YALINAYAK İÇİN ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞI




Tarih: 11 Mayıs 2026 Pazartesi 18:45


Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde görüşülen Yalınayak Mahallesi’ndeki imar planı değişikliği tartışmalarında, sanayi işletmeleri ile konut alanlarının iç içe kalmasının yarattığı çevre ve halk sağlığı sorunlarına dikkat çekildi. Meclis üyeleri ve belediye yöneticileri, mahkeme kararının uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtirken, kalıcı çözüm için işletmelerin uygun sanayi bölgelerine taşınması ve tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.

 

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

 

Mersin Büyükşehir Belediyesi Mayıs Ayı Birinci Birleşim Toplantısı, Mersin Kongre ve Sergi Sarayı’nda Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, Toroslar ilçesi Yalınayak Mahallesi’nde bulunan bir sanayi işletmesiyle ilgili imar planı sorunu gündeme geldi. Yıllar önce sanayi faaliyetlerine izin verilen bölgede zamanla çok sayıda konut yapılınca, fabrikalar ile yerleşim alanları iç içe kaldı. Özellikle granül yakıldığı belirtilen bazı işletmeler nedeniyle bölgede yaşayan vatandaşların çevre kirliliği ve sağlık sorunları yaşadığı ifade edildi. Daha önce belediyeler bölgeyi “ticaret-konut alanı” olarak planlamak istemiş ancak açılan davalar sonucunda mahkeme mevcut planları iptal etmişti. Bu nedenle Meclis, mahkeme kararına uygun şekilde yeniden imar düzenlemesi yapmak zorunda kaldı. Ancak Belediye yönetimi ve Meclis üyeleri, teknik olarak mahkeme kararını uygulamak zorunda olduklarını, asıl çözümün ise sanayi işletmelerinin uygun sanayi bölgelerine taşınması olduğunu dile getirdi.

Toplantıda ayrıca; bölgede yaşayan insanların sağlığının korunması gerektiği, sanayi işletmelerinin artık yoğun konut alanlarının içinde kalmasının sürdürülebilir olmadığı ve belediyeler ile ilgili bakanlıkların ortak hareket ederek kalıcı çözüm üretmesi gerektiğinin altı çizildi.

Toroslar ilçesi Yalınayak Mahallesi 10175 ada parselin mahkeme kararı doğrultusunda konut dışı kentsel çalışma alanı olarak işaretlenmesine ilişkin hazırlanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği teklifi ile ilgili komisyon kararı oylamaya sunuldu. Madde oy birliğiyle kabul edildi.

 

