MAVİ MİRAS İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ






Tarih: 25 Mart 2026 Çarşamba 16:45



Türkiye genelinden belediye temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları Mersin’de bir araya gelerek kıyı yönetimi, çevre ve sürdürülebilirlik konularını masaya yatırdı.



Kıyı Kentleri Komisyonu sürdürülebilir çevre startını Mersin’den verdi.

 

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

 

Türkiye Belediyeler Birliği ile Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” ilk startını Mersin’den verdi. Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen çalıştaya; belediye başkanları, yerel yöneticiler, belediye personelleri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenler katıldı.Program kapsamında uzman isimler tarafından çeşitli sunumlar yapıldı. Dr. Işıkhan Güler çalıştaya çerçeve sunumuyla katkı sağlarken, Remzi Sönmez “İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Ayhan Erdoğan ise belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal ve kurumsal yapıyı katılımcılarla paylaştı.Çalıştayda ayrıca Kemal Zorlu tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yerel uygulamaları anlatıldı. Sunumlarda özellikle deniz ve kıyı ilişkisi, atık su yönetimi, liman ve marina faaliyetleri, sulak alanların korunması, kıyı planlaması ile altyapı ve çevre yönetimi konuları ele alındı.

Kıyı kentlerinin karşı karşıya olduğu çevresel riskler ve çözüm önerilerinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği çalıştayın, yerel yönetim politikalarına önemli katkılar sunması bekleniyor.

 

SEÇER: MASA BAŞINDA DEĞİL, SAHADA ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ

Çalıştayın açış konuşmasını yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer, komisyonun ilk çalışma noktasının Mersin olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Artan nüfus, sanayileşme ve iklim krizi baskısı altındaki kıyı bölgelerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için ortak akıl vurgusu yapan Seçer, “Bugün burada kıyı kentlerimizin geleceğini birlikte düşünmek, ortak sorunlarımızı konuşmak ve çözüm yollarını birlikte üretmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz.Bir coğrafi alan olmasının ötesinde medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma noktası olan kıyı bölgeleri ekonomik faaliyetlerin, turizmin, ulaşımın ve sosyal yaşamın en yoğun yaşandığı alanlar arasındadır. Aynı zamanda kıyı bölgeleri en hassas, en kırılan ekosistemlerden biri olma özelliğine de sahiptir.Artan nüfus turizm baskısı, konut gelişmeleri, sanayi yatırımları ve altyapı ihtiyaçları, kıyı alanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmakta. Kimi zaman doğal dengeyi zorlayan sonuçlar da doğurabilmektedir.Yaklaşık olarak 8 bin 333 km'lik kıyı uzunluğuna sahip ülkemizin yani toplam sınırımızın yaklaşık olarak üçte ikisinden daha büyük bir alan kıyılar oluşturuyor. Denizlerimize kıyısı olan 28 ilimizin bunun 15'i büyükşehir, 13'ü de il belediyesi statüsünde. Toplam 196 belediye yer alıyor.196 belediyemizin kıyı kenti olduğunu söyleyebiliriz. Bu belediyelerimizin sınırları içerisinde yaklaşık olarak 22 milyon kişi yaşıyor. Bu da Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak dörtte birini oluşturuyor. Bu veriler bize çok açık bir gerçeği gösteriyor. Kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye'nin geleceğinin de çok önemli bir parçası.Türkiye'nin coğrafyasını, bunun stratejik önemini, komşularını ve tarihi kültürel birikimini düşünürseniz son derece kıyı kentlerin önemli olduğunu da burada tanıyabiliriz.

