Dünyanın en güzel koyları arasında gösterilen Tisan Koyu’nda geleceği belirleyecek keşif tamamlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucu Danıştay’ın bozma kararıyla yeniden başlayan süreçte bilirkişi heyeti bölgede inceleme yaparken, çevreciler, meslek odaları ve vatandaşlar da kıyıların korunması için Tisan’da buluştu.
RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Dünyanın en güzel koyları arasında gösterilen Mersin’in Silifke ilçesindeki Tisan Koyu, tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tisan kıyılarının betonlaştırılmasına karşı 2024 yılında Kıyı Kanunu’na, şehircilik ilkelerine ve bölgenin yapısına aykırılık gerekçesiyle Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi’ne karşı hukuki süreç başlatmıştı. Yerel mahkemenin kararını eksik inceleme ve bilirkişi raporlarındaki çelişkiler nedeniyle bozan Danıştay, mahallinde yeniden keşif yapılmasına hükmetti. Tisan’ın geleceğini belirleyecek olan bu önemli inceleme bugün tamamlandı.
Keşif heyetinin bölgeye gelişiyle birlikte sivil toplum kuruluşları, çevreciler ve yerel halk da Tisan Koyu’nda toplanarak kitlesel bir protesto gerçekleştirdi. “Kıyılar kamunundur, Tisan halkındır!” sloganıyla bir araya gelen vatandaşlar ve çevre aktivisti, sahillerin halkın kullanımına açık kalması için ses yükseltti. Eylem sırasında inşaat faaliyetlerinin sürdüğü görülürken, protestocular sık sık “Talancı şirket Tisan’ı terk et” sloganları attı. CHP Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç ve beraberindeki çevreciler, keşif heyeti alana geldiğinde hazır bulunarak inceleme sürecini adım adım yerinde takip etti.
DOĞAN: SİLİFKE BÖLGESİ, HER GEÇEN GÜN ÇEVREYİ KATLEDEN YATIRIMLARLA TANIŞIYOR
Keşif öncesinde açıklamalarda bulunan davanın takipçilerinden Avukat Ayşe Doğan, Danıştay’ın yerel mahkeme kararını önemli hukuki eksiklikler nedeniyle bozduğunu söyledi. Doğan, sözlerine şöyle devam etti: “İnşallah kazanacağız. Direne direne kazanacağız. Silifke Bölgesi her gün, her geçen gün çevreyi katleden yatırımlarla tanışıyor. Biliyorsunuz Nükleer santral, çimento fabrikaları, balık çiftlikleri, maden ocakları, atık deposu ve bunlar yetmezmiş gibi vahşi bir inşaat anlayışıyla Tisan gibi dünyanın 13. özellikli özgün yapıya sahip bir koyunda vahşi bir inşaata tanık oluyoruz. Maalesef bütün imar kurallarını altüst eden bir uygulamayla, buraya verilmiş bir inşaat ruhsatı var. Sayın başkanımız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer Bey Silifke Belediyesinin 1/1000 ölçekli planından sonra 81 tane itiraz üzerine bu planın geçmemesi için ret oyu kullanmıştı. Ama çoğunluk oyuyla bu plan onaylandı ve bu onaylandıktan sonra da buradaki bu yağma başladı. Ama Başkanımız buna karşı bir iptal davası açtı. Bu planın iptali, inşaat ruhsatlarının iptali ile ilgili dava açtı. Dava önce burada yerelde reddedildi ama Danıştay 6. Dairesi davayı sil baştan görecek şekilde, hiç yargılama yapılmamışçasına bozdu. Çok önemli bozma gerekçeleri var. Aslında bu gerekçeleri Mersin'den gelen oda başkanlarımız ayrıntılarıyla anlatacaklardır. Burada hangi plana göre inşaat ruhsatı verildi diye soruyor Danıştay, burada o tarihte belde belediyesi vardı. 1.000'lik plan vardı. 5.000'lik plan çalışması devam ediyordu. Daha sonra burası kapandı. Silifke Belediyesi yerine geçti. Önceki dönem belediye başkanlığı döneminde 1.000'lik plana göre buraya bir ruhsat verildi. Aslında 5.000'lik plan çalışmasının bitmesi gerekiyordu. Orada da birçok şey düzeltilmiş olacaktı. Ama 1.000'lik plana göre ruhsat verilince biraz önce eski İmar Komisyonu'nda bulunan Abbas Bey'in de bana aktardığı bilgileri de tekrarlamak istiyorum. Sadece yüzde 4'lük bir DOP kesintisiyle yani düzenleme ortaklık payı kesintisiyle en az yüzde 35 olması gerekirken, buraya bir inşaat ruhsatı verildi. Zaten