CHP’Lİ BERK: İNSANLAR, FABRİKALARIN İÇERİSİNDE ZEHİRLENİYOR

CHP’li Meclis Üyesi Hıdır Berk, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ciddi çevre sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, granül yakan fabrikalar nedeniyle insanların sağlık açısından mağduriyet yaşadığını söyledi. Berk, şunları söyledi: “Bizim mahkeme kararı doğrultusunda bir komisyon raporuydu. Bunu belirtmek isterim. Bununla ilgili bir süredir, uzun bir süredir ben de orada yaşayan insanların sorunlarını dile getirmek için yanlarında oluyoruz. Bir şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Mahkeme kararı olmamış olsaydı biz bu konuya ret verecektik, şer koyacaktık. Mahkeme kararı olduğu için biz şer koyamadık. Şimdi şöyle bir durum var. Bende iki tane mahkeme kararı var. Aynı yerle ilgili. Bir; şu anda düzenlemiş olduğumuz planla ilgili, bir diğeri ile aynı yer iş yeri ile ilgili. Bir ruhsat başvurusu. Aslında mahkeme kararın gerekçeli bir özetini okursam aslında ne demek istediğim anlaşılır. Yani şurada şunu söylüyor. Mersin ili Toroslar ilçesi Yalınayak Mahallesi 102092 Sokak No 1/A adresinde bulunan ve davacı tarafından işletilen işyeri açma, işyeri çalışma ruhsatlı verilmesi talebine yapılan başvurunun reddine ilişkin karar. Şimdi gerekçeli kararda bu vatandaş ruhsata başvuruyor. Sonra mahkeme karar veriyor. Ve gerekçeli kararda şöyle bir şey söylüyor; ‘Öte yandan diyor, söz konusu iş yerinin bulunduğu alanın mahkememizin 09/09/2021 tarih ve şu karar sayılı kararı üzerine hazırlanacak yeni 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planında sanayi bölgesi olarak belirlenmesi halinde yeniden ruhsat başvurusunda bulunabileceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine.’ Şimdi bunu niye okudum? Burası bir iş yeri. Gayrisıhhi müessese dediğimiz 2. sınıf bir iş yeri olarak ruhsat açmış. Sonra burayı büyütmüş. İşte belediyenin ilgi Büyükşehir uhdesinde bulunan, çünkü 1. sınıf işletmeler Büyükşehir’in uhdesinde olan yani onun kontrolünde olan ruhsatı Büyükşehir tarafından verilen yerlerdir. Büyükşehir ekipleri de bunu görüyor ve kapatıyor. Bu vatandaş tekrardan ruhsata başvuruyor. Ruhsata başvurduğunda da burası sanayi yapmak istediğin iş, sanayi bölgesinde olması gereken bir yerdir. Ama bu işletmenin yapıldığı ya da o anki dönemde zaten sanayide. Hiçbir zaman burası sanayi olmamıştır. Burası, 'konut dışı çalışma alanı' diye tabir edilen bir lejanta sahiptir. Burada da hangi işlerin yapılacağı da bellidir. Bunları niye söylüyoruz? Şimdi bir tanesiyle ilgili bir şey okudum. Bu vatandaş bu arada plana gitmiş. Yani planın değişikliğine ilişkin bir mahkeme gitmiş. Bunu yapıyoruz. Burada da diyor ki; çevresindeki yapılan işlerle ilgili genelde bu tarz işletmeler var. Bundan dolayı Mecliste burası ticaret konut işaretlenmiş. Dolayısıyla yanlış bir işaretlenme var. Buranın mahkeme şurayı şunu yapacaksınız demiyor. Diyor ki; çevresiyle uyumlu bir hale getirin şeklinde bir mahkeme kararı var. Ama oradaki sorun uzunca yıllardır söylüyoruz. Orada yaşayan insanlar, bizim insanlarımız. Her belediyenin bununla ilgili ilgilenmesi gerekiyor. Kayyım orada yerine bir tane vekalet edip Türkiye Belediyeler Birliği'ne görevlendireceğine, birisini görevlendirip Şevket Sümer Mahallesi'ne göndersin. Orada yaşanan dramı izlesin. Onun işi orada oturmak değil, gitsin. Bir kısmı Toros'ta, bir kısmı Akdeniz'de. Onun için bunu söylüyorum. Şimdi bütün belediyeler bu yükü de Toroslar Belediyesi'ne de yüklemesin. Herkes elini taşın altına koysun. Orada bir sorun var. Gidelim, bakalım. Mesela çok merak ediyorum. Diğer gruplardaki grup başkanları bununla ilgili bir söz kuracaklar mı? Şimdi orada bir trajedi yaşanıyor. İnsanlar, granül yakan fabrikaları içerisinde zehirleniyor. Bununla ilgili bir söz kurarlar mı mesela?”

 

ÇOKGÜN: MAHKEME KARARINI TARTIŞMAK, MECLİSİMİZİN GÖREVİ DEĞİL

MHP’li Meclis Üyesi İlhan Çokgün ise bölgedeki sorunun uzun süredir bilindiğini belirterek, konunun mahkeme kararları doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti. Çokgün, sözlerine şöyle devam etti: “Komisyon başkanı bu konuyla ilgili izah verebilir herhalde. Orası benim sanayimin dibinde bir yer. Ben orada ne olduğunu biliyorum. Sonuçta mahkeme bir karar vermiş. Mahkeme kararını tartışmak Meclisimizin görevi değil.”

