“Elektrik enerjisi serbest piyasanın vicdanına terk edilmemeli”




Tarih: 1 Haziran 2026 Pazartesi 16:23

MERVE KANKAN

Yeni elektrik tarifeleri tartışılıyor: “Pratik Tarife” vatandaşa avantaj mı, risk mi?

Enerjisa’nın kamuoyuna sunduğu “Pratik Tarife” modeliyle birlikte elektrik piyasasında yeni bir dönem tartışması başladı. Taahhütsüz yapı, güvence bedelinin kaldırılması ve serbest piyasa esaslı fiyatlandırma modeli ilk etapta tüketici lehine gibi görünse de Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya’ya göre sistem, uzun vadede piyasa risklerini doğrudan vatandaşa yükleyen bir yapıya dönüşebilir. Merve Kankan’ın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Alkaya, özellikle aylık otomatik yüzde 1,5 artış mekanizmasının sabit ve dar gelirli vatandaşlar açısından ciddi bütçe riski oluşturduğunu vurguladı. Alkaya, piyasadaki dalgalanmaların, PTF ve YEKDEM gibi teknik maliyet kalemlerinin ve ek ücretlerin zaman içerisinde faturaları daha da artırabileceğini ifade etti.

Enerjisa’nın “Pratik Tarife” modeli tüketici açısından gerçekten avantaj mı, yoksa serbest piyasa riskini vatandaşa mı yüklüyor?

Enerjisa Pratik Tarife, tüketiciye “istediğin an ayrılabilme” özgürlüğü tanıyarak bir avantaj sunarken; “her ay otomatik yüzde 1,5 artış” ve “ek maliyet kalemlerinin yansıtılması” hükümleriyle piyasa risklerini doğrudan tüketiciye yüklemektedir.

Güvence bedellerinin kaldırılması ilk etapta olumlu görünüyor. Ancak bunun ilerleyen süreçte farklı kalemlerle faturaya yansıtılması ihtimali var mı?

Güvence bedelinin ilk etapta alınmaması bir nakit avantajı gibi görünse de sözleşme yapısı gereği “ek maliyet unsurları” başlığı altında ucu açık bir yansıtma alanı bırakılmıştır. Ayrıca, aylık yüzde 1,5’lik sabit artış mekanizması, faturanın zaman içinde serbest piyasa maliyetlerinden bağımsız olarak yükselmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, başlangıçtaki avantajın ilerleyen süreçte operasyonel maliyet yansıtmalarıyla dengelenmesi hukuken mümkündür.

 

Yeni tarifede fiyatların piyasa koşullarına göre değişecek olması, vatandaşın elektrik faturasında daha sık zam göreceği anlamına mı geliyor?

Evet, bu modelde vatandaş elektrik faturasında aylık otomatik artışlar ve piyasa dalgalanmalarına bağlı ek kalemler nedeniyle, standart tarifeye kıyasla çok daha sık fiyat değişimi (zam) görebilecektir.

“İlk artış en fazla yüzde 1,5” deniyor. Ancak sonraki aylarda artış sınırı konusunda net bir güvence var mı?

Sözleşme detayları incelendiğinde, yüzde 1,5 oranındaki artışın sadece ilk aya özgü olmadığı, sözleşme süresince her ay düzenli olarak uygulanacak bir mekanizma olduğu görülmektedir. Tüketici için en önemli güvencelerden biri de sözleşmenin taahhütsüz olmasıdır.

EPDK’nın azami fiyat limitini artırması halinde tüketicinin korunmasına yönelik herhangi bir mekanizma bulunuyor mu?

EPDK’nın azami fiyat limitini artırması durumunda Enerjisa Pratik Tarife modelinde tüketicinin korunmasına yönelik temel mekanizma, sözleşme ile güvence altına alınan “maksimum fiyat” garantisidir. EPDK’nın azami limit artışları faturaya yansıtılsa da tüketici sözleşmedeki tavan fiyat (maksimum fiyat) ile korunmakta ve bu tavan fiyatın aşılması durumunda onay verme veya cezasız ayrılma haklarına sahip kılınmaktadır.

Taahhütsüz sistem tüketici özgürlüğü açısından olumlu görülüyor. Ancak vatandaş farklı tarifeler arasında doğru seçimi yapabilecek kadar şeffaf bilgiye ulaşabiliyor mu?

Vatandaşın farklı tarifeler arasında doğru seçimi yapabilmesi için mevzuatla belirlenmiş ve kaynaklarda detaylandırılan çeşitli şeffaflık ve bilgilendirme mekanizmaları bulunmaktadır. Ancak bu bilgilerin karmaşıklığı, tüketicinin bu verileri ne kadar etkin kullanabildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Kâğıt üzerinde “Fiyat Karşılaştırma Tablosu” ve “EPDK Fatura Hesaplama Modülü” gibi araçlarla şeffaf bir zemin sunulmaktadır. Ancak, aylık otomatik yüzde 1,5’lik artışlar ve PTF/YEKDEM gibi teknik piyasa terimlerinin fatura üzerindeki etkisini takip etmek, ortalama bir tüketici için dikkatli bir izleme gerektirmektedir. Taahhütsüz yapının en büyük avantajı da bu noktada devreye girmektedir; vatandaş şeffaf bir şekilde mukayese yapıp maliyetlerin arttığını gördüğü anda, herhangi bir ceza ödemeden sistemden çıkma özgürlüğüne sahiptir.

Bu yeni model özellikle dar gelirli vatandaşları nasıl etkiler, sabit gelirli aboneler için risk oluşturur mu, vatandaşların sözleşme detaylarında özellikle dikkat etmesi gereken maddeler neler olur?

Enerjisa’nın Pratik Tarife modeli, sabit ve dar gelirli vatandaşlar için bütçe planlamasını zorlaştırabilecek belirli riskler barındırmaktadır.

1. Aylık Otomatik Artışlar ve Bütçe Öngörülebilirliği

Sabit gelirli vatandaşlar için en büyük risk, aktif enerji birim bedeline her ay uygulanan otomatik yüzde 1,5’lik artıştır. Bu artış her ay düzenli uygulanabileceği gibi, herhangi bir zamanda birikimli (kümülatif) olarak da yansıtılabilir. Geliri sabit olan bir abone için elektrik maliyetinin her ay yükselmesi, uzun vadede bütçe üzerinde öngörülemeyen bir baskı oluşturabilir.

2. Güvence Bedeli ve Finansal Risk Değerlendirmesi

Sözleşme, başlangıçta teminat alınmasa bile Enerjisa’ya tüketicinin finansal durumunu izleme yetkisi vermektedir. Eğer abonenin finansal durumunda negatif bir seyir gözlemlenirse veya risk değerlendirmesi olumsuz sonuçlanırsa, Enerjisa sonradan güvence bedeli talep edebilir. Talep edilecek bu tutar, abonenin son bir yıldaki en yüksek faturasının 3 katına kadar çıkabilir.

3. Serbest Piyasa Maliyetlerinin Yansıtılması

Dar gelirli aboneler, piyasa mekanizmalarındaki dalgalanmalara karşı daha savunmasızdır. Piyasa işletim ücreti, fark fonu veya ödenmeyen alacaklar payı gibi öngörülemeyen ek maliyetler faturaya ilave edilebilir. Bu durum, piyasa risklerinin doğrudan faturaya yansımasına ve “fatura şoku” yaşanmasına neden olabilir.

4. Gecikme Faizi ve Kesinti Riski

Ödemenin gecikmesi durumunda gecikme zammı uygulanmaktadır. Bir faturanın ödenmemesi üzerine yapılan ikinci bildirimden itibaren 5 gün içinde borç ödenmezse, Enerjisa sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.

KORUNMA MEKANİZMASI: SİSTEMDEN ÇIKIŞ ÖZGÜRLÜĞÜ

Sabit ve dar gelirli vatandaşlar için bu modeldeki en önemli unsur, sözleşmenin taahhütsüz olmasıdır. Vatandaş, faturadaki artışların bütçesini aştığını fark ettiği anda herhangi bir cayma bedeli ödemeden sözleşmeyi feshedip standart tarifeye geri dönebilir. Sonuç olarak; bütçesi kısıtlı olan abonelerin faturalarını ve EPDK’nın güncel tarifelerini çok yakından takip etmeleri kritik önem taşımaktadır.

Türkiye’de elektrik piyasasının tamamen serbestleşmeye doğru gitmesini teknik ve ekonomik açıdan doğru buluyor musunuz?

En temel insan hakkı olan elektrik enerjisinin serbest piyasanın vicdanına terk edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

‘Yeşil enerji’ vurgusu yapılıyor. Bu yeni sistem gerçekten yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyecek mi, yoksa daha çok pazarlama dili mi kullanılıyor?

Bir çeşit pazarlama dili kullanıldığını düşünüyorum. Yeşil enerji vurgusu teknik ve yatırımsal açıdan gerçektir. Ancak bu sistem yatırımların finansman riskini ve maliyetini doğrudan tüketiciye yükleyen bir yapıdadır. Dolayısıyla tüketici açısından bakıldığında, “yeşil enerji desteği” faturada bir indirim değil, çoğu zaman serbest piyasa maliyetlerine eklenen bir bedel olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mersin özelinde konuşursak; yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte bu tarife vatandaşın faturalarını nasıl etkileyebilir?

SKTT 4000 kWh olarak belirlendiğinden beri Mersin halkının büyük oranının faturasının yaklaşık iki katına çıkacağını düşünüyorum. Büyük ihtimalle SKTT 3000 kWh’ye düşürüldüğünde önümüzdeki senelerde herkes çok yüksek fatura ödemeye başlayacaktır.

EMO olarak bu yeni tarifeye ilişkin tüketicilere bir uyarınız ya da tavsiyeniz var mı?

Yıllık tüketimi 4.000 kWh üzerinde olan ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında bulunan abonelere, çeşitli kampanyalar adı altında sözleşmeler sunulmaktadır. Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) ile 2025 yılı tüketimi 4.000 kWh olan tüketiciler Enerji Piyasasında Piyasa Takas Fiyatı (PTF) ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) ile belirlenen fiyat üzerinden elektrik almaktadır. Elektrik tedarik şirketleri bazı kampanyalar ile tüketicilerin daha avantajlı fiyatlardan, taahhütsüz ve ucuz elektrik tedariği sağlayacağı iddiasında bulunmaktadır. SKTT tarifesine bağlı vatandaşlarımızın elektrik fiyatlarını takip etmesi, her ay birim fiyatlarını kontrol etmesi beklenemez. Bu nedenle içeriği açık bir şekilde yayınlanmayan herhangi bir sözleşmeyi imzalamadan önce detaylarını incelemeleri gerekmektedir. SKTT tarifesinde uygulanacak kâr oranları EPDK tarafından belirlenmiştir. Meskenler için SKTT tarifesi (PTF+YEKDEM)x1,05 diğer abone gruplarında ise (PTF+YEKDEM)x1,0938 olarak belirlenmiştir. SKTT tarifesine tabi olan yurttaşlarımızın elektrik birim fiyatının hangi kalemlerle ve nasıl oluştuğunu faturalarında görmeleri ve bu duruma göre hareket etmeleri gerekir.

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA