RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Kayrakkeşlik ile Çukurkeşlik mahalleleri arasında planlanan taş ocağı projesi yeniden tartışma konusu olurken, mahalle muhtarlığı ÇED kararına karşı dava açtı. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ise sürece sert tepki göstererek, projeye açık şekilde karşı çıktı ve “Köylünün üzerine gidilmemeli.” dedi.
Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Kayrakkeşlik ile Çukurkeşlik mahalleleri arasında yapılması planlanan taş ocağı projesi, yeniden bölge gündeminin merkezine oturdu. Daha önce halk tepkisiyle engellenen projenin ÇED raporunun onaylanması üzerine mahalle muhtarı hukuki süreci başlattıklarını açıkladı. Gelişmeler Toroslar Belediye Meclisi’nde de ele alınırken, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız alınan karara sert tepki göstererek, projeye açık şekilde karşı çıktı ve süreci eleştirdi.
YILDIZ: ÇED, PANDEMİ DÖNEMİNDE ENGELLENDİ
Kayrakkeşlik ve çevresinde yeniden gündeme gelen taş ocağı projesine de sert çıkan Başkan Yıldız, 2022 yılında halkın tepkisiyle engellenen sürecin yeniden başlamasına tepki gösterdi. Mahkeme kararıyla ÇED raporu verilen projenin bölge halkının istememesine rağmen ilerletildiğini ifade eden Yıldız, şu sözlerle tepki gösterdi: “Çukurkeşlik ve Kayrakkeşlik tarafında yine vatandaşlar bağırıp çağırmaya başladı, haklı olarak. 2022 yılında bizzat protestolarına katıldığım ve o dönem ÇED raporunu engellediğimiz bir maden işi vardı. Yine 2022 yılında ÇED yaptırılmamıştı orada vatandaş, köylüler, yörükler, çiftçiler tarafından. Dediler ki; ‘Kardeşim bizim bağımız, bahçemiz, hayvanlarımız, evimiz, barkımız var. Biz burada maden istemiyoruz.’ Nasıl oldu, bitti; anlamadım. 2022 pandemi döneminde engellendi. Pandemiye rağmen insanlar karşı çıkmışlardı. Şimdi burası mahkeme ve bakanlık kararıyla ÇED'i verilmiş ve taşocağı olarak açılmak isteniyor. Açılıyor, başlayacak da yakında.”
“BU SÜREÇTE KÖYLÜNÜN ÜZERİNE GİDİLMESİN”
Sürecin işleyişine de tepki gösteren Başkan Yıldız, taş ocaklarının ihtiyaç olduğunu ancak bunun doğru planlanması gerektiğini söyledi. Başkan Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Ben bir kez daha buradan sesleniyorum; köylerin üzerine, köylülerin üzerine efendime söyleyeyim, bahçelerin, hayvanların vesairenin üzerine getirip bunları koymayın. Evet, taşocağa lazım. En çok da belediyelere lazım. Belediyeler bu taşocaklarını kullanıyor, işte beton yapıyor, asfalt yapıyor, yol yapıyor. Ama bunun da bir usulü adabı olması lazım. Bu ÇED'ler niye konuluyor? Vatandaş toplantısı niye yapılıyor? Vatandaş gelsin derdini anlatsın, onay versin diye yapılıyor değil mi? Onay vermezse de yapılmasın diyoruz zaten.Yasada bunu söylüyor. 2022 yılında bizzat oradaydım. İnsanlar davullarla, zurnalarla ite kalka dövüşerek, dediler ki; biz istemiyoruz. ÇED yaptırmadılar. Daha toplantısı yapılamadı orada. İmza atanlardan birisi de benim. Toplantı yapılamadı diye. Ne oldu da şimdi mahkeme neye göre karar verdi? Ve burayı tekrar taşınacağını açtılar. Ben gerçekten üzülüyorum. Özellikle Toroslar hakikaten bu anlamda çok ciddi bir baskı altında. O zaman bir tane milletvekilimiz soru önergesi vermişti. 38 tane ruhsatlandırılmış yer var demişti. Her geçen gün biraz daha çoğalıyor. İşte Aslanköy'deki durum. Geçen Meclis’te de konuştuk. 1.000 dönüm, 5.000 dönüm arazi oldu, 25.000 dönüm arazi. Ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyorum ama doğru bir şey değil.”
NARİN: HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK
Kayrakkeşlik Mahalle Muhtarı Veli Narin, gazetemize yaptığı açıklamada sürecin uzun süredir mahalle gündeminde olduğunu belirterek, gelinen noktada hukuki mücadeleyi başlattıklarını söyledi. Muhtar Narin, mahalleliyle birlikte hareket ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Muhtar seçilmeden önce de maden ocakları sürekli gündemdeydi. Mahalle muhtarı olduktan sonra, bunların durmayacağını bildiğim için mahallemiz adına Güzelleştirme Derneği’ni kurduk. 30’u aşkın üyemizle birlikte bu derneği güzel bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz. Bugünlerin geleceğini biliyorduk. Maden ocaklarının başımıza bela olacağını biliyorduk. Bu dernek de geçmişte bu amaçla kurulmuştu. Şimdi o gün geldi. Maden ocakları bir şekilde onay aldı ve birbirine yakın olmak kaydıyla iki maden ocağına izin verildi. Derneğimizle birlikte mahallemizde toplandık ve köylülerimizi bilgilendirdik. Mahallemizde bilgi alışverişi yaptık; yorumlar yaptık, konuştuk ve tartıştık. Onaylanmış bir konu hakkında şu anda eylem gibi girişimlerde bulunmadık. Çünkü önümüzde onaylı bir belge bulunuyor. Yapacağımız eylemler lehimize değil, aleyhimize olacaktır. Bu nedenle dernek, mahalle ve muhtarlık olarak hukuki süreci başlattık. Mahallemizin desteğiyle dava açtık. Mahallemizde yaşayan avukat Abidin Emre Alıç’ın öncülüğünde hukuki süreci başlattık ve dava açıldı. Bundan sonra bu süreci takip edeceğiz.”
“BU PROJEYİ KABUL ETMİYORUZ”
Taş ocağına karşı net bir duruş sergilediklerini dile getiren muhtar Narin, projenin hem doğaya hem de mahalle yaşamına zarar vereceğini ifade etti. Narin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğamızda, köyümüzde ve mahallemizde, yani yaşadığımız alanda bir maden ocağı istemiyoruz. Bunun bize her anlamda zararı olacaktır. Sesi, gürültüsü, tozu, pisliği, doğaya ve bizlere vereceği zararları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Bunu kimse bize kabul ettiremeyecek. Mahalleli, dernek ve muhtar olarak davamızın arkasındayız. Bu konuda duyarlı olan tüm devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum.”
|