Bugün kıyı alanlarında yalnızca turizm ve rekreasyon faaliyetleri değil; Mersin'de olduğu gibi tersaneler, enerji tesisleri ki Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali biliyorsunuz bir kıyı kentinde Mersin'de projelendiriliyor. İkincisi de şu anda Sinop'ta projelendiriliyor. Lojistik merkezleri açılmakta, balıkçılık faaliyetleri yapılmaktadır. Kısaca çok sayıda ekonomik sektör aynı alanları paylaşmaktadır. Bu arada yine lojistik sektörü deyince Türkiye'nin lojistik filosu, en güçlü iki ili kıyı ilidir; biri İstanbul'dur, ikinci sırada Mersin gelmektedir. Bu durum zaman zaman mekânsal kullanım çalışmalarını, çevresel sorunlara ve planlama üstlüklerine de yol açabilmektedir. Tüm bunlara ilave olarak, küresel ölçekte karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği, kıyı kentleri doğrudan etkileyen en önemli risk alanlarından biridir. Örnek olarak deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olaylarından meydana gelen değişimler, sel felaketlerinden söz edebiliriz. Yine bugün toplantı yaptığımız kıyı kenti olan Mersin'e örnek vermek istiyorum. Tamamen bu özellikleri sonuna kadar taşıyan bir kent.

Herhangi bir deprem durumunda, özellikle denizde gerçekleşecek bir deprem durumunda Mersin'in etkilenmemesi mümkün değil. Bir tsunami ihtimalinin olması mümkün değil.Bir kıyı kenti aynı zamanda dağ denizinin mesafesinin çok kısa ve beşerin eğimin çok yüksek olduğu küresel iklim değişikliğinin en yoğun yaşandığı bölgelerin başında. Bu havzanın geldiğini düşünürseniz, çok kısa bir zaman biriminde metrekareye düşen çok aşırı yağışlar sel felaketlerine neden olabiliyor.Bu nedenle kıyı yönetimi meselesi yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda şehir planlamasının en büyük sorunlarımızdan bir tanesi. Sadece kıyı kentlerinin değil, tüm kentlerin. Ekonomik kalkınmanın, afet yönetiminin ve sosyal adaletin kesiştiği stratejik bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır.Türkiye Belediyeler Birliği olarak bu konuyu yalnızca bir teknik mesele olarak değil, yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla birliğimiz bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu'nu kurduk. Komisyon çalışmalarının yalnızca Ankara'da masa başında yürütülen bir süreç olmasını istemiyoruz.Tam tersine sahadan beslenen yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli kurmayı hedefledik. Bu nedenle bugün burada gerçekleştirdiğimiz Mersin toplantısı bölgesel toplantıların ilk adımıdır. Ardından Ege ve Marmara Bölgesi'nde düzenlenecek bölgesel toplantılar ve çalıştayların kıyı kentleri yerel yönetim politika belgesinin hazırlanması planlanmaktadır.Toplantıların ardından bu belgeyi hazırlayacağız. Bu belgeyle kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.

 

“MERSİN’İN KIYILARI ULUSLARARASI STANDARTLARLA KORUNUYOR”

