RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Kurban Bayramı yaklaşırken Gıda Mühendisi Kamuran Öztop, gazetemize açıklamalarda bulundu. Kesim sonrası ette oluşan ölüm sertliğine (rigor mortis) dikkat çeken Öztop, sıcak etin poşetlenmesi, etin yıkanması ve çözünen ürünün yeniden dondurulması gibi halk arasında doğru bilinen yanlışların ciddi sağlık riskleri barındırdığını belirtti.
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar, et tüketimi ve saklama koşulları konusunda vatandaşları uyardı. Gazetemizin sorularını yanıtlayan Gıda Mühendisi ve Toros Üniversitesi Otel Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kamuran Öztop, kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini belirterek; etin uygun koşullarda en az 24 saat dinlendirilmesinin hem sağlık hem de lezzet açısından önemli olduğunu söyledi. Bayram sürecinde en sık yapılan hataların başında sıcak etin poşetlenmesi, çözdürülen etin yeniden dondurulması ve çiğ etin diğer gıdalarla temas ettirilmesinin geldiğini ifade eden Öztop; hijyen kurallarına uyulmamasının ciddi sağlık risklerine yol açabileceğine dikkat çekti.
Kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmeli mi, dinlendirilmesi gerekir mi?
Kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmesini önermemekteyiz. Kesim sonrası kas dokusunda “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliği oluşur ve bu süreçte et daha sert, sindirimi daha zor bir yapıdadır. Rigor mortis süreci genellikle 2- 4 saat içinde başlar ve 12- 48 saat boyunca devam eder. Bu süreçte et sert, lifli ve pişirme açısından verimsiz bir yapıdadır. Bilimsel çalışmalar; etin uygun koşullarda dinlendirilmesinin yumuşaklık, aroma ve su tutma kapasitesi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvan etlerinin, kesim sonrası yaklaşık 24 saat soğuk ortamda dinlendirilmesi önerilmektedir. İdeal koşul, etin parçalanarak 0-4 °C arasında muhafaza edilmesidir. Etin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi, taze kalmasını ve rigor mortisin etkilerinin azalmasını sağlar. Bu süreçte kas dokusunda doğal enzimatik faaliyetler devam eder ve et daha yumuşak, lezzetli ve kolay pişebilir hale gelir. Geleneksel mutfak kültürümüzde ‘etin ertesi gün daha güzel olması’ anlayışı aslında bilimsel olarak da karşılığı olan bir uygulamadır. Dinlendirilmiş et hem gastronomik kalite hem de sağlık açısından daha uygun bir tüketim sağlar.
“SICAK ETİN DOĞRUDAN POŞETLERE KONULMASI UYGUN DEĞİLDİR”
Etin sağlıklı şekilde saklanması için nelere dikkat edilmeli?
Etin güvenli saklanmasında temel unsur soğuk zincirin korunmasıdır. Kesim sonrası et küçük parçalara ayrılmalı, temiz kaplarda hava alabilecek şekilde ön soğutmaya bırakılmalıdır. Sıcak etin doğrudan poşetlere konulması uygun değildir. Bilimsel kaynaklarda hayvansal ürünlerde hızlı soğutmanın mikrobiyolojik riskleri azalttığı belirtilmektedir. Çiğ etler diğer gıdalardan ayrı muhafaza edilmeli, özellikle sebze ve pişmiş ürünlerle temas ettirilmemelidir.
Kurban eti buzdolabında ve derin dondurucuda ne kadar süre muhafaza edilebilir?
0-4 °C’de saklanan taze kırmızı et genellikle 3-5 gün içinde tüketilmelidir. Kıyma gibi yüzey alanı geniş ürünlerde bu süre daha da kısalır ve ideali 1-2 gündür. -18 °C’de derin dondurucuda muhafaza edilen etler ise yaklaşık 6-12 ay kalite kaybı minimum düzeyde korunabilir. Daha uzun süreli muhafazalarda et kalite kayıplarına uğramaktadır. Uzun süreli muhafazada uygun ambalajlamanın da kalite açısından kritik olduğu unutulmamalıdır.