 

TUNÇAZ: HALK SAĞLIĞI HAKİKATEN HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR

AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Emin Tunçaz da halk sağlığının her şeyin üstünde olduğunu belirterek, “İlhan Bey'in söylediği gibi komisyon gerektirdiği kararı almış. Fakat Hıdır Bey'in bahsettiği çevre problemi, bir sosyal problemle ilişkin halk sağlığının önemine işaret ediyor. Buna ilişkin tedbirleri gerek Belediyemiz gerek yerel belediyemiz gerek Bakanlığımız tabii ki almalıdır. Çünkü halk sağlığı hakikaten her şeyin üstündedir. Bütün çalışmalarımızın hedefi halkın memnuniyeti, halkın sağlığı ve refahına yöneliktir. Dolayısıyla bu manada bir serzenişe gerek yoktu, teknik bir konuyu değerlendirirken. Fakat o konunun, sorunun orada çözülmesi için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini, elini taşın altına koyması gerektiğini biz de kabul ediyoruz.”

 

SEÇER: MAHKEME KARARINI ÇÖZMEK İÇİN ÇALIŞMA YAPMAK LAZIM

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, mahkeme kararının uygulanmasının zorunlu olduğunu ifade ederek; mevcut durumda hem işletmelerin mağdur edilmemesi hem de bölgede yaşayan vatandaşların sağlık ve çevre sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi. Başkan Seçer, şunları aktardı: “Komisyon başkanına dönelim. 'Şimdi siz oraya ticaret konut' dediniz mahkeme bozdu. ‘Ticaret konut’ dediniz, bozdu. Ama şunu demedi. Orada küçük sanayi bir atölye neyse adı o işletme. 'Sanayi bölgesi, küçük sanayi bölgesi, imarda işaretleyin' diye bir mahkemenin talimatı falan yok. Hıdır Bey ve Muhammet Bey de katılıyor. Bu endişesine iki Meclis üyemizin de hatta İlhan Bey de bunun farkında; ‘Benim sanayinin dibinde' diyor. Şimdi teknik olarak bizim diyeceğimiz bir şey yok. Mahkeme böyle karar vermiş, bozmuş. Tekrar siz oraya bir işlem yapacaksınız. İyi güzel de biz de mahkeme kararını uyguluyoruz Meclise getirip. Yoksa suç işlemiş olacağız. Bu sorunu nasıl çözeceğiz? Orada işletme sahibi inat ediyor. Ben buradan başka bir yere gitmem diyor herhalde. Diyor; 'Ben zamanında kurmuştum, büyük bir sürü yatırım yapmışım.' Ama gün gelmiş, devran dönmüş. Bölgenin sosyolojik şartları değişmiş. Oralar şu anda daha çok konut yapımı, değil mi o bölgeler? Böyle bir gerçek var. Doğal olarak da 1/5000'lik planları yapmışız, uygulama planlarını yapmışız. Biz bu gerçekler üzerinden yeni planlar yapmışız. Sadece Akdeniz'in o bölgesinde değil. Güney'de, sahil bölgelerinde de daha doğu bölgelerinde de bir kısım lojistik, bir kısım küçük sanayi, işte ticaret, konut. Bunları yapmışız. Oraya uygun diye yapmışız. Hepinizin onayıyla yapmışız. Meclis bunu onaylamış. Şimdi biz o insanları nasıl ikna edeceğiz? Onların da mağduriyeti ortaya çıkmadan ya da mağdur olmalarını engelleyecek bir şekilde, oradan alıp bir başka yere gitmeleri lazım. Orada kalmaları, her gün orada yaşayan insanların sağlık açısından mağduriyeti artı çevre sağlığı problemi var. Şimdi bunu çözmek lazım. Yani bizim tartıştığımız dediği gibi, ortada bir şey yok. Mahkeme kararını uyguluyoruz. Kapalı toplantıda hatta şerhi vardı Hıdır Bey'in; ‘Çekiyorum’ dedi. Yani bu mahkeme kararı uygulanacak. Bunu çözmek için bir çalışma yapmak lazım. Bunu oturup konuşmak lazım. Biz içeride bunu konuştuk. Resmi bir komisyon üyeliği de olmayabilir. Bak içeride başka bir karar verdik. Burada değiştirebiliriz. Burada siz de lütfen dahil olun. Dedik ki; 'O zaman bir çözüm, yol haritası getirin de uygulayalım bunu. Meclisi ikna edelim.' Ama sen bölgeyi biliyorsun İlhan Bey. Katkı sun, siz de katkı sunun. Toroslar, Akdeniz Meclis üyeleri katkı sunsun. Ben ne teklif edeceğim, işte çıkardın ki bunun bakanlık boyutu var. Bu sorumluluk sadece belediyelerde değil. Özellikle iş başka bir yere geliyor. Daha büyük bir yapıya geliyor Bakanlığın gözetiminde bu tip yerler. Yani bunları bir çalışın önümüze koyun.”