işin başında buradaki bu talancı şirkete yüzde 31 fazla inşaat alanı olacak bir ruhsat verildi. Elbette ki Büyükşehir Belediye Başkanı buna itiraz etti. Son derece sıradan bir yargılama yapıldı. Bütün bu tür büyük davalarda olduğu gibi biz artık bunlara siyasi kararlar diyoruz. Olumsuz çıkmıştı ama Danıştay, 'Yapılan keşif yeterli değil. Böyle bir heyetle böyle kapsamlı bir dosyada yargılama yapamazsınız' dedi. Bir kere bu ruhsat binlik plana mı göre verilmiş, 5.000'lik plana göre mi verilmiş? O bile dosyada belli değil. Önce bunu tespit et, dedi. Bir de çok önemli bir şey var. Böyle deniz kenarında olan yerlerde kıyı kanunu uygulanır. 1990'dan itibaren. 17 Nisan 1990. Ona göre de ilk 50'de hiçbir şey yapılmaz. İkinci 50 yani 100 metreye geldiğinizde de kamusal günü birlik tesisler yapılır. Şimdi burada denize sıfır hatta falezleri yani fokların tescilli yaşama ve üreme alanları da dahil olmak üzere talan ettiler. Denizi doldurdular. Bütün atıklarını geldiğimiz yol üzerindeki koyları doldurarak doğayı da talan ettiler. Şimdi kıyı kanunu uygulansa idi burada 100 metreye kadar yaklaşamayacaklardı. Bunu delebilmeleri için kısmi yapılaşma kararı olması lazım. Yani ruhsat verileceği tarihte yüzde 51, bu bölgede sahildeki yapıların yüzde 51 oranını aşmış olması gerekir ki kısmi yapılaşma şartını gerçekleştirsinler. Bununla ilgili bir Meclis kararı var mı? diyor Danıştay. Ama karar yok. Yani işin başında zaten bütün hukuk kuralları çiğnenmişti. Danıştay diyor ki; 'Böylesine özgün bir koyda süliyeti bozan bir yapı var mı’ Bakıyorsunuz burada devasa bir otel inşaatı var. Dolayısıyla zaten inşaatın yapım şekline baktığınızda yani toplama kampı gibi bir his veriyor. Bütün bir araziyi işgal eden biz artık buna vahşi yapılaşma diyoruz, bir yapılaşma var. Sözün özü Danıştay burada çok önemli bir bozma yaptı. Davayı sıfırdan ele alacak şekilde bir inceleme talep etti. Eğer adil bir yargılama olursa bilir kişiler adil ve tarafsız davranır ve sorulara doğru cevap verirse, biz bu davayı kazanacağız.”
GENÇ: TİSAN HERKESİN
CHP Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç ise Tisan’ın tüm Türkiye’nin ortak değeri olduğunu söyledi. Bilirkişi heyetinin inşaatı durduracağına inandıklarını belirten Genç, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün burada ilçe başkanımız, il başkan yardımcımız, kadın ve gençlik kollarımız, sivil toplumun kıymetli oda başkanları temsilcileri, muhtarımız, meclis üyelerimiz hep birlikte buradayız. Bu olayın başından bugünle de bu insanlar, saymış olduğum insanlar buradaydı. Bugün de burada. Ayşe Hanım zaten süreci hem hukuki hem teknik noktasıyla detaylı bir şekilde anlattı. Bugün tarihi bir gün gerçekten. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer, projeye bir itirazda bulundu. Yerel mahkeme bu durumu reddetti. Ama Danıştay da bu kararı bozdu. Aynı bilirkişi heyette değişiklik olacak mı bilmiyoruz. Keşif ve bilirkişi heyeti bugün gelecek ve bence nasıl Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızın sorumluluğu yüksekse ve gerekeni yaptıysa gelecek keşif ve bilirkişi heyetinin de sorumluluğunun çok yüksek olduğunu düşünüyorum. TİSAN gerçekten dünyanın sayılı nadide koylarından biri. Bir kere biz ne diyoruz? Kıyılar halkındır. TİSAN koyu da TİSAN halkınındır, Silifke halkınındır, herkesindir. Bir kere bu süreç bu olay kıya kanununa aykırı bir süreç. Kamu oyununda ciddi anlamda bunu takip etmesini diliyorum. Bizler direniyoruz. Tekrar ediyorum. Bu tarihi süreçte nasıl Büyükşehir Belediye Başkanımız sorumluluğunu yerine getirdiyse, bizler burada takipçisiysek keşif ve Bilirkişi Heyeti'nin de sorumluluğunu yerine getireceğine inanıyorum. Bu inşaatı durduracağını ve inşaatın yıkılacağını tekrar kıyıların, bölgenin TİSAN halkına, insanlara bizlere açılacağını diliyorum.”