Vatandaşların en sık yaptığı saklama hataları nelerdir?
En yaygın hata sıcak etin üst üste konulması ve doğrudan poşetlenmesidir. Bu durum etin iç sıcaklığının geç düşmesine neden olur ve bakteri gelişimini hızlandırır. Bir diğer hata ise büyük miktarda eti tek parça halinde dondurmaktır. Ayrıca çözdürülen etin yeniden dondurulması da ciddi kalite ve güvenlik problemi oluşturur. Çapraz bulaşma riski oluşturan ortak kesme tahtası kullanımı da sık görülen hijyen hatalarındandır.
Et poşette mi yoksa kaplarda mı saklanmalı?
Kısa süreli muhafazada kapaklı cam veya gıda uygunluk belgeli sert saklama kapları daha güvenli bir kullanım sağlayabilir. Uzun süreli depolamada ise vakum ambalaj veya kalın buzdolabı poşetleri tercih edilebilir. Ancak etin ilk sıcaklığını atmadan havasız poşetlere konulmasını önermemekteyiz. Vakum ambalaj uygulamaları etin hava ile temasını azaltarak kaliteyi daha uzun süre koruyabilmektedir.
“KESİM SONRASI ETLER HIZLI BİR ŞEKİLDE +4°C’YE SOĞUTULMALI”
Sıcak havalarda etin bozulmaması için hangi önlemler alınmalı?
Gıdalarda 5-60 °C aralığı “tehlikeli sıcaklık bölgesi”dir ve bakteriler bu sıcaklıklarda hızla çoğalabilir. Bu nedenle et güneş altında bekletilmemeli, araç bagajında uzun süre tutulmamalıdır. Kesim sonrası etler hızlı bir şekilde +4 °C’ye soğutulmalı, uzun mesafe taşımalarda termal çantalar kullanılmalı ve buzdolabı aşırı doldurulmamalıdır. Özellikle yaz aylarında soğuk zincirin korunması halk sağlığı açısından kritik önem taşır.
Çiğ et ile diğer gıdaların temasında ne gibi riskler oluşur?
Çiğ etin diğer gıdalarla teması “çapraz bulaşma” riskine yol açar. Salmonella, E. coli ve Listeria gibi patojenler kesme tahtası, bıçak veya el temasıyla salata ve pişmiş yemeklere geçebilir. Çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı tutulması temel hijyen kuralımızdır.
Et yıkanmalı mı, yıkanmamalı mı?
Etin yıkanmasını önermiyoruz. Çünkü yıkama sırasında sıçrayan su damlacıkları bakterilerin mutfak yüzeylerine, lavaboya ve diğer gıdalara yayılmasına neden olabilir. Bilimsel çalışmalar etin yıkanmasının bakterileri yok etmediğini, asıl güvenliğin doğru pişirme sıcaklığıyla sağlandığını kanıtlamaktadır. Hijyen için önemli olan, yüzey temizliği ve yeterli pişirme sıcaklığı ile süresidir.
Kıyma çektirirken dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları nelerdir?
Kıyma makineleri yüksek mikrobiyolojik risk taşıyan ekipmanlardır. Makinenin temizliği mutlaka kontrol edilmeli, farklı kişilere ait etlerin karışmamasına dikkat edilmelidir. Kıyma çekimi sırasında etin ortam sıcaklığında uzun süre bekletilmesi risk oluşturur. Sinek, toz ve açık ortam kontaminasyonuna karşı korunaklı alanlarda işlem yapılmalıdır. Ayrıca kıyma haline getirilen etin yüzey alanı arttığı için mikroorganizmaların çoğalma riski de yükselmektedir. Bu nedenle kıyma, parça ete göre daha kısa sürede bozulabildiği için hızlı tüketilmeli veya uygun şekilde dondurulmalıdır.