 

İNCE: HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN İŞLER YAPILMASIN

CHP’li Meclis Üyesi Uğur İnce ise sorunun yaklaşık 20 yıldır devam ettiğini belirterek, bölgenin artık konut ağırlıklı bir yapıya dönüştüğünü ve halk sağlığını tehdit eden işletmelerin burada faaliyet göstermesinin doğru olmadığını ifade etti. Belediyelerin planlama açısından üzerine düşeni yaptığını ancak mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu belirten İnce, “Bu mesele yaklaşık 20 yıllık bir mesele. Geçen dönem sizin döneminizde de buranın planları revize edilirken oradaki yaşayan insanların sesini duyup, biz burada Hal Kavşağı'nın kuzeyinde alanında tarif edeyim yaklaşık yüzde 80'lik kısmı Akdeniz Belediyesi'ne, yüzde 20'lik kısmı Toroslar Belediyesi'ne girilen bir alanda dedik ki; 'Biz burada ticaret konut olsun. Kentin artık bu bölgesinde halk sağlığını tehdit eden işler yapılmasın.' Planlama boyutunda Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Toroslar Belediyesi üzerine düşeni yaptı. Biz bugün mahkeme kararını Mecliste komisyonlarda görüştük, getirdik. Ve inanır mısınız bu mahkeme kararını alırken hem iktidarda hem muhalefetteki bütün Meclis üyeleri de içimizden de gelmedi. Sadece mahkeme kararını yerine getirmek için aldık. Bunu insanlar da iyi biliyor. Bunun çözümü dediniz, vesaire dediniz. Üst ölçek planlarda çözümü belli. Biz bugün Akdeniz'de, Yaka, Çimsa dediğimiz kuzey taraflarda sanayi alanı olarak yüzlerce dönüm imar planlarını bitirdik. Burada artık vatandaşların, iş sahiplerinin bunu fazla diretmemesi gerekiyor. Bugün orada hiçbir insan çevresine konut imarlı bir yerleşim alanı verip de onun içerisinde bu insanlar sağlıksız bir ortamda gelişemez. Aslında sorunun çözümü bu ama maalesef ki bunu da demeden edemeyeceğim. Ne kadar belediyeler ne kadar zabıta ilçe belediyesidir, resmi görevlerini yapsa da oraları mühürlese, çalışmasını bir nebze olsun engellese de tabii yürütmeyi durdurma kararları. İşte bugün tartıştığımız imar planında vermiş olunan kararlara karşı, mahkemeden de geldiği zaman biz de Meclis olarak mahkemelerin üstünde değiliz. Bunları sevsek de sevmesek de beğensek de beğenmesek de oyluyoruz.” dedi.

