MERVE KANKAN
Üç ölümle sonuçlanan Andes Hantavirüsü vakalarını değerlendiren TTB Halk Sağlığı Kolu Başkanı Nasır Nesanır, gemi gibi kapalı alanların bulaş açısından risk oluşturduğunu belirterek, sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün son açıklamalarıyla birlikte gündeme gelen Andes Hantavirüsü vakaları, olası bir salgın tartışmasını yeniden alevlendirdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Nasır Nesanır ile yapılan değerlendirmede, mevcut epidemiyolojik tablo; bulaş dinamikleri ve risk düzeyi, tüm ayrıntılarıyla ele alındı.
DSÖ’nün açıkladığı vaka tablosu
Nasır Nesanır, DSÖ verilerini aktararak mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan son açıklamada, üçü ölümle sonuçlanan toplam sekiz olgunun bildirildiği duyuruldu. Vakaların beşinde Andes Hantavirüsü laboratuvar olarak doğrulanırken, üç vaka ise şüpheli olarak değerlendiriliyor. DSÖ açıklamasına göre; ilk vaka 6 Nisan’da semptom göstermeye başlayan ve 11 Nisan’da gemide yaşamını yitiren bir erkek hastaydı. İlk olguda örnek alınmamış olması nedeniyle başlangıçta Hantavirüs düşünülmedi; belirtilerin başka solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştığı belirtildi. Geminin Saint Helena Adası’na yanaşmasının ardından hastanın eşi karaya çıktı ve onda da benzer belirtiler gelişti. Kadın hastanın durumu 25 Nisan’da Johannesburg uçuşu sırasında ağırlaştı ve ertesi gün yaşamını yitirdi. Alınan örnekler, Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü laboratuvarlarında ‘Andes Hantavirüsü’ olarak doğrulandı. Üçüncü ölüm ise 28 Nisan’da belirtileri başlayan ve 2 Mayıs’ta hayatını kaybeden başka bir kadın yolcuda görüldü. DSÖ ayrıca mevcut epidemiyolojik tablonun; yakın, uzun süreli, kapalı ortam temaslarıyla ilişkili olabileceğini ve bunun Andes virüsünün daha önce tanımlanmış sınırlı ‘insandan insana bulaş’ özelliğiyle uyumlu göründüğünü ifade etti.”
Andes Hantavirüsü neden yakından izleniyor?
Nesanır, virüsün özelliklerine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Hantavirüsler genel olarak kemirgen kaynaklı zoonotik enfeksiyonlardır. İnsanlara çoğunlukla; enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı, tükürüğü ile kirlenmiş partiküllerin solunmasıyla bulaşırlar. Ancak Andes virüsü, diğer Hantavirüslerden farklı olarak sınırlı da olsa insandan insana bulaş gösterebilen tek Hantavirüs türü olarak bilinmektedir. Bu özelliği nedeniyle; aynı yaşam alanını paylaşan kişiler, partnerler, sağlık çalışanları, kapalı alanlarda uzun süre kalan topluluklar yakın izleme altına alınmaktadır.”
Hastalık nasıl seyrediyor?
Nesanır, klinik tabloyu da ayrıntılı şekilde şöyle aktardı: “Başlangıç belirtileri genellikle; ateş, halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları şeklinde ortaya çıkıyor. İlerleyen günlerde bazı hastalarda; ciddi nefes darlığı, akciğer ödemi, oksijen düşüklüğü, dolaşım yetmezliği gelişebiliyor. Andes Hantavirüsünün yol açtığı ağır akciğer sendromlarında ölüm oranı bazı serilerde %30–40 düzeyine kadar çıkabiliyor.”
Bu olay neden önemli?
Nesanır, vakaların ortaya çıkış biçiminin halk sağlığı açısından kritik olduğunu vurguladı: “Bu vaka kümesi birkaç nedenle dikkat çekiyor: Mesela kapalı yaşam alanı olarak bilinen gemilerde; ortak havalandırma, yoğun temas, sınırlı izolasyon imkânı nedeniyle bulaşıcı hastalıklar açısından riskli ortamlar oluşturabiliyor. Tanı gecikmesi, ilk olgunun başka solunum yolu enfeksiyonlarıyla karışması, Hantavirüslerin erken dönemde tanınmasının ne kadar zor olabileceğini gösteriyor. Zoonotik hastalıkların artışı iklim değişikliği, ekolojik bozulma, insan-doğa temasının artması, kemirgen popülasyon değişimleri nedeniyle zoonotik enfeksiyon risklerinin arttığına dikkat çekiyor.”
Şu an için küresel bir yayılım bekleniyor mu?
Mevcut tabloyu değerlendiren Nesanır, küresel risk düzeyine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Şimdilik mevcut tablo; yaygın toplum bulaşından çok, yakın temas kümelenmesini düşündürmektedir. Bu nedenle uzmanlar şu aşamada; COVID-19 benzeri hızlı küresel yayılım beklentisi olmadığını, ancak yakın temaslıların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. DSÖ ve bölgesel sağlık otoriteleri; temaslı takibi, izolasyon, laboratuvar incelemeleri üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.” Nesanır’ın değerlendirmesine göre Andes Hantavirüsü vakaları şu aşamada sınırlı kümelenme özellikleri gösterse de özellikle kapalı ve yoğun temaslı ortamlarda bulaş riskinin dikkatle izlenmesi gerekiyor. Sağlık otoriteleri ise temaslı takibi ve laboratuvar doğrulamalarını sürdürerek süreci yakından takip ediyor.
|