Kurban etinde renk, koku ve doku açısından bozulma nasıl anlaşılır?
Kurban etinde bozulma; renk, koku, doku ve genel görünümde meydana gelen değişimlerle anlaşılabilmektedir. Ancak yalnızca tek bir kritere bakarak karar vermek doğru değildir; tüm duyusal özelliklerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bozulmuş et genellikle yapışkan yüzey, ekşi veya ağır koku, gri-yeşil renk değişimi ile kendini gösterir. Normal kırmızı et parlak ve kendine özgü hafif kokulu olmalıdır. Ancak yalnızca renge bakarak karar vermek doğru değildir. Çünkü bazı patojen mikroorganizmalar görünüşte bozulma oluşturmadan da sağlık riski yaratabilmektedir. Şüpheli durumlarda “kokusunda biraz değişiklik var ama pişince geçer” yaklaşımı kesinlikle doğru değildir. Gıda güvenliği açısından risk taşıyan etlerin tüketilmemesi gerekir.
“FIRINDA PİŞİRME DE SAĞLIKLI YÖNTEMLERDEN BİRİDİR”
Etin sağlıklı pişirme yöntemleri nelerdir?
En sağlıklı yöntemlerden biri haşlama ve düşük sıcaklıkta kontrollü pişirmedir. Bu yöntemlerde etin iç sıcaklığı dengeli şekilde yükseldiği için hem sindirilebilirlik artar hem de aşırı yanma riski azalır. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve sindirim hassasiyeti olan bireyler için haşlama ve sebzeyle birlikte pişirme daha uygun seçenekler arasında değerlendirilmektedir. Fırında pişirme de sağlıklı yöntemlerden biridir. Özellikle kendi suyu ile kontrollü sıcaklıkta pişirilen etlerde besin kaybı daha sınırlı olabilmektedir. Ayrıca ekstra yağ kullanımının azaltılması açısından da avantaj sağlar.
Izgara yöntemi doğru uygulandığında sağlıklı olabilir; ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta etin ateşe çok yakın temas etmemesidir. Etin yüksek alevde yanması sonucunda heterosiklik aminler (HCA) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi potansiyel zararlı bileşikler oluşabilmektedir. Bu nedenle közleşmiş ve yoğun şekilde yanmış etlerin tüketimi önerilmemektedir.
Kavurma yönteminde ise etin kendi yağıyla pişirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır. İlave iç yağ veya aşırı kuyruk yağı kullanımı doymuş yağ oranını artırabilmektedir. Ayrıca çok yüksek ateşte uzun süre pişirme etin sertleşmesine ve su kaybına neden olur. Etin güvenli tüketimi için iç sıcaklığın yeterli seviyeye ulaşması da önemlidir. Et pişirmede ideal merkez sıcaklığı, gıda güvenliği için en az 72°C seviyesine ulaşmalıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar; etin sebzeler, baharatlar ve antioksidan içeriği yüksek gıdalarla birlikte pişirilmesinin oksidatif bileşik oluşumunu azaltabileceğini göstermektedir. Özellikle biberiye, kekik ve sarımsak gibi doğal bileşenlerin koruyucu etkileri üzerine araştırmalar bulunmaktadır.
Kavurma yaparken yapılan yanlışlar neler?
En büyük hata etin kendi yağı dışında ekstra iç yağ veya yoğun kuyruk yağı eklenmesidir. Ayrıca çok yüksek ateşte uzun süre pişirme etin sertleşmesine ve besin kayıplarına neden olabilir. Etin suyunu tamamen kaybetmesi hem lezzet hem de sindirim açısından olumsuz sonuçlar doğurur. Dinlendirilmeden yapılan kavurma da sert doku oluşmasına yol açabilir.
Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar kurban eti tüketirken nelere dikkat etmeli?