 

YILDIZ: HİÇBİR YERİN MAĞDUR OLMASINI İSTEMİYORUZ

Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, bölgede geçmiş yıllarda sanayi faaliyetlerine izin verildiğini ancak daha sonra aynı alanlara konut ruhsatları verilmesiyle bugün binlerce kişinin yaşadığı bir yerleşim alanı oluştuğunu belirtti. Toroslar’ın artık daha yaşanabilir bir ilçe olması için çalıştıklarını ifade eden Yıldız, “Konuştuğumuz meselenin bir yanında psikoloji.  Toroslar’a hizmet gelmesinden rahatsızlık duyan bir kısım çevreler var. Bunu biz Toroslar Meclisinde de hissediyoruz. Burada da hissediyoruz. Ama her şeye rağmen Toroslar'a hizmet gelecek. İkinci psikolojik kısım ise belki 2024 seçimleriyle falan çok alâkalı bir şey de olduğunu düşünüyorum. Evet, bazı şeyleri içselleştirmek biraz zaman alabiliyor. Bazı mevcut durumu değiştirebilmek zaman alabiliyor. Biraz bunun etkileri de var. Gündem maddesine ilişkin de aslında böyle bir durum var.  Şimdi bu kentimizde iş yapan çevrelerin hepsiyle görüşüyoruz. Toroslar'da iş yapan herkesle görüşüyoruz. Buradaki iş yapan hemşehrilerimizle de görüşüyoruz ve şunu anlatmaya çalışıyoruz. Toroslar, 1994 yılında kuruldu. Fakat 2024 yılında başka bir takvim işlemeye başladı. Başka bir saat işlemeye başladı. Toroslar artık gerçekten imrenilen bir ilçe oluncaya kadar biz irademizin arkasında durmaya devam edeceğimizi, bütün hemşerilerimize açık sözlü söylüyoruz. Ama hiçbir yerinde mağdur olmasını istemiyoruz. Bu konuştuğumuz alan Güneş Mahallesi, Şevket Sümer Mahallesi'yle ve Yalınayak arasında kalan Yalınayak Belediyesi zamanında 2000'li yılların başında buralar 2. sınıf gayri sıhhi müessesesi ruhsat ile ruhsatlandırılmış. Ama sonra bizden önceki belediyeler döneminde buralara ne hikmetse sanayi alanlarının içerisine ya da konut dışı kentsel çalışma alanları içerisine onlarca siteye ve eve konut ruhsatı verilmiş. Dolayısıyla orada şimdi binlerce insanın yaşadığı bir mahalleye dönüşmüş buralar. Şimdi şu psikolojik eşiği hepimizin geçmesi lazım. İş dünyamızdaki yatırımcı hemşehrilerimizin de o mahallede yaşayan kıymetli hemşehrilerimizin de şu psikolojik eşiği aşmaları lazım. Toroslar artık insanların bu tarz işlerini yaptıkları ama gidip başka ilçelerde yaşadıkları bir ilçe olmaktan çıkacak. Toroslar'da yaşayan 350 bin insan, başka ilçelerde insanlar hangi kalite ve konforda yaşıyorlarsa Toroslar'daki hemşerilerimiz de bu kalite ve konforda yaşayacak. Dolayısıyla iş dünyasının temsilcileri de orada yaşayan yurttaşlarımız da belediyemiz de tüm bu mevzulara ilişkin üzerine düşen her şeyi yapacak. Ben bunu iki yıldır anlatmaya çalışıyorum. Gerek bu Meclis’te gerek Toroslar Meclisi’nde anlatmaya çalışıyorum. Gerekse düzenlediğimiz onlarca spesifik toplantıda bunu hemşehrilerime anlatmaya çalışıyorum. ‘Bizi bir şeyleri zorla yapmak zorunda bırakmasınlar’ diye defalarca söyledim. Bakınız bu Birlik Sitesi ve civarı diye tarif ettiğimiz bu alan uluslararası kamuoyuna mal olmuş bir alan. İtalyan televizyonunda, İspanyol devlet televizyonunda bu işler gündemleştirildi. Kimsenin Mersin'i böyle göstermeye hakkı yok. Bunu da ben anlattım. Orada iş yapan arkadaşlarımıza da anlattım. Aslında belli bir mesafe takar ama dediğim gibi şu psikolojik eşiği bir aşmamız lazım. Parklarımız işgal ediliyor, müdahale ediyoruz. Siyaset dünyası, ticaret dünyası vesaire bizi arıyor.” ifadelerini kullandı.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA