Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP’li belediye başkanlarının parti değiştirmesini eleştirerek siyasi ahlak vurgusu yaptı, belediyelere yönelik sistematik saldırılara dikkat çekti ve CHP iktidarının anahtarının belediye başkanlarında olduğunu söyledi.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Cumhuriyet Gazetesi’nden İklim Öngel’in sorularını yanıtladı. CHP’li belediye başkanlarının AK Parti’ye katılmasını eleştiren Başkan Seçer, “Kimsenin yaşadığı olayları bilemem. Hangi atmosferde bu kararı verdi, gerekçe ne kulaktan duyma şeyler var. O nedenle böyle bir hüküm kesmem doğru değil. Ama bana ‘Bu arkadaşlarımızın geçişini doğru buluyor musunuz?’ derseniz, doğru bulmam. Siyasi Ahlak Yasası çıkmalı, parti değiştirmek kolay olmamalı. Sadece belediye başkanları için değil tüm seçilmişler için bu geçerli olmalı. Bizler siyasi parti çatısı altında seçimlere giriyoruz. Belediye başkanlarının kendi oyları elbette var ama asıl taşıyıcı kolon aday olduğu siyasi parti. İyi bir CHP’linin, kurumlardan yeterince destek alamıyor diye parti değiştirmesi çok düşük orandadır. Öte yandan son süreçte belediye ve belediye başkanlarına yönelik sistematik bir saldırı var. Normal olanlar anormal olmaya başladı. Bugünden sonra belediye başkanları olarak korku duvarlarını yıkıp işimize odaklanmak zorundayız. Bu bizim hem sorumluluğumuz hem de zorunluluğumuz. CHP iktidarına kapı açan anahtar belediye başkanlarıdır.” dedi.
“BİZ, HER ŞEYİMİZİ SİYASİ AİLEMİZE BORÇLUYUZ”
Siyasi partisinin desteğiyle seçim kazanan isimlerin parti değiştirmesinin yanlış olduğunu aktaran Seçer, “Siyasilerin başka bir partiye geçmesi çok travmatik bir durum. ‘Tehdit ediliyorlar mıydı?’nın yorumunu ben yapamam. Ama neden ne olursa olsun bu kararı doğru bulmuyorum. Tehdit varsa bile cezaevine girme riskini göze alırsınız, siyaseten yanlış içinde olmazsınız. CHP beni aday yapmasa ben belediye başkanı, milletvekili olamazdım. Biz her şeyimizi siyasi ailemize borçluyuz. O açıdan çok yanlış buluyorum” sözlerine yer verdi. CHP’li Belediyelerin 2019-2024 arası başarıları parlamento tartışmalarının dahi önüne geçtiğini kaydeden Başkan Seçer, “CHP belediyeciliği 2019’dan itibaren konuşulmaya başlandı. Belediyelerin 2019-2024 arası başarıları parlamento tartışmalarının dahi önüne geçti. Bu dönem başarılı belediyecilik uygulamaları haber konusu oluyordu. Belediye hizmetleri ve iktidar uygulamaları neredeyse eşdeğer biçimde kamuoyuna yansıdı. Türkiye artık parlamenter sistemle yönetilmediği için belediye başkanları da bu dönem daha öne çıktı. Örneğin eskiden dar bir alanda büyükşehir belediye başkanlığı yapılıyordu ama daha sonra idari sınırlar belediye sınırı oldu. Sayın Erdoğan çok tecrübeli bir isim, belediyelerin gücünü gördü, iktidarını sarsacak işler yaptığını fark etti. 2019-2024 süreci, 2024’te daha büyük başarı alınmasını sağladı ve belediyeler engellenmeye, sistematik saldırıya maruz kaldı.”
“BENİM KORKUM YOK”
Belediye başkanlarının çok büyük tedirginlik içinde olduğunun altını çizen Başkan Seçer, “Yıllarca çalışmış, bugünlere gelmiş, bir birikimi olmuş. İnsanlar bugüne kadarki birikimlerine el konacak diye korku içine girdi. ‘Yolsuzluk, rüşvet iddialarıyla saldıracaklar, mal varlığıma el konacak’ endişesi var. ‘Kazanacak tarafa oynayalım’ diyen varsa bile çok az olduğunu düşünüyorum. Benim hiçbir şeyden korkum yok. Eşim ve iki evladım var. Çocuklarımın kursağından bir kuruş haram lokma geçmedi, geçmez. Bu bir ahlak meselesi. Dilediğiniz kadar mal varlığınız olsun, ahlaksız bir insan yine de bir kuruşa tenezzül eder. Ama ancak kendine yeten, zaman zaman sıkıntı yaşayan ahlaklı bir insan devletin tek kuruşuna dahi tenezzül etmez. Haram yememiş insanlar endişe içinde olursa konuşacak bir şey kalmaz. Ancak bugüne kadar Türkiye’nin çok az dönemde yaşadığı; hatta örnek bir dönem bile gösteremeyeceğim bu süreçte kendimizden ne kadar emin olursak olalım tehlike altında olduğumuzun da farkındayız. Ama benim gibilerin bu duygu ile görevini yapamaz hale gelmesi, korku içine girmesi düşünülemez. Bizler bu sürecin aşılmasına katkı sunacak yegâne figürleriz. Ben hakkaniyet talep ediyorum. 1405 belediye var. Hukuk devletine uygun, adaletli, bağımsız mahkemelerin yürüttüğü soruşturmalar olacaksa bu tüm belediyeler için olmalı. Hep mi CHP’li başkanlar “yolsuzluğa” bulaşmış, tüm hataları CHP’li başkanlar mı yapıyor, tabi yapıyor ise...”
“HALK BU SALDIRILARI UNUTMAYACAK”
“Hırsızın AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi olmaz, hırsız hırsızdır. Hukuk ayrı işleyemez. 2019/2024 döneminden sonraki seçim sonuçlarına bakın. Bu artış hep sağ seçmenden geldi. Ortada bir başarı hikayesi var. Bu durumda halk genel seçimde de oy verme eğilimine girer. Belki 2023’te olduğu gibi ilk seçimde vermez ama bir dahaki seçimde farklı düşünebilir. Şehirlerimizde vatandaşlar “Başkanımızın başına bir şey gelmesin” diye dua ediyorlar. Halk bu saldırıları unutmayacak.” şeklinde konuşan Başkan Seçer, “Amaç itibarsızlaştırma. Ben muvaffak olabileceklerini düşünmüyorum. Hiçbir dönemde, hiçbir ülkede insanların özel yaşantısıyla ilgili bu denli dezenformasyon olmadı. Türkiye’de kaç TV kanalı doğruları söyleyebiliyor, böyle bir kanal artık yok. Sosyal medyada saldırı başlıyor, insanların, ailelerinin huzuru kaçıyor. Bundan daha büyük günah var mı? Bu insanların çocukları, eşleri var. Bu, görülmemiş bir durum. Burada AK Parti oy oranını artırmak için çok zorluyor, vitesi büyülttü. Sayın cumhurbaşkanı örgütleri konsolide etmek için çalışıyor. Ama oyları artmıyor. Burada devreye güven meselesi giriyor. Halka, ‘CHP kadroları belediyelerde nasıl başarılı olduysa bu ülkeyi de yönetir’ fikrine inandırmamız gerek. 2024 Esenyurt’ta yapılan operasyondan itibaren ‘CHP’ye saldıralım, CHP kendini savunsun’ alanı yarattılar. Bu arada Ortadoğu’da bir asırlık sınırlar değişiyor. Türkiye ekonomisi son yılların en dip durumuna geldi ama “CHP sınırlı bir alanda kalsın” deyip bizi oraya hapsettiler. Biz de orada zaman tüketiyoruz. Biz sürekli kendimizi savunma durumunda kaldık. Bir dava bitiyor diğeri başlıyor. Bunlar devam ederken yeni operasyonlar oluyor. Tüm yönetimin dikkati başka bir odağa çekiliyor. Bu bilinçli bir durum. Bizim buradan çıkıp Türkiye’nin sorunlarını ve çözümlerini konuşmamız gerek.”
“YEM DE AV DA OLAMAYIZ”
‘CHP’nin “Silivri siyaseti” yaptığı yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?’ eleştirilerine kısmen katıldığını kaydeden Başkan Seçer, “Sayın genel başkan insanüstü gayretle mücadele ediyor. Kendi alanını, evini korumaktan vakit kaldığında Türkiye’nin sorunlarını konuşabiliyor. Belediye başkanları da şehirlerine hizmet etmek zorunda. Hem hizmet yapmalı hem Türkiye’nin durumunu anlatmalıyız. Belediye başkanları siyaset yapmamalı, dokunulmazlığımız yok yem, av olamayız. Belediye başkanlarının genel merkez düzeyinde siyaset yapmasına karşıyım. Ben isimler üzerinden söylemiyorum. Milletvekilleri, parlamentoda işini yapacak. Bu konuları gündeme getirmenin kimseye faydası yok. Bugünden sonra biz belediye başkanları olarak korku duvarlarını yıkıp işimize odaklanmak zorundayız. Bu bizim hem sorumluluğumuz hem de zorunluluğumuz. CHP iktidarına kapı açan anahtar belediye başkanlarıdır. Şu an ortam çok uygun. Vatandaş iktidarı değiştirmek istiyor. İyi belediyecilik uygulamalarıyla 2024 seçimlerinde büyük başarı elde etmiş bir ana muhalefet partisi ve ona oy vermeye hazır bir seçmen var. Halka CHP’nin ülkeyi iyi yöneteceğini, ekonomiyi düzelteceğini, adaleti sağlayacağını, kaçan huzuru tesis edeceğini anlatabilirsek iktidar olacağız.”Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in savcılık ifadesinde Özgür Özel’in bir toplantıda “genel merkezin maddi ve manevi talebi” olabilir dediği iddiası kamuoyuna yansıdı. Böyle bir talebe siz tanık oldunuz mu, genel merkezler böyle taleplerde bulunabilir mi?” sorusuna ise Başkan Seçer, şöyle yanıt verdi “Bana garip gelen şu: Dosyada gizlilik var ama herkes her şeyi biliyor, olay orada sakatlanıyor. Muhittin Bey’in ne deyip ne demediği konusunda kesin bir kanaat yok. Avukatlar bile erişemezken basında, sosyal medyada çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Bırakın Muhittin Bey’in ne söylediğini, bunları söylediğini iddia eden kaynaklar tartışılmalıdır. Bu konulara çok fazla girmek istemiyorum. Bunlar şu anda yargıya taşınmış meselelerdir. Bu konularda gazetelerden edindiğim bilgilerle burada yorum yapmayı da doğru bulmuyorum açıkçası.” (Haber Merkezi)
|