Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın otomobilde vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mahkeme; sanık Hüseyin Arda Şark’ı ‘çocuğu olası kastla öldürme’ suçundan müebbet hapse mahkûm etti. Delilleri gizlemekle suçlanan diğer iki sanığın tahliye edilmesi ise tepkiyle karşılandı.
Mersin'de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Şark'ı ‘çocuğu olası kastla öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da 2 yıl hapis cezası verdi. Diğer sanıklar Nazmi Ç. ile Mustafa Z. ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından 4 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Şark (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Duruşmada, Hiranur'un annesi Gülten Tan, babası Murat Aygar, Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu önceki dönem başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü avukatı Derya Demir, dernek temsilcileri ile Kadın Dayanışma Komitesi hazır bulundu.
BABA AYGAR: ÇOCUĞUMU KASTEN KATLETTİLER
Duruşmada söz alan baba Murat Aygar, "Sanıkların kasten çocuğa karşı işlenen cinayet olarak değerlendirilip ceza almasını istiyorum." dedi. Anne Gülten Tan ise "Çocuğum uyuşturucu çetesine düştü ve kasten katlettiler" ifadelerini kullandı. Taraf avukatlarının beyanlarının ardından savunma yapan sanık Hüseyin Arda Ş., "Hiranur ile aramızda tartışma olmadı, benim elim tetikte değildi. Ben ateş etmedim, ateş edecek bir sebebim yoktu" diye konuştu. Diğer sanıklar Nazmi Ç. ve Mustafa Z. ise tahliyelerini talep etti.
Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Şark'ı ‘çocuğu olası kastla öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da 2 yıl hapis cezası verdi. Sanıklar Nazmi Ç. ile Mustafa Z. ise suç delillerini gizleme suçundan 4 ay hapis cezası aldı. Mahkeme, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tahliyelerine karar verdi.
ÖZDEMİR: KARAR, ADALET VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ YÖNÜNDEN BİZLERİ TATMİN ETMEDİ
Duruşma sonrası yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir konuşmasında, “Mersin Barosu olarak, Çocuk Hakları ve Kadın Hakları Merkezimizle birlikte dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Maalesef bugün verilen karar, öncelikle adalet ve hukukun üstünlüğü yönünden bizleri tatmin etmedi. Vicdanları da rahatlatmadı. Biz, çocuklarımızın ölmemesi için kadına yönelik şiddetin son bulması için hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Mersin Barosu olarak, dosyanın hem istinaf aşamasında hem de Yargıtay aşamasında takipçisi olacağımızı ve adaletin tesisi için Mersin Barosu avukatları olarak gereğini yerine getireceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririz” diye konuştu.
ANTMEN: BİR GECEDE ÇIKILAN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DERHAL DÖNMEMİZ GEREKİYOR
Mersin Barosu önceki dönem başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen ise “Bizler kadınlarımızı koruyamıyoruz. Çocuklarımızı koruyamıyoruz. 6284 sayılı yasanın tüm hükümleriyle, eksiksiz ve istisnasız uygulanması gerekiyor. Bu konuda iktidara büyük ve önemli görevler düşüyor. Fakat bundan da daha önemlisi, bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ne derhal dönmemiz gerekiyor. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri maalesef politiktir. Bunları da çözüme kavuşturmak en başta siyasi iktidarın görevidir, diyorum. Bundan sonra böyle acılar yaşanmasın” şeklinde konuştu.
DEMİR: KARAR, ÜLKENİN ADALETİNİN TEMELDEN SARSILDIĞININ İLANIDIR
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü avukatı Derya Demir ise “8 aylık mücadelenin son günü ama aslında başka bir mücadelenin başlangıcı. Bugün maalesef vicdanları rahatlatan, adaletin yerini bulduğunu söyleyeceğimiz bir karar alamadık. Aldığınız karar sadece basit bir ceza mahkemesi kararı değil, çocuklarını koruyamayan, bu ülkenin adaletinin temelden sarsıldığının da ilanıdır. Ruhsatsız silahların bakkaldan ekmek gibi alındığı bir ülkede çocuklarını koruyamayan bir düzene karşı isyan için bir araya geldik. Bu karara itiraz edeceğiz. Bu kararı kabul etmeyeceğiz. Çocukların korunması için ve ölmemesi için mücadeleye devam edeceğiz. Canımız sıkkın ama elbette pes etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)
|