RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Hayatı boyunca kendi gücünü keşfetmenin peşinde olan Rabia Nafer, vinç operatörlüğüne geçerek ezberleri bozdu. Bir kadının gücünü sadece evde değil, şantiyelerin zirvesinde de kanıtlayan Nafer, imkânsız denileni başardı ve tüm kadınlara ilham oldu.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların hayattaki gücünü, azmini ve başarılarını hatırlatan özel günlerden biri. Bu özel gün kapsamında, erkeklerin çoğunlukta olduğu bir meslekte çalışan ve cesaretiyle birçok kadına ilham veren bir vinç operatörü Rabia Naferile konuştuk. İki çocuk annesi olan ve 11 yıllık network deneyiminin ardından bambaşka bir mesleğe adım atan operatör Rabia, hem mesleğini hem de kadınlara vermek istediği mesajı anlattı.İşte, önyargıları tek hamlede yıkan o cesur kadının hikâyesi.
Öncelikle sizi tanıyalım…
İki çocuk annesiyim, 45 yaşındayım. Daha önce uzun yıllar network işi yaptım. Yaklaşık 11 yıllık bir geçmişim var bu alanda. İlkokul mezunuydum fakat sonradan eğitimime devam ettim. Şu anda açık liseyi bitirmek üzereyim. Şimdi ise vinç operatörü olarak çalışıyorum.
Vinç operatörlüğüne nasıl başladınız?
Daha önce network işini profesyonel olarak yapıyordum. Türkiye’nin birçok yerinde ekiplerim vardı. İnsanlara kazanç elde etmeyi, düzenli gelir kazanmayı öğretiyorduk ve birlikte çok güzel, eğlenceli bir çalışma ortamımız vardı.Fakat pandemi döneminde işler düşmeye başladı. İşler dijitale taşınınca evde daha fazla boş zamanım oluştu. Yeni bir iş arayışına girdim. Bir arkadaşımın vesilesiyle şu anki patronumla tanıştım. Bana kadınlara yönelik bir istihdam projesinden bahsetti. ‘Neden denemeyeyim?’ diye düşündüm.İş yerimin, patronumun ve çalışma arkadaşlarımın desteğiyle bu işi öğrendim. Çok şükür ki hiç pişman değilim. Şimdi severek çalışıyorum.
“POZİTİF DÜŞÜNMEYİ SEVERİM”
Vinç sürmek zor bir iş gibi görünüyor…
Vinç kullanmak bazen yerine göre zorlayıcı olabiliyor. Aslında çok karmaşık bir iş değil ama riskli bir iş. Bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor. Ben de hayatta her zaman işimin eğlenceli ve olumlu tarafını görmeyi tercih ederim. Bakış açım hep pozitiftir. Pozitif düşünmeyi severim. Zorluklar karşısında da bu bakış açısı bana çok yardımcı oluyor. Böylece karşılaştığım zorlukların üstesinden daha kolay gelebiliyorum.
Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir işte çalışmak sizi yoruyor mu?
Evet, bazen yorucu olabiliyor. Çünkü herkesin bakış açısı aynı değil. Bazı insanlar bir kadının bu işi yapabileceğine pek inanmıyor.Örneğin dar bir alana girdiğimde aracı oraya park edemeyeceğimi ya da o işi başaramayacağımı düşünenler oluyor. Ama tam tersi şekilde beni motive eden, destek veren insanlar da var. Olumsuzluklara değil, olumlu olanlara odaklanmayı tercih ediyorum. Bu sayede o bakış açılarını aşabiliyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Genelde çok güzel tepkiler alıyorum. İnsanlar beni görünce şaşırıyor. ‘Gerçekten bu işi siz mi yapıyorsunuz?’ diye soruyorlar. ‘Aracı siz mi getiriyorsunuz, vinci de siz mi kullanıyorsunuz?’ diye soranlar oluyor. Ben de, ‘Evet, hem aracı, hem vincikullanıyorum.’ diyorum.Trafikte veya çalıştığım yerlerde alkışlayanlar, tebrik edenler oluyor. Bu da beni çok motive ediyor. Zaten işimi seviyorum. Böyle destek görünce daha da severek yapıyorum.
“BEŞİK SALLAYAN DÜNYAYI SALLAR”
Peki, 8 Mart sizin için ne ifade ediyor?
8 Mart benim için güçlü kadınları hatırlatan bir gün. Aslında Rabbim kadınlara çok özel ve güçlü bir yer vermiş. Ama ne yazık ki birçok kadın kendi gücünün farkında değil. Kadınların potansiyellerinin farkına varmasını çok önemsiyorum. ‘Beşik sallayan dünyayı sallar’ diye bir söz vardır buna gerçekten inanıyorum. Hiçbir kadın aciz değildir. Yeter ki kendi içimizdeki gücü fark edelim ve bu zorlu hayatta dimdik durabilelim.
Kadınlara neler söylemek istersiniz...
Kadın isterse her şeyi yapabilir. Yeter ki önce kendimize dönüp potansiyelimizi görelim.Kendimiz, ailemiz, evlatlarımız ve ülkemiz için güçlü olduğumuzu fark edelim. Gücümüzü görüp güzel işler yapmaya imza atabilelim. Bu vesileyle tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
|