“ÇALIŞTIKÇA GÜÇLÜ, ÇALIŞTIKÇA HAYATTAYIM”




Tarih: 23 Şubat 2026 Pazartesi 17:20

RÖPORTAJ: RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Ne göğüs kanseri ne beyne sıçrayan tümör ne kısmi felç tantuni ustası Esra Özer’i yıldırmadı. Türkiye’nin sayılı kadın tantunicisi kemoterapiden çıkıp soluğu tezgâhının başında alıyor

Mersin’in sayılı kadın tantuni ustalarından biri.

Esra Özer…

Hayatı, bir gün ansızın yere düşmesiyle bambaşka bir yöne savruluyor. O düşüş sadece fiziksel değil, ardından gelen hastalıklar, yalnızlık ve hayata tutunma mücadelesiyle uzun bir sınavın başlangıcı oluyor. Altı yıldır tantuni ustalığı yapan Esra Özer, önce göğüs kanseriyle mücadele ediyor. “Tam atlattım” dediği anda bu kez beynindeki tümörle yüzleşiyor. Tedavi süreci devam ederken evsiz kaldı, bir dönem kadın sığınma evinde, bir dönem ise bir arkadaşının arabasında yaşamını sürdürüyor. Tüm bu zorlukların arasında şans bir kez yüzüne gülüyor ve başını sokacak bir ev buluyor.Ancak bu kez de hastalığı nedeniyle işinden oluyor. Çalışmak istediğinde ise hiçbir işletme ona kapı açmıyor.

Pes etmeyen Esra Özer, yaşadığı tüm zorluklara rağmen geri adım atmıyor ve kendi iş yerini açarak hem hayata hem de önyargılara meydan okuyor. İki evladından ayrı kalmak zorunda kalsa da mücadelesinden vazgeçmeyen kadın tantuni ustası Esra Özer’in azim dolu hikâyesini dinledik.

Kendinizi nasıl anlatırsınız?

Hayatın içinde düşe kalka ayağa kalkmayı öğrenmiş, inancıyla ayakta duran bir kadın. Tantuni işine 6 sene önce başladım. Aslında her şeyden önce verdiğim bir hayatta kalma mücadelesi var. Çok büyük bir hastalıkla savaş veriyorum.Süreç meme kanseriyle başladı. Tam toparlanıyorum derken hastalık beyne sıçradı ve ileri evrede devam etti. Bu süreçte sadece sağlığımla değil, hayatın diğer zorluklarıyla da mücadele etmek zorunda kaldım. Evimden olduğum zamanlar oldu. Çalışmak istediğimde birçok iş yerinde kapılar yüzüme kapandı. Kendi iş yerimde bile çalıştırılmadığım dönemler yaşadım.Ama vazgeçmedim. Kemoterapi alıp buraya geldiğim günler oluyor. Yine de işimin başında olmaya, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Ustam sağ olsun, bu süreçte bana destek. Onun desteğiyle ve kendi inancımla hayat mücadelesini sürdürmeye devam ediyorum.

Erkeklerin ağırlıkta olduğu tantuni sektöründe kadın bir usta olarak var olmak size ne hissettiriyor?

Aslında kendimi Türkiye’deki sayılı kadın tantuni ustalarından biri olarak görüyorum. Bu benim için sadece bir özgüven meselesi değil yıllarca ‘Yapamazsın’ denilen bir yolda ayakta kalmanın, emek vererek bir yere gelmenin ve vazgeçmemenin karşılığı. Erkeklerin daha çok yer aldığı bir meslekte var olabilmek kolay olmadı. Bu yüzden biraz meydan okuma, biraz da hayatta kalma biçimi diyebilirim. Ama en önemlisi, benden sonra bu işi yapmak isteyen kadınlara ‘Ben yaptıysam siz de yapabilirsiniz’ diyebilmek. Çünkü mesele sadece tantuni yapmak değil bir kadının emeğiyle, alın teriyle çalışıp ekonomik gücünü elinde tutabilmesi.

İlk kez tezgâhın başına geçtiğiniz günü hatırlıyor musunuz?

Evet, çok iyi hatırlıyorum. Söylenen sözlere rağmen ayakta durmaya çalışan, eli ayağı titreyen, ‘ya yapamazsam’ korkusuyla ekmeğin sıcağını bile hissetmeyen bir kadındım.

Hiç “Yapamazsın” diyen oldu mu?

Oldu ama her zaman gülümseyerek ‘Yapmak istiyorum’ dedim. Bu meslek bana, kadınların isterse her alanda var olabileceğini öğretti.

Tantuni yaparken sizi diğer ustalardan ayıran şey ne?

Hayatım, çabam ve mücadelem… Altı yıl önce bulaşıkçılıkla başladım, adım adım ilerledim. Babamın da bu işi yapmış olması benim için ayrı bir bağ oldu.

“İyi tantuni” sizce ne demek?

İyi et, iyi malzeme ve işi severek yapmak demek. Lezzetin en büyük sırrı gerçekten içten gelerek hazırlanması.

Tantuni yaparken en sevdiğiniz an…

İnsanlarla iç içe olmak, aynı anda hareketli bir şekilde hiç durmadan çalışmak. Tezgâhta huzur buluyorum; zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.

Bu işi yaparken yaşadığınız en unutulmaz an neydi?