Bu gruplar doymuş yağ ve ağır protein yüküne karşı daha hassastır. Hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı veya diyabeti olan bireylerin yağsız ve kontrollü porsiyonlar tercih etmesi gerekir. Çocuklarda ise aşırı yağlı ve çok baharatlı et tüketimi sindirim sorunlarına yol açabilir. Yanında sebze, yoğurt ve lifli gıdalarla dengeli tüketimi önermekteyiz.
Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi sindirim sorunlarına yol açabilir mi?
Evet. Özellikle ani ve aşırı kırmızı et tüketimi mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik ve kabızlık gibi problemlere neden olabilir. Bayram döneminde lif tüketiminin azalması ve su içiminin yetersiz olması bu sorunları artırmaktadır. Beslenmede denge korunmalı, öğünlerde sebze ve salata mutlaka yer almalıdır.
Açıkta satılan veya uygun koşullarda taşınmayan etler hangi riskleri taşır?
Açıkta satılan etler toz, sinek, çevresel bulaş ve sıcaklık kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Soğuk zinciri bozulmuş etlerde patojen bakterilerin çoğalma ihtimali yüksektir. Özellikle kayıt dışı satışlarda veteriner kontrolü ve hijyen koşulları belirsiz olduğu için halk sağlığı açısından ciddi risk oluşabilir.
Kurban kesim alanlarında hijyen açısından en önemli kurallar nelerdir?
Kesim alanlarının temiz suya erişimi olmalı, zemin kolay temizlenebilir yapıda olmalı ve atık yönetimi kontrollü yürütülmelidir. Kullanılan bıçak ve ekipmanlar düzenli dezenfekte edilmelidir. Personel hijyeni, eldiven kullanımı ve koruyucu ekipman büyük önem taşır. Ayrıca hayvansal atıkların çevreye rastgele bırakılması hem çevresel hem de mikrobiyolojik risk oluşturmaktadır.
Bayram sonrası gıda zehirlenmelerinin önüne geçmek için vatandaşlara önerileriniz neler?
Vatandaşlar özellikle saklama sıcaklığına, çapraz bulaşmaya ve pişirme sıcaklığına dikkat etmelidir. Oda sıcaklığında uzun süre beklemiş etler tüketilmemeli, çözdürülen ürünler tekrar dondurulmamalıdır. Ellerin, kesme tahtalarının ve mutfak ekipmanlarının temizliği ihmal edilmemelidir.
Son olarak eklemek istediğiniz var mı?
Kurban Bayramı, yalnızca geleneksel bir ibadet süreci değil; aynı zamanda gıda güvenliği, bilinçli tüketim ve toplumsal sorumluluk açısından da önemli bir dönemdir. Günümüzde tüketicilerin sadece “eti tüketmeye” değil, doğru saklama, hijyenik hazırlama ve sürdürülebilir kullanım konularına da dikkat etmesi gerekmektedir. Özellikle kurban etinin israf edilmeden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle ihtiyaç kadar tüketim, uygun saklama ve paylaşım kültürü hem ekonomik hem de sosyal açıdan değer taşımaktadır. Ayrıca Kurban Bayramı’nın geleneksel mutfak kültürümüz açısından da önemli bir yeri bulunmaktadır. Ancak geleneksel uygulamaların bilimsel gıda güvenliği prensipleriyle birlikte yürütülmesi gerekir. Doğru kesim, hijyenik muhafaza, dengeli tüketim ve güvenli pişirme yöntemleri sayesinde hem sağlık korunabilir hem de bayram süreci daha bilinçli şekilde yönetilebilir. Kurban eti, doğru değerlendirildiğinde kaliteli bir protein kaynağıdır. Ancak burada temel yaklaşım; aşırılıktan uzak, dengeli, hijyenik ve bilinçli tüketim anlayışı olmalıdır. Çünkü günümüzde sağlıklı beslenme yalnızca ne tükettiğimizle değil, gıdayı nasıl işlediğimiz ve nasıl koruduğumuzla da doğrudan ilişkilidir.
|