Eğitim Sen’den “siyasi operasyon” iddiası




Tarih: 30 Nisan 2026 Perşembe 16:08


Eğitim Sen Mersin Şubesi, Çamlıyayla’da bir okul müdürünün görevden alınmasına tepki göstererek sürecin siyasi ve hukuksuz olduğunu ileri sürdü; liyakat, kamu yararı ve eğitimde şeffaflık vurgusu yapan sendika, yaşananlara ilişkin suç duyurusunda bulunarak yetkilileri göreve çağırdı.

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, Çamlıyayla Kasım Ekenler Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü ve sendika üyesi Abdullah Cankara’nın görevden alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Şube binasında yapılan basın toplantısında konuşan Eğitim Sen Mersin Şubesi Hukuk Sekreteri Funda Gök, soruşturmanın siyasi gerekçelerle yürütüldüğünü iddia ederek, “Bugün burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için değil, aynı zamanda açık bir suç duyurusunda bulunmak için bulunuyoruz. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri ve yargı makamlarını göreve çağırıyoruz. Eğitimde liyakat tasfiye ediliyor, Çamlıyayla’da hukuksuzluk ve kumpas düzeni işliyor.” ifadelerini kullandı.

 

“YOLSUZLUĞA, USULSÜZLÜĞE VE HUKUK DIŞILIĞA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

 

Çamlıyayla’da yaşananların, bireysel bir mağduriyetin çok ötesinde olduğunun altını çizen Gök, “Yaşananlar; liyakatin tasfiye edildiği, kamu kaynaklarının siyasal ve ekonomik rant aracı haline getirildiği, hukukun ise bu düzeni korumak için araçsallaştırıldığı bir sürecin açık göstergesidir. İktidara ve yereldeki uzantılarına yakınlık üzerinden görev verilen idari kadrolar eliyle eğitim kurumları birer kamu hizmeti alanı olmaktan çıkarılmakta; keyfiyetin, yandaşlığın ve denetimsizliğin egemen olduğu bir yapı inşa edilmektedir. Bu yapı, yerelde oluşturulan çetevari ilişkiler ağıyla kamu kaynaklarını talan etmekte; bu düzeni teşhir edenleri ise baskı, soruşturma ve kumpaslarla susturmaya çalışmaktadır. Bugün Çamlıyayla’da karşı karşıya olduğumuz tablo, doğrudan doğruya siyasal iktidarın yarattığı bu antidemokratik ve hukuksuz iklimin ürünüdür. Eğitim Sen olarak altını bir kez daha çiziyoruz: Eğitim; hiçbir siyasal ve ideolojik dayatmanın aracı haline getirilemez. Eğitim; kamusal, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim ilkeleri temelinde yürütülmek zorundadır. Yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve hukuk dışılığa asla izin vermeyeceğiz. Sendikamızın üyeleri, görevlerini bu ilkelere bağlı kalarak yerine getirir. Liyakatleriyle görev alan eğitim emekçileri ve yöneticiler; karşılaştıkları usulsüzlüklere, yolsuzluklara ve haksızlıklara sessiz kalmaz. Siyasi icazetle değil emekleriyle o görevlere geldikleri için, kamusal eğitime zarar veren hiçbir uygulamayı görmezden gelmezler. Üyemiz Abdullah Cankara’ya yönelik süreç tam da bu nedenle başlatılmıştır. Çamlıyayla Kasım Ekenler Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapan üyemiz, görevini liyakatle yürütürken İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yaşanan usulsüzlükleri dile getirmiştir. Bunun üzerine hakkında başlatılan soruşturmalar hukuki değil, siyasi saiklerle yürütülmüş; önceden kurgulanmış bir senaryo doğrultusunda itibarsızlaştırılmak istenmiş, ardından görevinden alınarak sürgün edilmiştir. Bu süreç bir disiplin soruşturması değil, açık bir kumpas ve tasfiye operasyonudur. Dosya kapsamında “resmi belgede sahtecilik”, “iftira” ve “kumpas” şüpheleri yargıya taşınmış; Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma başlatılmıştır.” şeklinde konuştu.  

 

“SUSMAK SUÇA ORTAK OLMAKTIR”

 

Yargı süreci devam ederken, gerekli teknik incelemeler tamamlanmamışken idari yaptırım uygulanmak istenmesinin hukukun açık ihlali olduğunu vurgulayan Gök, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Savcılık süreci devam ederken dosyanın “bekletici mesele” yapılmaması, idarenin niyetinin gerçeği ortaya çıkarmak değil, hedef aldığı bir eğitimciyi cezalandırmak olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, müfettiş raporunda açıkça “okulda huzursuzluk yaşandığına dair ifade bulunmasa da…” denilmesine rağmen görevden alma önerilmesi, bu sürecin ne kadar keyfi ve dayanaksız olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, soruşturmayı yürüten müfettişlerin tarafsızlığı da ciddi biçimde tartışmalıdır. Şikâyetçi tarafın yönlendirmesiyle hareket eden, tarafsızlıktan uzak uygulamalarla yürütülen bu süreç, başlı başına bir hukuk ihlalidir. Çamlıyayla’da tespit ettiğimiz usulsüzlükler ise çok daha vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır: ihtiyaç olmadığı halde okulların ve kamu kurumlarının iktidara yakın müteahhitlere ihale edilerek tadilata sokulması, kamu lojmanlarının siyasi yakınlık esas alınarak usulsüz biçimde dağıtılması, yöneticilerin açıkça siyasi parti bağlantılarını kullanması, öğrencilerin tarikat, cemaat ve çeşitli dernekler aracılığıyla ideolojik yapılara yönlendirilmesinin idareciler eliyle organize edilmesi. Bunların tamamı suçtur ve kamu zararına yol açmaktadır. Üyemiz Abdullah Cankara, “susmak suça ortak olmaktır” diyerek bu düzene boyun eğmemiştir. Bugün maruz kaldığı sürgün, bu kirli düzeni korumaya çalışanların bir intikam girişimidir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu açıklama aynı zamanda bir suç duyurusudur. Savcılıkları göreve çağırıyoruz. Üyemize yönelik tüm idari işlemler derhal durdurulmalı, yürütülen soruşturmalar iptal edilmelidir. Çamlıyayla’da ortaya koyduğumuz tüm usulsüzlükler bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulmalıdır. Eğitim Sen olarak; kamusal eğitimi, eğitim emekçilerinin onurunu, liyakat ilkesini ve kamu yararını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuz düzeni kuranlar da, sürdürenler de er ya da geç hukuk önünde hesap verecektir.”

 

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (1)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA