MERVE KANKAN
İmamoğlu’nun mektubu Mersin’de okundu:
CHP'nin tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektup, 81 ilde eş zamanlı olarak yapılan basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyuruldu.
İmamoğlu’nun mektubunu Mersin CHP İl Başkanı Koral Ömür okudu. Koral Ömür, yaşanan sürecin yalnızca siyasi bir tartışma olmadığını, aynı zamanda bir adalet ve özgürlük meselesi olduğunu söyledi. Ömür, son bir yıldır devam eden sürecin birçok aileyi derinden etkilediğini ifade ederek, tutuklu bulunan isimlerin ailelerinin başlattığı “Aile Dayanışma Ağı” mücadelesine dikkat çekti.
“Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının aileleri adaletsizliğe son vermek için seslerini yükseltiyor. Bu hukuksuzluk son bulsun. Bu mücadele, ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen güzel yüreklerin omuz omuza verdiği bir dayanışma mücadelesidir” dedi.
“VİCDANINI KAYBETMİŞ KÖTÜ BİR AKIL”
İmamoğlu mektubunda şöyle seslendi:
Değerli yol arkadaşlarım; yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim… Her birinizi sevgiyle, dostlukla, hasretle kucaklıyorum. Bizlere karşı, eşi benzeri görülmemiş zalimlikte bir siyasi operasyon yürütülmesinin bir yılı doluyor. Bu bir yılda, vicdanını kaybetmiş kötü bir aklın ürünü olan, iftiralarla dolu soruşturmaların, haksız davaların ardı arkası kesilmedi. Dur durak bilmeyen bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü, kıymetli başkanım, Bolu’nun değerli insanı Tanju Özcan’ı tutuklayarak gösterdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, milletin dertlerine derman olan icraatlarını içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Tanju Özcan, Bolu’nun ve bizlerin gururudur.
İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla, anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı kaldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde ‘dava’ dedikleri, ‘mahkeme’ dedikleri; yazanı, yöneteni belli bir ‘müsamere’ sergileyecekler. Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu, sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan yurtseverlerdir. Tüm Cumhuriyet Halk Partililer böyledir. Dürüsttürler, çalışkandırlar. Onların; şehirlerimizin, ülkemizin bugününe ve geleceğine ilişkin yaptıkları katkılar çok önemli, çok değerlidir. Her birinden, en az kendimden emin olduğum kadar eminim. O nedenle içiniz ferah, moraliniz yüksek olsun.
“TEK DAVAMIZ; ÜLKEDİR, MİLLETTİR”
Bizim tek davamız; bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizle birlikte iftar edip sahura kalkamamak, hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz Hakk’ın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler, bu parmaklıkları dikenler, yılacağımızı ve geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet, 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın, demokrasi tutsaklarının direnme arzusunu körüklüyor.
"TUTUKLAMAYI KEYFİ CEZALANDIRMA YÖNTEMİNE DÖNÜŞTÜRENLER KAYBEDECEK"
Hukuksuzluğun hükmü elbette sona erecek. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet aşkıyla dolu kadınlar, erkekler, gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var. Bize cesaretinizle, mücadelenizle, dayanışmanızla umut oluyor, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri ele ele, kol kola omuz omuza aşacağız. Kurulan oyunları, kumpasları birlikte bozacağız. İnandık ve başaracağız. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü yaklaşırken, bu adaletsiz süreçteki en büyük mücadeleyi veren anneleri, eşleri ve kız kardeşleri büyük bir saygıyla selamlıyor, emekçi kadınlar günlerini kutluyorum. Adalet arayışımızda kadınların varlığı, cesareti ve dayanışması hepimize çok büyük bir güç veriyor. İnanıyorum ki bu 8 Mart, adaletin gerçekten hüküm sürdüğü günlere giden yolun başlangıcı olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.
|