Kendini usta sanan bazı insanların baskıları ve küçümseyici tavırlarıydı. Ama bunlar beni daha da güçlendirdi.

Müşteriden duyduğunuz ve sizi en çok mutlu eden söz ne oldu?

Gözlerinin içi gülerek, ‘Kadın usta çok güzel yapıyor, çocuklar annemin yaptığı gibi buluyor’ demeleri.

Göğüs kanseri teşhisini aldığınızda aklınızdan geçen ilk cümle…

‘Bitti’ dedim. Çok istediğim işe başlamıştım ama artık son sandım.

“Tam kurtuldum” derken bu kez beyninde tümör olduğunu öğreniyorsunuz…

Beyne metastaz yaptı, kısmi felç geçirdim. Uzun süre kimseyi tanıyamadım. O dönemde çocuklarımdan ayrı kalmak beni en çok yıkan şeydi.

Zor bir hayatınız olmuş, evlatlarınızdan uzak kalmışsınız… Şu an bu röportajı okuyor olsalar onlara ne söylemek isterdiniz?

Eşimden ayrıldım, evlatlarımı uzun süre göremedim. Hastalığım ile mücadele ettim. Ömrüm yettiğince onlardan asla vazgeçmeyeceğimi, onları çok sevdiğimi söylemek isterdim.

Bir dönem evsiz kalmışsınız…

Kimsem yoktu. Evden çıkmak zorunda kaldım ve bir süre kadın sığınma evlerinde kaldım. Ancak oradan hastaneye gidip gelmek, tedavi sürecini aksatmadan sürdürmek her geçen gün daha zor olmaya başladı. Doktorum randevularımı kesinlikle aksatmamam gerektiğini söylediğinde, ne yapacağımı bilemedim çünkü kalacak bir yerim yoktu. Bir dönem gerçekten sokakta kalma ihtimaliyle karşı karşıya kaldım. O sırada bir arkadaşım bana arabasını verdi. Uzun bir süre o arabada kaldım, orada uyudum ve sabah hastaneye giderek tedavime devam ettim. Hayatımın en zor ama en öğretici dönemlerinden biriydi. İnsan yalnız kaldığında aslında ne kadar güçlü olabileceğini de o zaman anlıyor. Daha sonra kiralık bir ev bulup oraya çıktım ama yaşadığım zorluklar kolay geçmedi. Tüm bunları yaşarken kemoterapi almaya devam ediyordum. Hem bedenimle hem hayatla aynı anda mücadele ettiğim günlerdi.

Peki, tezgâhın başında olduğunuzda bedeniniz mi iyileşiyor, ruhunuz mu?

İkisi de. Çalıştığımda yorulmuyorum; bedenim de ruhum da dinleniyor. İnsanların bana yaptıklarını bir süreliğine unutuyorum.

Pes etmeyi düşündünüz mü?

Çok düşündüm ama ‘Şu an değil’ dedim. İnancım ve tevekkülüm beni ayakta tuttu.

Bir dilek hakkınız olsa ne isterdiniz?

Kimseyi mutlu etmeyi değil, Allah’ın rızasını isterim. Çünkü insanları memnun etmeye çalıştıkça kendini unutabiliyor ama Allah’ın rızasını kazanmaya çalıştığında vicdanın da ruhun da huzur buluyor. Çalışabildiğim sürece kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum. Tantuni ustası olarak mesleğimi yapmaya, tezgâhın başında emeğimle var olmaya devam etmek istiyorum. Sağlığım el verdiği müddetçe üretmek, çalışmak ve alın terimle ayakta kalmak en büyük dileğim. Çünkü çalıştıkça kendimi daha güçlü, daha hayatta hissediyorum.

Kendi iş yeriniz, “Sıfır Bir Kebap ve Tantuni Salonunu” açmışsınız…

Evet, artık kendi işyerimde müşterimle buluşuyorum. Hastalığımdan dolayı da iş bulamadım ama çalışmam, para kazanmam ve tedavi olmam gerekiyor. Çünkü ilaçlarım pahalı.

Sizinle aynı durumda olan kadınlara neler söylemek istersiniz?

Bir kez bile pes etmemek, ‘Bitti’ dememek gerekiyor. Çünkü hayatımda en çok, tam her şey bitti dediğim noktalarda yeniden başa sardım. O anlarda aslında bir son değil, yeni bir başlangıcın kapısında durduğumu sonradan fark ettim. Her düşüş, başka bir kalkışın hazırlığıymış meğer. Artık tabuları yıkmanın zamanı geldi. Korkularımızı, ‘Yapamazsın’ diyen sesleri, toplumun çizdiği dar kalıpları geride bırakmalıyız. Bir kadın olarak istersek her şeyi yapabiliriz. Yeter ki kendimize inanalım, vazgeçmeyelim ve mücadele etmekten korkmayalım. Çünkü gücümüz, sandığımızdan çok daha büyük.

Son olarak eklemek istediğiniz var mı?

Herkesi işletmeme tantuni yemeye bekliyorum. Destekleriniz benim için gerçekten çok kıymetli. Bu sadece bir işletme değil, emeğin, mücadelenin ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesi. Bir tabak tantuni yerken aslında bir kadının hayaline, direncine ve azmine de ortak oluyorsunuz.


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA