Türk Tabipleri Birliği, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü Maymun Çiçeği hastalığına ilişkin açıklama gerçekleştirdi. Maymun Çiçeği hastalığı ile ilgili yapılan açıklamayı okuyan Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Nasır Nesanır, “Maymun çiçeği hastalığı; maymun çiçeği virüsünün yol açtığı, hayvandan insana ve insandan insana bulaşabilen bir hastalıktır. Uzun süreli yüz yüze maruz kalma durumlarında maymun çiçeği virüsü solunum yoluyla yayılabilir” dedi.
Haber- Burak Karataş
Türk Tabipleri Birliği, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü Maymun Çiçeği hastalığına ilişkin açıklama yaptı. Maymun Çiçeği hastalığı hakkında yapılan açıklamayı okuyan Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Nasır Nesanır, “Maymun çiçeği hastalığı; İnsandan insana bulaş mekanizması olarak enfeksiyöz yaralar, kabuklar ve vücut sıvıları ile yakın temas, enfeksiyöz materyalle kontamine olmuş çarşaf gibi eşyalarla temas, uzun süre yüz yüze temas (solunum salgıları ile temas veya damlacıklara maruz kalmak) ve gebeden fetüse geçiş düşünülmektedir. Hastalığın başlangıcından, yaraların kabuklanıp tamamen epitelizasyonu gerçekleşene kadar kişiler bulaşıcı kabul edilmektedir” ifadelerini kullandı.
“HASTALIK; YÜZ, EL VE AYAK TABANLARINDA DAHA SIK OLUYOR”
Kesin tanının PCR ile konulduğunu aktaran Nesanır, Maymun Çiçeği hastalığın genel olarak vücutta kaşıntı ve halsizliğin başlamasıyla olduğunu ifade ederek, “Hastalığın kuluçka süresi 4 ile 21 gün arasında değişebilmektedir. Sonrasında; genellikle tipik olarak 5 güne kadar sürebilen ve ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, lenf bezlerinde şişme ile kendini gösterebilen prodromal (ön belirti) dönem yaşanır. Yüzde, el ve ayak tabanlarında daha sık olmak üzere bütün vücutta görülebilen içi sıvı dolu döküntüler, genellikle ateşin ortaya çıkmasından sonra 1-4 gün içinde başlayıp 2-3 hafta boyunca devam edebilmektedir. Döküntüler genelde ağrılıdır, ancak iyileşme sürecindeki döküntüler kaşıntılı olabilir” diye konuştu.
“HASTALIĞA KARŞI ÇEŞİTLİ İLAÇLAR VE AŞILAR KULLANILMAKTADIR”
Maskeler ile Maymun Çiçeği hastalığının önüne geçebileceğini ifade eden Nesanır, “Hastalığın oluşturduğu salgının kontrolünde hastaları sağlıklı bireylerden ayırma (izolasyon), karantina ve sürveyans sisteminin etkin çalışması gerekmektedir. Ayrıca maskeler maymun çiçeğinin yayılmasını önleyebilir. Uzun süreli yüz yüze maruz kalma durumlarında maymun çiçeği virüsü solunum yoluyla yayılabilir. Bu nedenle enfekte hastalarla yakın temas kurması gereken kişilerin ve sağlık çalışanlarının hastalanmalarının önüne geçmek için maske yararlı olabilir. Hastalığa karşı çeşitli ilaçlar ve aşılar kullanılmaktadır. Çiçek hastalığına karşı bağışıklamanın da hastalığı engellemede veya asemptomatik (belirtisiz) geçirilmesinde etkili olduğu düşünülmektedir” şeklinde konuştu.
“MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜNDEKİ BİR DNA VİRÜSÜYKEN SARS-COV-2'DE VİRÜSÜ RNA VİRÜSÜDÜR”
Aralıklarla aşıların tekrar yapılması gerektiğini aktaran Nesanır, “Nasıl oluyor da çiçek hastalığına karşı yarım yüzyıldan önce geliştirilen bir aşı, bugün maymun çiçeği hastalığına karşı da etkili olabiliyorken; sadece bir yıl önce geliştirilmiş Covid -19 aşılarının sürekli güncellenmesi ya da aralıklarla tekrar aşılama yapılması gerekiyor? Çünkü virüsler mutasyona uğrayarak zaman içinde dikkate değer bir değişme yeteneğine sahiptir; sadece farklı virüsler için değişim hızı farklıdır. Maymun çiçeği virüsündeki bir DNA virüsüyken SARS-CoV-2'de virüsü RNA virüsüdür. Covid -19'a neden olan SARS-CoV-2 virüsü de dahil olmak üzere RNA virüsleri, maymun çiçeği gibi DNA virüslerinden genel olarak çok daha hızlı mutasyona uğrama eğilimindedir. Bu da maymun çiçeği hastalığını kontrol etme şansımızın Covid-19 hastalığından çok daha fazla olduğunu gösteren bir veridir” diye konuştu.
“MAYMUN ÇİÇEĞİ, TÜRKİYE’DE 37 YAŞINDA BİR VATANDAŞTA TESPİT EDİLDİ”
Nesanır, yaptığı açıklama da sözlerine devam ederek şöyle konuştu: “Sağlık Bakanı, Türkiye’de maymun çiçeği hastalığının ilk defa 37 yaşındaki bir hastada tespit edildiğini 30.06.2022 tarihinde açıkladı. Şimdiden sonra önemli olan bakanlığın enfekte kişi başına ortalama ikincil vaka sayısını 1'in altına nasıl düşüreceğidir. Genel olarak müdahale olmadan, herhangi bir ülkede 3 vaka 18 ikincil vakaya; 30 vaka 118 ikincil vakaya ve 300 vaka 402 ikincil vakaya neden olabilir. Bu nedenle izolasyon ve temaslı takibi önemlidir. Nitekim, ilk üç vakanın tespitinin ardından semptomatik vakaların izolasyonu ve temaslı takibi ikincil vaka sayısını yüzde 72,2; 30 vakanın ardından yüzde 66,1; 300 vakanın ardından yüzde 68,9 oranında azaltabilecektir. Temaslı takibi ve temaslı aşılaması birlikte ilk üç vakanın ardından ikincil vakaların sayısını yüzde 77,8; 30 vakanın ardından yüzde 78,8 ve 300 vakanın ardından yüzde 86,1 oranında azaltabilecektir”
“HASTALIK TEŞHİSİ TEDAVİSİNİN TAMAMEN ÜCRETSİZ YAPMALIDIR”
Bulaşıcı hastalıkların ihbarı ve bildirim sistemi hakkında tebliğ’de değişiklik yaparak maymun çiçeği hastalığının bildirimini zorunlu bir hastalık olarak listelenmesi gerektiğini ifade eden Nesanır, Sağlık Bakanlığının hastalık ile ilgili yapması gerektiği maddeleri şu şekilde sıraladı: “Temaslı takibi ile olası yeni vakaların tespitini erken yapmalıdır. Uygun enfeksiyon önleme ve kontrol önlemlerinin uygulanmasını sağlamalıdır. Paniğe neden olmayacak biçimde sağlık çalışanları başta olmak üzere toplumun geneline yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmaları planlamalı ve yapmalıdır. Riskli ve temaslı kişilere yönelik bir aşı programı planlamalı ve uygulamalıdır (Hali hazırda iki farklı aşı seçeneği mevcuttur; ACAM2000 ve JYNNEOS). Hastalar için ilaç teminini gerçekleştirmeli, semptomları olabileceğinden endişe duyan herkesin sağlık hizmetlerine erişebileceğini hissetmesini sağlamak için, maymun çiçeği hastalığı ve şüpheli maymun çiçeği hastalığının teşhis ve tedavisini tamamen ücretsiz yapmalıdır.”
|