Başkan Vahap Seçer, kıyı alanlarının sadece doğal birer bölge değil, halkın doğrudan yaşam alanı olduğunu belirterek, yönetim süreçlerinde belediyelerin daha etkin rol alması gerektiğini söyledi. 321 kilometrelik sahil şeridine sahip Mersin’de hayata geçirdikleri projeleri anlatan Seçer, yerel deneyimin, sürdürülebilir bir kıyı politikası için vazgeçilmez bir birikim olduğunu ifade etti. Başkan Seçer, “Kıyılar yalnızca doğal alanlar değil, aynı zamanda kamusal yaşam alanları, kıyıların herkes için erişebilir, sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir alanlar olarak korunması, yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğudur. Şunu da açıkça ifade etmek gerekir ki; kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Çünkü kıyılarda yaşanan sorunları en yakından gözleyen, aslında bütün şehirlerde yaşanan sorunları en yakından gözleyen, siyasi makamlar, halkın iradesinin yansıdığı makamlar belediyelerdir, belediye başkanlarıdır. Vatandaşlarımızın beklentilerini doğrudan duyan ve günlük hizmetleri yürüten kurumlar belediyelerimiz. Bu nedenle kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini arttıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır. Türkiye Belediyeler Birliği, elbette ki çok değerli bir çalışmayı başlatıyor ama eminim ki spesifik olarak, her belediyenin bu konularla ilgili kendi çalışmaları da var. Bir tanesi de başkanlığını yaptığım, Mersin Büyükşehir Belediyesi. Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı çalışmalardan da kısa söz etmek istiyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; bizler de bu vizyon doğrultusunda bizim sınırımız 321 km, bir ucu Adana, bir ucu Antalya. Yalnızca ekonomik hat değil, Türkiye'nin en büyük lojistik filosunun olduğu ikinci kent. Turizmin muazzam bir tarih, kültürel birikimi var. Medeniyetlerin beşiği olmuş bir coğrafya. Ekolojinin ve halkın yaşam kalitesinin buluştuğu, stratejik bir bütünleşik planlama alanı olarak görüyoruz. Mersin kıyı alanları, liman faaliyetleri, turizm, konut gelişimi sanayi kullanımları ve hassas doğal ekosistemlerinin aynı mekânsal bantta kesiştiği ve bu nedenle yüksek kullanım baskısı altında bulunan alanlar olarak öne çıkmaktadır. Belediye olarak yürüttüğümüz projelerle kıyı dirençliliği, etkin afet yönetimi, deniz kirliliğinin azaltılması, ekosistemin korunması ve iklim risklerine uyum konularında Uluslararası işbirlikleriyle çalışmalar yürütmekte, faaliyetler sürdürmekteyiz. Bu vizyonu Paris Anlaşması, Temiz Akdeniz Protokolü, 2020 yılında Hatay, Adana, Mersin, Antalya, 4 Büyükşehir Belediyesi bu çalışmaları başlatmıştık. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu çalışmaları istikrarlı olarak yürüttük ve sonuçta aldık. Raporu da hazırladık. Ve Avrupa Birliği Mission Ocean Charter gibi uluslararası taahhütlerimize sadık kalarak MedCities, İKLET ve CIKOM gibi küresel ağlardaki aktif üyeliğimizle dünya standartlarında bir yerel yönetim anlayışıyla taçlandırıyoruz. Hazırladığımız SEKAP ile emisyon azatlımı ve iklim uyumunu güçlendirirken Climax projemizle kıyı risklerimizi bilimsel verilerle haritalandırıyor. Remedis ile deniz ekosistemimizi plastik kirliliğinden arındırıyoruz. Denizlerin korunmasına yönelik temiz Akdeniz için ekosistem tabanlı izleme ve yönetim planı projesi ve yeşil bir gelecek için liman şehirleri ortaklığı projeleri ile çalışmalar sürdürüyor.” diye konuştu.

 

“DENİZ KİRLETENİN, GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMIYORUZ"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Türkiye’de sadece iki belediyeye verilen "Elektronik Gemi Denetleme" yetkisini en etkin kullanan şehir olduklarını vurguladı. Başkan Seçer, “Yakın tarihte koordinatların genişlemesi için de girişimde bulunduk. Bir miktar genişlettik ama bizim için yeterli değil.Antalya ile beraber, 321 km'lik sahil boyunca elektronik gemi denetleme sistemi ile sahili denetlemek istiyoruz. Tabii oradaki durumun net olarak bilmediğim için kendi çalışmalarımız üzerinden söyleyebilirim ki çok önemli bir yetki; bir belediyenin, bir şehrin aldığı çok önemli bir yetki, son derece caydırıcı çok yüksek müeyyideleri, cezaları, mevzuattan kaynaklı caydırıcılığı olan bir durum. Biz de burada tabiri caizse denizimizi kirleten ki burası bir liman kenti, çok sayıda gemi geliyor buraya hiçbirinin gözünün yaşına bakmıyoruz.Hatta bu alanda da yani gemi taşımacılığı alanında da şöhretimiz bir hayli iyi. Bu olumlu mu, olumsuz mu? Takdiri size bırakıyorum. Bu alanda bizim halk dilinde olumlu. 24 istasyonda kamera, radar AIS ile kesintisiz izleme ile gemilerin denizlere atık bırakmaması için izleme gerçekleştiriyoruz.İzleme sonunda gemilerin denizlere uygun olmayan şekilde atık bıraktığı tespit edildiği takdirde, cezai işlemleri de uyguluyoruz. Kıyıların yapılaşma alanı değil, 'kamusal eşit ve kentsel hafıza alanlarıdır' diyerek sahillerimizi halkımızın denizle bağını güçlendirin.Erişebilir ve afetlere dirençli sosyal yaşam alanlarına dönüştürmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye Belediyeler Birliği olarak bizler belediyelerimizin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetim arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı, önemli bir görev olarak görüyoruz. Sadece sizlerden, belediyelerimizden elde ettiğimiz kaynakları, yine belediyelerimize araç ekipman desteğinin ötesinde çok daha değerli olan nasıl daha iyi yönetişim edinebilir belediyelerimiz, daha nasıl liyakat ve kadrolar yetiştirebiliriz? Farklı hangi projelere belediyelerimizin spesifik olarak kendine münhasır özelliklerine göre proje edilmelerini sağlayabiliriz. Yurt dışında nasıl iletişim kurmasını sağlayabiliriz? Dünyanın, ülkemizin ki birçok sorunlar tüm dünyada ortak sorunlar işte deniz kirliliği, çevre kirliliği, küresel iklim değişikliği gibi bu ortak sorunlara nasıl çözüm üretebiliriz?” ifadelerini kullandı.

 

YILDIZ: KIYI YÖNETİMİ ÖNCELİĞİMİZ

Türkiye’nin sahip olduğu kıyı potansiyelinin kent kimliği ve kamusal yaşamdaki belirleyici rolüne dikkat çeken Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreteri Suat Yıldız ise, Mersin’de düzenlenen çalıştayda önemli açıklamalarda bulundu. Atık su yönetiminden kıyı temizliğine kadar pek çok konunun belediye başkanlarının öncelikli gündemi olduğunu hatırlatan Yıldız, “Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz'e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerimiz doğal ve ekolojik değerleri, ekonomik faaliyetleri, turizm, ulaşım imkanları ve kültürel yaşamı ile ülkemizin önemli zenginliktir. Bu zenginlik, kent kimliğinin oluşmasında ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici bir role sahiptir. Kıyı kentleri aynı zamanda gelecek nesillere bırakacağımız organik mirasımızdır.Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor. Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir biçimde kullanılması yerel yönetimler açısından geniş ve önemli bir sorumluluk alanı olur. Atık su yönetimi ve kıyıların temizliği gibi konuların belediye başkanları başkanlarımızın da öncelikli gündemleri arasında olduğunu biliyoruz.Biz de bu farkındalıkla Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde kıyı kent komisyonu kurduk. Komisyonumuz aracılığıyla kıyı belediyelerimizin karşı karşıya olduğu sorunları sistematik bir biçimde ele almayı, iyi uygulama örneklerini paylaşmayı, mevzuat ve yetki paylaşımı, kurumsal kapasite konularında öneriler geliştirmeyi yerel yönetimler perspektifini merkezde tutan bir kıyı politikası çerçevesi oluşturmayı amaçlıyoruz.Bu kapsamda çalıştay da kıyıların kamusal kullanımı, kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması, planlama, yönetim ve yetki paylaşımı ve mavi ekonomi ile kıyıdaki ekonomik sektörler başlıklarını dört ayrı atölye çalışması çerçevesinde ele alacağız. Bu atölyelerde yapılacak tartışmaların yalnızca akademik değerlendirmelerle sınırlı kalmaması, belediyelerimizin uygulamaları yön verecek sorun politika önerilerine dönüşmesi de önceliklerimiz arasında yer aldı.”

 

 


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)



 



ANASAYFA
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM
HABER ARŞİVİ


KÜNYE


İLETİŞİM

mersinhakimiyet.com © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.


URA MEDYA