Sıradan bir sektör değil. Benzer bir yaklaşımı mutlaka sağlık alanında da daha ileriye taşımak durumundayız. İlaçta, tıbbi cihazlarda olsun mutlaka yerli milli üretimi arttırmak durumundayız.Bu eczacılık fakültemizin de bu makrohedefimize katkıda bulunacağı yürekten inanıyorum. Bu yatırımlarımızın tamamı Mersin Üniversitesi'nin kurumsal gücünü arttıran şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla daha güçlü bağ kuran ve Türkiyevizyonuna nitelikli insan yetiştiren adımlardır.Bu istikamette kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.”

 

“KENTİN SOSYOEKONOMİK GELİŞİMİNE ÖNEMLİ KATKI SUNACAK”

Mersin Valisi Atilla Toros da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülke genelinde sürdürülen yatırım ve hizmet hamlesinin Mersin'e de önemli katkılar sağladığını ifade etti.

Mersin'in limanı, serbest bölgesi, lojistik altyapısı, sanayi üretimi, tarım potansiyeli ve turizm değerleriyle stratejik bir merkez olduğunu belirten Toros, üniversitede hayata geçirilen yatırımların kentin sosyoekonomik gelişimine önemli katkı sunacağını söyledi. Eğitim alanında yapılan her yatırımın gençlerin geleceğine yapılan stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Toros, açılışı yapılan ve temeli atılan projelerin Mersin'in büyüme ivmesini hızlandıracağını ve yaşam kalitesini artıracağını söyledi.

 

YAŞAR:YERLİ İLACIN MUTFAĞI OLACAĞINI UMUT EDİYORUZ

Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, üniversitenin araştırma üniversitesi kimliğiyle bölgeye yön veren lider konuma ulaştığını belirterek, “Büyük mesafe kat ettik. Üniversitemizin kuruluşundan bugüne ilk kez dünyanın 3’üncü üniversite olduk. Öğrencilerimiz Teknofest'te en çok derece alan 6. üniversite olmamızı sağladı. Kampüsümüzü yeni sosyal alanlarla donatmak amacıyla birçok kafe ve restorana hizmete açtık. Bölgemizin sağlık üstü olan Tıp Fakültesi hastanemize MR, tomografi, üç boyutlu tomografi cihazlarıyla ameliyathane ekipmanlarını Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle satın alarak envanterimize kattık. Açılışını ve temel atma törenini gerçekleştireceğimiz 20 metrekare kapalı alanı, 17 ileri teknoloji laboratuvarı ile yerli ilaç üretiminin mutfağı olacağını umut ediyoruz. Bugün açılışını yapacağımız eserlerden ilki Denizcilik Fakültesi, Mersin Deniz Ticaret Odası'nın hibe yoluyla kazandırdığı, MİP ve İstanbul Deniz Ticaret Odası'nın ise tefrişat desteği sağladığı 650 milyon TL değerindeki bu bina içine kurulmuş olan simülasyon merkezi ve Türkiye'nin en büyük ikinci dalga havuzuyla ülkemizin en donanımlı denizcilik eğitim üslerinden birisi olmuştur. İkinci eserimiz ise Diş Hekimliği Fakültesi hastanemizdir. 12 bin 500 metre kapalı alana ve 178 bin kapasiteli hastanemiz dijital altyapısı sanal hastane simülatörleri ve nitelikli genç akademik kadrosuyla tüm bölgeye şifa dağıtmaya başlamıştır. Üçüncü olarak açacağımız güneş enerji santrallerimizi Dünya Bankası ve Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı'nın desteğiyle kurulumunu tamamladık. Yerel güncel maliyeti 600 milyon TL olan bu projemiz üniversitemizin kaynakları kullanılmadan dış finansmanla çözülerek yıllık 40 milyon TL tasarruf sağlayan bir enerji üstüne dönüşmüştür.” dedi.

 

Konuşmaların ardından, eczacılık fakültesi ve ilahiyat fakültesinin temeli atılırken, denizcilik fakültesi, diş hastanesi ve güneş enerjisi santrallerinin toplu açılışı gerçekleştirildi.

 

 

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA