Mersin Ziraat Odası, Tarım Kredi Grubu’nun 18 milyar liralık rekor kâr açıklamasını sert bir dille eleştirerek; üreticinin ürününü dalında bıraktığı bir dönemde gelen bu kârlılığın kooperatifçilik anlayışıyla bağdaşmadığını ve kamu vicdanını yaraladığını savundu.
RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Tarım Kredi Grubu, 2025 yılında aktif büyüklüğünü yüzde 50, öz kaynaklarını ise yüzde 45 oranında artırdığını açıkladı. Elde edilen yüksek kârlılık dikkat çekerken, bu tablonun sahadaki üretici gerçekliğiyle örtüşmediği gerekçesiyle eleştirilerin odağı haline geldi. Kurumun konsolide net kârını bir önceki yıla göre 5 milyar liradan 18 milyar liraya yükseltmesi ise özellikle üreticinin zor bir dönemden geçtiği tarım kenti Mersin’de tartışmaları da beraberinde getirdi.
“ÜRETİCİNİN İÇİNDE BULUNDUĞU TABLO, AÇIK BİR KRİZ HALİNE GELMİŞTİR”
Konuya ilişkin açıklama yapan Mersin Ziraat Odası, Mersin gibi yılın 12 ayı üretimin sürdüğü bir kentte üreticinin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu savundu. Sahadan elde edilen verilere göre yüzlerce ton ürünün pazarlanamadığı, birçok ürünün maliyetinin altında satıldığı, bazı üreticilerin ise hasat masraflarını karşılayamadığı için ürününü dalında bıraktığı ifade edildi. Açıklamada şunlara yer verildi: “Mersin gibi yılın on iki ayı üretimin sürdüğü bir tarım kentinde üreticinin içinde bulunduğu tablo artık açık bir kriz haline gelmiştir. Sahadan elde edilen veriler; üreticinin elinde yüzlerce ton ürünün pazarlanamadığını, birçok ürünün maliyetinin altında satıldığını, bazı üreticilerin hasat masraflarını dahi karşılayamadığı için ürününü dalında bıraktığını ve bu nedenle bahçelerde ciddi miktarda ürünün çürüdüğünü ortaya koymaktadır. Bu durum, üretim tarafında sürdürülemez bir ekonomik daralmaya işaret etmektedir. Böylesine ağır bir tabloda, üreticinin ortak olduğu ve temel amacı üreticiyi korumak olan Tarım Kredi Kooperatifleri’nin yaklaşık 18 milyar TL kâr açıklaması kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yaratmaktadır. Üretici zarar ederken kooperatifin yüksek kârlılık göstermesi, kooperatifçilik anlayışıyla bağdaşmamakta ve sistemin asli amacından uzaklaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturmaktadır. Bu noktada yapılan eleştirilerin ‘siyasi tartışma’ olarak nitelendirilmesi gerçeği değiştirmemektedir; ortada siyasi değil, sahadan gelen somut verilerle desteklenen bir sorun bulunmaktadır. Mersin ili özelinde yapılan piyasa incelemeleri de bu tabloyu net şekilde ortaya koymaktadır. Tarım Kredi Zincir Marketleri’nde birçok temel ürünün diğer zincir marketlere kıyasla daha yüksek fiyatlarla satıldığı tespit edilmiştir. Pirinç, bakliyat, şeker, zeytinyağı ve narenciye gibi temel ürünlerde oluşan bu farklar; kooperatifin piyasayı dengeleyen bir yapı olmaktan uzaklaştığını göstermektedir. Bununla birlikte; yılın her döneminde üretimin devam ettiği bir şehirde birçok temel sebze ürününün raflarda bulunmaması ya da düzensiz bulunması, yerel üretici ile bağın zayıfladığını ortaya koymaktadır. Özellikle narenciye gibi bölgenin ana ürünlerinde dahi daha yüksek fiyat uygulanması, üretici lehine bir yapıdan uzaklaşıldığını açıkça göstermektedir.”
“SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Öte yandan, üreticinin ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde kooperatif yöneticilerine ödenen yüksek maaşların kamuoyuna yansımasının tepkileri artırdığını savunan açıklama şöyle devam etti: “Üreticinin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde kooperatif yöneticilerine ödenen yüksek maaşların kamuoyuna yansıması, bu çelişkiyi daha da derinleştirmektedir. Kooperatif yönetimi bir kazanç alanı değil, üreticinin hakkını koruma sorumluluğudur. Bu nedenle yönetim giderleri ve maaş politikalarının şeffaf şekilde açıklanması zorunludur. Gelinen noktada, üreticinin zarar ettiği bir sistemin sürdürülebilir olmadığı açıktır. Kooperatiflerin amacı kâr etmek değil, üreticiyi ayakta tutmak ve piyasayı dengelemektir. Mevcut uygulamalar ise bu temel anlayıştan ciddi bir sapmaya işaret etmektedir. Mersin Ziraat Odası olarak; üreticinin emeğinin korunması, tüketicinin adil fiyatlara ulaşması ve kooperatifçilik anlayışının asli kimliğine dönmesi adına bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
|