KORKMAZ: TİSAN'A SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ
CHP Silifke İlçe Başkanı Zarif Korkmaz da proje alanında gerçekleştirilen çalışmaların çevre üzerinde ciddi tahribata yol açtığını savundu. Denizde dolgu yapıldığı yönünde iddialar bulunduğunu dile getiren Korkmaz, “Dünyanın tescilli koylarından biri olan Tisan Koyu’nda geçen günlerde gördük ki; devasa iş makinesinin denizin içerisine girdiğini, burasının da dolgu yaptığını burada. Burayla ilgili herhangi bir ÇED raporu yok öncesinde bu izinler alınırken. Herhangi bir bakanlık izni yok. Evet, cennet gibi bir yerde yaşıyoruz şu anda. Ama bu cennet köşesini cehenneme çeviren bir imar durumu ortaya çıktı. Biraz önce ve sevgili Ayşe Hanım söyledi. Teknik ekibimiz burada. Yüzde 4 bir kesintiyle buraya bir ruhsat verildi. Bu ruhsat talebi öncesinde de dile getirildi. 2014 ile 2019'un arasında bu ruhsat talep edildi. Ama Silifke Belediyesi bu ruhsatı vermedi. Daha öncesinde de bu taleplerde bulunuldu. Ama 2019'la 2024 arasındaki bu süreçte bu ruhsat buraya verildi. Ve bir hukuksuzluğa imza atıldı. Hiçbir şekilde yeşil alan ayrılmadan, alışveriş merkezlerine yer alınmadan, sosyal alanlar ayrılmadan bir inşaat yapılaşma var burada. Haksız ve hukuksuz yere yüzde 31 oranında fazla bir inşaat yapılaşması gerçekleştiriliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu hukuksuzluğun giderilmesi noktasında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer Mersin İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Adana Bölge İdare Mahkemesi'ne açtığı davalar müspet sonuçlanmadı. Ama Danıştay 6. Dairesi bu hukuksuzluğa dur dedi ve bu kararları bozdu. Ben burada halkın direndiği TİSAN'da insanların duyarlı olduğu bir noktada yargının da gerçekten doğru bir karar vereceğine inanmak istiyorum. Çünkü biz TİSAN'a sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu rantın önünde kim durursa dursun doğru karar verileceğine inanıyoruz. Ve bu kararımızda da ısrarcıyız. Tüm meslek odaları, tüm Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri ve bu bölgede hiç partisi önemli değil. Hiçbir şekilde bu hukuksuz alınan imar durumuna kesinlikle ve kesinlikle karşı çıkıyoruz. Sonuna kadar direneceğiz ve bu davayı kazanacağımıza yürekten inanıyorum.” dedi.
ARSLAN: KONUNUN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
CHP Mersin İl Başkan Yardımcısı Gökhan Arslan ise Tisan’daki mücadelenin yıllardır sürdüğünü belirterek; Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin sürecin başından bu yana bölgedeki gelişmeleri takip ettiğini söyledi. Arslan, şunları aktardı: “Burası Türkiye'nin en güzel koyu. Biz de bu koya sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi inşaatın başladığı süreçten itibaren konunun temsilcisi oldu. Önceki dönem ilçe başkanım Bünyamin Uçar, Zarif Korkmaz, ben o dönem ilçe başkanıydım Gökhan Arslan. Sürecin hep takipçisi olduk. Burada geldik, vatandaşı bir araya getirdik. Çevreye sahip çıkmaya davet ettik vatandaşlarımızı. Ve hala buradayız. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız ve bu koyu halkımız için, halkımızın kullanması için sonuna kadar koruyacağız.”
Danıştay’ın bozma kararının ardından yapılan keşif, Tisan Koyu’nda devam eden yapılaşma tartışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Gözler şimdi bilirkişi raporu ve mahkemenin vereceği kararda.
|